in ,

Nasıl Efsane Oldu: Quake III: Arena (1999)

1996 yılının yazında ilk Quake oyuncularla buluştuğunda insanlar aşık olmuştu. Çok geçmeden 1997’nin sonlarına doğru ikinci oyun çıkmış ve 1999 yılına geldiğimizde efsane arenada boy göstermişti. Quake III ilk iki oyunun en iyi yanlarıyla adeta dev bir güç gösterisiydi ve kendisinin nasıl efsane olduğunu başlıklarla inceleyeceğimiz yazımıza hoş geldiniz!

OYUN ÇIKMADAN ÖNCE:

Quake’in oyunla beraber yeni bir oyun motoru getirme geleneği Quake III ile de bozulmadı. Yeni grafikler, kaliteli sesler ve yeni teknolojiyle gelen oyun motoru daha sonraları Medal of Honor, Call of Duty, Wolfenstein gibi döneme damgasını vuran oyunlarda da kullanıldı.

OYNANIŞ: 

ID Software’in elinden çıkan tüm FPS oyunlarının hızlı ve heyecanlı olduğu iddiasında bulunsam çok yanlış olmaz bence. Doom’da olduğu gibi Quake III de temelini hız ve şiddetten alıyor.

Kullanması keyifli, aşırı güçlü fakat aynı zamanda ince bir dengeyi barındıran silahlar oyunun zevkini katlıyor, düşmanlarınızı yere sererken kudreti ve eğlenceyi damarlarınızda hissediyorsunuz.

Tek oyunculu mod oyunun ana odağı olmasa da vakit geçirmek ve eğlenmek için bir noktaya kadar yeterli oluyor. 1999 doğumlu botlarımız ellerinden geldiği kadar insan taklidi yapıyor hatta oynanış konusunda her botun kendine ait bir karakteristik özelliği var.
Arenalardan arenalara, silahlardan silahlara koştuğumuz tek oyunculu mod biraz alışkın olduğumuz eski arcade tarzı anımsatıyor. Takımlı oyunlarda botlarınıza emirler verebiliyor oluşumuz oyunun biraz daha taktik yanını öne çıkarıyor.

Asıl eğlence ise Quake III’ün çok oyunculu modu. Herkes aşırı hızlı, her şey bir yerlerden bir yerlere uçuyor ve en önemlisi herkes ölüyor. Modern FPS oyunlarına göre daha basit bir formüle sahip olan oyunumuz, duvarların kenarlarından siper noktalarına bakmaya gerek duymaksızın direkt ana odağı olan eğlence üzerine kurulu. Basitlik bu noktada gerçekten oyuna çok yakışıyor, oturup taktik yapmak yerine uçuş platformu ile yükselip havada rakibinizin beynini lazerle  eritmek çok daha eğlenceli.

Bölüm dizaynı
ise yine oyunun güçlü yanlarından birisi. Yüksek avantajlı noktalar, savaş meydanları ve kimselere görünmeden aşağıdan/yandan ilerleyebileceğiniz yollar neredeyse tüm haritalarda mevcut. Her noktanın zayıf güçlü noktaları olduğu gibi bu her nokta için de diğerlerinden bir tık öne çıkan silahlar mevcut. Aşırı güçlü patlayıcılar dar koridorları cehenneme çevirirken, geniş açık alanlarda uçarken rail gun ile nokta atışı yapabiliyorsunuz. Dizaynın başka bir zeki yanı ise pusu kurulmasına neredeyse olanak vermiyor oluşu, her noktaya 3-4 farklı şekilde gidebildiğimiz bu bölümlerde düşmana sadece sağından veya solundan değil aynı zamanda yukarıdan veyahut aşağıdan da karşılık verebiliyoruz. Her yere bakmak zorunda olmak pusu anında oyuncuları gerçekten paranoyaklaştırıyor ve çoğu zaman bu oyuncuların sonu kötü bitiyor.

MÜZİKLER & SESLER:

Hızlı, soluksuz elektronik müzik parçalarıyla donatılmış oyun hiç durmadan hareket etmenizi ve reflekslerinizi sürekli en üst seviyede tutmanızı sağlasa da yılın 1999 oluşundan dolayı maalesef ses kalitesi günümüzün çok gerisinde. Kalitesiz ses efektleri problemi kendisini genel olarak oyunun ses efektlerinde de gösteriyor fakat müzikte olduğu kadar belli değil.

Silah sesleri konusunda geniş bir ses kütüphanesi barındıran oyun hangi yönden hangi silahla ateş edildiğini rahatça anlamanızı sağlıyor.

KAPANIŞ:

Quake III bir seride devam oyunu nasıl yapılmalı sorusunun cevabını arayan herkes için kaynak niteliğinde. Yüksek kalitesiyle adeta tüm seri “Efsane” olarak adlandırılabilir. Oyun 20 yaşında olsa da bugün dahi arkadaşlarınızla oturup oynadığınızda keyif alacağınızın garantisini verebiliyorum.

ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

Yazar: Berk Ökten

Jack of all trades, master of none.

Ücretsiz Oyun: DISTRAINT: Deluxe Edition Kısa Süreliğine Ücretsiz Oldu!

LoL 9.2 Yama Notları Özeti