in

Aileniz ve Oyunlar

Assassin's Creed Unity

Oyun oynamayı hepimiz seviyoruz. Oyun oynarken bambaşka dünyalara seyahat ediyor (bunu duymaktan da söylemekten de sıkılmadık mı ya) keyifli vakit geçiriyoruz. Düşünün bir: Almışsınız Witcher’ı öküz gibi… Yok o şey oldu biraz. Bayıla bayıla oynuyorsunuz. İçinizdeki hisler tarif edilemeyecek seviyede. Öyle bir sevmişsiniz ki hani oyun aklınızdan bir türlü çıkmıyor. Böyle kafanız bunlarla doluyken akşam yemek sofrasına oturuyorsunuz ve “Haberlerde gördüm bir oyun varmış ölüyormuş çocuklar bak sen oynama yavrum tamam mı canım benim” “Haberlerde oyun yasaklanmış bak sen de onu oynuyordun kim bilir nasıl bir şey minli kraftlı mıydı neydi böyle minik miymiş neymiş bir adı vardı neydi o oynadın mı sen onu” “Eşek kadar adam oldun hala oyun oynuyorsun” “Oyun oynadığın kadar derslerine çalışsaydın bilim adamı olurdun bilim adamı!” “Ben anlamam o bilgisayar kapanacak!” gibi sözlere maruz kalıyorsunuz. Hatta kalıyoruz.

Evet her oyun oynayan insan gibi siz de bu olaydan sıkıldınız bunun farkındayız. Genelde bu tarz yazılarda ailelere oyunların aslında ne kadar mükemmel şeyler olduğu anlatılır ancak bizim söyleyeceklerimiz bazı oyuncuları da etkiliyor olacak. İsterseniz adım adım bu sözlerden kurtulmanızı sağlayacak taktikler vermeye başlayalım.

1. Adım: Her şeyden önce ailenize de hak verin

Bu yazıya girişte: “Biz geymırız kimse bizi anlamıyor ben bir oyuncuyum çünkü bir hayatı değil onlarca hayatı yaşamayı seçtim.” falan diyeceğimizi düşünmüş olabilirsiniz. Ancak unutmayın. Bu adımlar eksiksiz uygulandığında sonsuz mutluluk sunacak. Evet, ailenize hak vermek. Öncelikle bunu online oyun oyuncularının anlaması gerekiyor bana göre. Oyunları oynarken yeri geldiğinde öyle bir keyif alıyoruz ki bilgisayarın veya konsolun başından hiç kalkmak istemiyoruz. Bazıları bunu başarıyor ama… İşte sonları pek de beklenilen şekilde olmuyor.

Gün geçtikçe zayıflayan aile bağlarına sık sık şahit oluyoruz. Ailesinden uzaklaşan çocuklar görüyoruz. Bu klasikleşmiş bir durum haline geldi. Ama aslında olaylar bu şekilde ilerlemek zorunda değil. Aileniz sizce neden oyunun başından kalkmanızı istiyor? Derslerinize çalışmanız için mi? Sağlığınızı korumanız için mi? Neticeniz dümdüz olmasın diye mi? Yoksa sizinle vakit geçirmek istedikleri için mi? Belki bunu aileniz bile bilmiyor ancak onlar da sizin yüzünüzü görmek, sizinle vakit geçirmek istiyor.

Düşünün bir: Çocuğunuz var ve gelmiş 8 9 yaşına. Bir şekilde oyunlarla tanışmış, saatlerce oyun oynamaya başlıyor. 8 yıl her gün yüzünü gördüğünüz çocuk birden ortadan kayboluyor. Sabahtan akşama kadar odasına kapanıp oyun oynamaya başlıyor. Burada oyunları kötü bir şey gibi vurguladığımın farkındayım. Peki oyunlar kötü mü? Hayır değil. Çok klasikleşmiş bir söz vardır, suyun bile fazlası zarar diye. İşte bu söz birebir özdeşleşiyor şu an anlattığım konuyla. Arkadaş, bak 24 saat odandasın. Yetmedi mi? LoL oynaya oynaya beynin yamuldu. Artık sadece sağlık açısından değil, kişisel konular açısından da sıkıntı yaşamaya başladın. Yapma işte bunu. Konumuz da bu, dengeli olmak. Hayatınızın devam etmesi için dengeli olmak zorundasınız. Her an gezip dolaşamazsınız, her an film izleyemez, her an oyun oynayamazsınız. Sizin göreviniz dengeli olmak.

2. Adım: Oyun oynamak nedir ki?

Filmler, kitaplar gibi oyunlar da sanattır. Bir etkinliktir. Keyiflidir Hoştur. Ailenizin gözünde ise çocukların beyinlerini yıkayan kötü davranışlar kazanmasını sağlayan pislik adi iki yüzlü insafsız şeref yoksunu yapımlardır. Çok mu ağır oldu ya? Ailenize oyunları anlatın. Hatta gösterin. Ancak unutmayın. Bunu yapmadan önce ilk adımı kesinlikle uygulamış olmanız gerekiyor. Yemek yemek de iyidir ama obezseniz yemeklerin güzel şeyler olduğunu anlatmanız bir işe yaramaz. Değişimi kendinizde başlatın.

3. Adım: Gerektiği zaman durmasını bilin

Her şeyin fazlası zarar demişler. Size hepten oyunu bırakın demiyoruz sadece ölçülü ve kontrollü oynamaya dikkat edin. Ailenize bilinçli bir kullanıcı olduğunuzu gösterirseniz onların sizin üstünüzdeki baskısını azaltmakla kalmayacak, ailenizin oyunların bağımlılık yaptığı düşüncesini de silip atacaktır.

4. Adım: Bu sadece bir oyun değil

Bu adım ise oyunculuğun yavaş yavaş bir iş haline gelmesi ile alakalı. Oyunlar artık sadece eğlence aracı değil, birçok farklı işin ana odağı olmuş durumda. Espor, oyun yapımcılığı, yayıncılık gibi birçok dal bulunuyor. Ailenize oyunlar ile geçirdiğiniz vaktin boş olmadığını anlatmak için oyunlarla alakalı sevdiğiniz meslekler ile harekete geçebilirsiniz. Bu mesleklerin yapılış aşamasında da ailenize bu mesleği yapan diğer insanları örnek olarak göstermeyi ve ilerleyişinizden adım adım haberdar etmeyi unutmayın. Çocuğunun bir konuda ilerlediğini, kendini geliştirdiğini ve para kazanmaya başladığını görmek ailenizi mutlu edecektir.

Evet bir yazımızın daha sonuna geldik. Unutmayın aileniz bu dünyadaki belki de en değerli şey. Bir gün onlardan zaten az çok uzaklaşmanız gerekecek. En azından o zamana kadar elinizden geldiğince onlarla vakit geçirin. Oyunlar ne kadar keyifli olursa olsun yazımızın başından beri tekrarladığımız gibi, her şey tadında güzel.

ne düşünüyorsun?

1 puan
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

Yazar: Alper Yurttaş

Merhaba, adım Alper! Giresun Hamdi Bozbağ Anadolu Lisesinde okuyorum. Basketbol ve bilgisayar, uğraş alanlarım arasında yer alıyor.

Hayal Kırıklığı Yaratan 10 Oyun…

KMF Finalist Takımlarının Soru-Cevapları