in ,

Derin Tarih: Kennedy Suikastinin Gizemi

https://oagtr.com/haberler/derin-tarih-kenn…ikastinin-gizemi/

Günümüzde halen çözülemeyen bir suikast olan Kennedy Suikasti 2029 tarihine kadar tozlu arşivlerde duruyor olacak.

Kennedy ABD halkının en çok sevdiği başkanlardan birisiydi. Kennedy Suikasti bugün halen bir sır perdesi.

Geçmiş Tarih yazı dizimiz artık Derin Tarih tarih olarak devam ediyor. Bu haftaki konumuz Kennedy Suikastinin Gizemi!

Merhum John F. Kennedy, kısaca geçmişine bakacak olursak şöyle devam edebilirim Babasının siyasete atılmak üzere yetiştirdiği ağabeyi Joe savaşta ölmesi nedeniyle ve ailenin bu konudaki beklentilerini gerçekleştirme görevi de John’a düşmüştü. John, akademik alanda çalışmayı ya da bir gazeteci olarak yükselmeyi planlamış olmasına karşın, bu durum karşısında siyasete atılmaya karar verdi.

1946’da Massachusetts eyaleti 11. seçim bölgesinden Demokrat Parti’nin adayı olarak katıldığı seçimlerde, Cumhuriyetçi rakibini ağır bir yenilgiye uğratarak henüz 29 yaşındayken Kongre üyeliğine seçildi. 1948 ve 1950 seçimlerini de kazanarak Temsilciler Meclisi’nde üç dönem (1947-53) görev yaptı.

Bu görevi sırasında çalışma koşullarının iyileştirilmesini, ücretlerin yükseltilmesini, sosyal güvenlik hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını savundu.

Dış politikada Soğuk Savaş’ı ilk destekleyenlerden biri oldu. Truman Doktri’ni ve Marshall Plan’nı desteklemekle birlikte Truman yönetimini Asya’da izlediği politikayı sert biçimde eleştirdi ve Dışişleri Bakanlığı’nı Çan Kay – şek’i Mao Zedong’la işbirliğine zorlamakla suçladı.

Senato

1952’de Henry Cabot Lodge’a rakip olarak Senato seçimlerine katıldı. Annesiyle, kız kardeşleri Eunice, Patricia ve Jean’in eyaletin her yanında Kennedy çayları düzenleyerek destekledikleri seçim kampanyasına binlerce gönüllü katkıda bulundu. Kampanyayı 27 yaşındaki kardeşi Robert Kennedy yönetti. Kennedy aynı yılın sonbaharında Lodge’u 70 binlik bir oy farkıyla yenilgiye uğratarak Massachusetts eyaletinden senatör seçildi.

12 Eylül 1953’te Jackie Onassis ile evlendi. Evlendiklerinde Jacqueline 24, Kennedy 36 yaşındaydı. 1956’da dünyaya gelen ilk çocukları Arabella Kennedy yedi aylıkken öldü. 1957’de kızları Caroline, 1960’ta da John F. Kennedy, Jr. dünyaya geldi. 1963’te prematüre doğan son çocukları Patrick Bouvier Kennedy ise ancak iki gün yaşayabildi.

Senatörlüğü sırasında bürosunun her zaman halka açık bulundurulmasını emrederek ulusal güvenliği ilgilendiren konular dışında seçmenlerinin isteklerine büyük bir duyarlılık göstermekle ün kazandı. 1954’te Başkan Eisenhower’ın karşılıklı ticaret antlaşmaları konusunda yetkilerinin genişletilmesini onaylayan tek Yeni İngiltere senatörü oldu. Yirmi yılı aşkın bir süredir hiçbir Massachusetts senatörü ya da Kongre üyesinin bu yönde oy kullanmamasına karşın St. Lawrence Suyolu’nun açılışını etkin biçimde destekledi.

Bununla birlikte 1950’lerin başında kamu görevlilerine yönelik Antikomünist bir karalama kampanyası yürüten Wisconsin senatörü Joseph R. McCarthy’ye karşı, liberal Demokratların kendisinden beklediği duyarlılığı göstermedi. McCarthy’yi Hyannis Port’taki (Massachusetts) evinde konuk eden babası gibi açıkça desteklememekle birlikte, yaptığı bir konuşmada Massachusetts’teki seçmenlerinin yarısının McCarthy’yi bir kahraman gibi gördüğünü belirtti.

1954’te Senato‘da McCarthy’nin mahkûm edilmesi için yapılacak olan oylamada olumlu oy kullanması bekleniyordu. Bu konuda gerekçelerini anlattığı bir konuşma da hazırlamış olmasına karşın, belindeki bir rahatsızlık nedeniyle ameliyat olduğundan oylama günü Senato’da hazır bulunamadı.  Ameliyat sonrasındaki altı ayı babasının Palm Beach’teki Florida evinde yatarak geçirmek zorunda kaldı ve bu dönemde Profiles in Courage (1956; Cesaret ve Fazilet Mücadelesi) adlı kitabını yazdı. ABD’nin sekiz büyük siyasi önderinin siyasi inançları uğruna, baskılara nasıl karşı koyduklarını anlattığı bu yapıtıyla 1957’de ‘Pulitzer Ödülü’nü kazandı.

Senato’daki görevine döndükten sonra devlet başkanını ve başkan yardımcısını seçmekle görevli kurulun kaldırılmasını öngören yasa tasarısına karşı çıktı. Ayrıca, çalışma koşullarının düzeltilmesi için çaba gösterdi ve yurttaşlık haklarına ilişkin yasaları destekledi.

ABD Halkının Güvenini Kazanıyordu!

1950’lerin sonunda Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin bir üyesi olarak Asya ve Afrika’da bağımsızlığını yeni kazanan ülkelere dış yardım yapılmasını savundu.

Fransa’ya Cezayirin bağımsızlığının tanıması için çağrıda bulunarak ABD yönetimini şaşırttı. Bu yıllarda siyasi görüşleri gittikçe sola kaydı ve Demokrat Parti içindeki konumu güçlendi. Adlai E. Stevenson’ın Demokrat Parti’den başkan adayı olduğu 1956 seçimlerinde başkan yardımcısı adaylığına seçilmenin eşiğine gelmişken, 40 milyon kişinin izlediği bir televizyon konuşmasıyla adaylıktan çekildiğini açıklayarak, bir anda ülkenin en ünlü siyaset adamlarından biri durumuna geldi. Böylece 1960 adaylık kampanyasını da başlatmış oldu.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Truck & Logistics Simulator’dan Multiplayer Oynanış Görüntüleri Paylaşıldı

Katolik bir adayın başkan seçilemeyeceği yolundaki yaygın inanç yüzünden başarmak için büyük bir çabanın gerekeceğini biliyordu. Büyük bir oy farkıyla kazandığı 1958 Senato seçimleri Massachusetts eyaletinde ne ölçüde desteklendiğini gösteren bir deneme oldu.Senato seçimlerini Kennedy’nin adının ülke çapında duyurulması için başlatılan yoğun bir kampanya izledi. Çok geçmeden makaleleri çeşitli dergilerde yayımlanmaya, karısının ve kendisinin fotoğrafları dergi kapaklarında yer almaya başladı.

Kennedy Ocak 1960’ta başkanlık seçimlerine katılacağını resmen açıkladı. En önemli rakipleri Minnesota senatörü Hubert H. Humphrey ile Teksas senatörü Lyndon B. Johnson idi Kennedy, Humphrey’i saf dışı bıraktıktan sonra Protestanların ağırlıkta olduğu Batı Virginia’da ön seçimlerini kazanarak Katoliklerle ilgili dinsel tabuyu yıktı. Ön seçimleri kazandıktan sonra Johnson’ı başkan yardımcısı adaylığına seçerek Demokratlar arasındaki konumunu daha da güçlendirdi. Adaylığının kesinleşmesi üzerine Temmuz 1960’ta yaptığı konuşmada Amerikan halkını bilinmeyen fırsat ve tehlikelerin heyecan verici yeni sınırlarını geçmeye ve özveride bulunmaya çağırdı. ‘Yeni Sınır’ deyimi daha sonra bütün program metinlerinde yer aldı.

Eisenhower dönemini savunan Nixon’a karşı kampanyayı ülkeyi yeniden harekete geçirelim sloganıyla sürdürmüş, işsizliği, yavaş yürüyen ekonomiyi, füze açığını ve Küba’daki Sosyalist yönetimi şiddetle eleştirmişti. Kampanyanın önemli bir özelliği de iki adayın televizyonda yayınlanan tartışmaları oldu. Kennedy’nin kararlı, dengeli ve politik konularda sağduyu sahibi bir devlet adamı izlenimi bıraktığı dört tartışma programı, seçim sonuçları üzerinde belirleyici rol oynadı. 8 Kasım 1960’ta yapılan başkanlık seçiminde, Kennedy Cumhuriyetçilerin adayı olan (sonradan kendisi de başkan seçilen) Başkan Yardımcısı Richard M. Nixon’ı yalnızca 113.000 oyluk bir farkla geçerek başkan oldu. 43 yaşında ABD tarihinin en genç başkanı oldu.

 

Tarihler 22 Kasım 1963 cuma günü, yerel saat ile 12.30 gösteriyordu.

Bir Ses Duyuldu!

Kennedy, eşiyle birlikte açık bir araba içinde Dallas’ta bir konvoyun arasında ilerlerken ateş açıldı. Ensesinden, boğazından ve başından üç kurşun alan Kennedy, Parkland Hastanesi’ne götürülürken yolda öldü. Vali Connally ağır yaralanmasına karşın kurtarıldı. Başkan Yardımcısı Johnson aynı gün yemin ederek başkanlığı üstlendi.

Ensesinden, boğazından ve başından üç kurşun alan Kennedy, Parkland Hastanesi’ne götürülürken yolda öldü. Vali Connally ağır yaralanmasına karşın kurtarıldı. Başkan Yardımcısı Johnson aynı gün yemin ederek başkanlığı üstlendi.

Aynı gün, cinayetin sorumlusu olarak yakalanan 24 yaşındaki Dallaslı Lee Harvey Oswald iki gün sonra bir gece kulübünün sahibi olan Jack Ruby tarafından Dallas polis müdürlüğünün önünde öldürüldü (ki buraya daha sonrasında tekrar değineceğim)

Söz konusu suikast Zapruder adlı bir kişi tarafından 8 mm’lik Bell&Howell kamerası ile görüntüledi, tüm soruşturmaların ana inceleme dayanağı bu görüntüler oldu.

Aynı gün içinde Lee Harvey Oswald suikast suçundan tutuklandı, fakat iki gün sonra Oswald’ın kendisi de Jack Ruby isimli bir kişi tarafından Dallas polis karakolunun bodrum katında vurularak öldürüldü.

Suikastta İtalyan yapımı olan Manlicher Carcano dürbünlü tüfeğin kullanıldığı açıklandı. Kennedy üstü açık araba ile halkı selamlar iken ilk kurşun ensesinin altından girip kravat düğümünden çıkmış ikinci mermi Dallas Valisi Connaly i sırtından ağır yaralamış üçüncü ve ölümcül darbe Kennedy’nin kafasının üst bölümünü parçalamıştır. O şekilde araç doğrudan hastaneye yönlenmiş ancak Kennedy tüm çabalara karşın kurtarılamamıştır. İlk atış ile son atış arasında yaklaşık 5,6 saniye bulunmaktadır ancak olayı araştıran FBI ajanlarının hiçbirisi nişan almaksızın bile benzer şekilde ateş etme başarısını gösterememiştir.

Kullanılan silahın en son olarak 1945 yılında üretilmiş olan ve mermilerin tek tek hazneye sürüldüğü kollu mekanizma ile çalışan bir silahtır. Üç merminin ayrı ayrı sürülmesi ve nişan alınması bu kadar sürede başarılamamıştır (suikast sırasında 5 atış olduğu da iddia edilir fakat bunların yankıdan kaynaklandığı varsayılmıştır).

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Geçmiş Tarih: Kaybolan Norfolk Alayı

Johnson Başkan Olur

ABD’nin o zamanki başkan yardımcısı olan,Lyndon B. Johnson yemin ederek Kennedy’nin yerine 36. başkan olarak göreve başladı. Kennedy’ye yapılan bu suikastin arkasında İsrail olduğu iddiaları vardır. Bunun nedeni ise Kennedy’nin İsrail’in nükleer programına karşı çıkmasıdır.

Mordehay Vanunu isimli İsrailli bir nükleer tesis işçisi, yaptığı açıklamada “Amerikalı denetçiler tesislere geldiğinde silahlar özel yapım duvarlara saklandı” demişti.

Bu açıklama üzerine büyük tehditler alan Vanunu bir daha bu konu hakkında bir daha açıklama yapmadı Bununla birlikte Kennedy suikasti sorumlusunun bir İsrail milliyetçisi tarafından öldürülmesi bu işin arkasında Mossad’ın olabileceği şüphelerini artırmaktadır. Çünkü Kennedy’nin İsrail’in nükleer programını eleştirmesi ve ona destek çıkmaması bu suikastin başlangıç noktası olabilir ki bu doğaldır ki bütün bunlar kanıtlanamamış varsayımlardan ibarettir.

Bir diğer iddia da bölge savcısı Jim Garrison’ın ortaya attığı iddiada Pentagon FBI, CIA, ve Gizli Operasyonları olduğu söylenir.

Jim Garrison suikast ile birlikte başkan yardımcısının göreve atanması sebebi ile hükümete gizli bir darbe yapıldığını iddia etmiştir. Suikastde 3 nişancının olduğu iddia etmiş ve Clay Shaw adlı iş adamının suikast’de parmağı olduğu gerekçesiyle sanık olarak göstermiştir.

Fakat gerek delillerin kaybolması, gerek olay gününde görgü tanıklarının çoğunun ifadelerinin kayıt altına alınmaması ve ulusal arşivdeki delillerin ulusal güvenlik sebebi ile gösterilmemesi yüzünden Clay Shaw suçsuz bulunmuştur.

Lee Harvey Oswald

Lee Harvey Oswald, New Orleans doğdu 1956-1959 yılları arasında deniz piyadesi olarak görev yaptığı biliniyor. Oswald Rusça eğitimi alıp ordudan ayrıldı ve Sovyetler Birliğine iltica başvurusu yapar.

Sovyetler Birliği’nde bir fabrikada işçi olarak çalışmaya başlar 2 yıl yaşadıktan sonra Kaliforniya’ya taşınır. Orada ABD’nin Küba politikası eleştirmek amacıyla bir dernek kurar. Sokakta Amerika aleyhine broşürler dağıtır. Bu yüzden sokakta insanlarla birçok defa tartışmış ve kavga etmiştir.

Oswald 1962 yılında Pentagon’da göreve başladığı bilinir ancak KGB ajanı olduğu söylentileri üzerine işine son verildi.

ABD başkanı John F. Kennedy’ye suikast düzenlediği iddia edilerek tutuklanan Oswald 24 Kasım 1963 günü olaydan iki gün sonra Dallas Emniyet Müdürlüğü binası çıkışında Jack Ruby tarafından öldürüldü.

Pentagon’un 1994 tarihinde sızdırılan belgelere göre Oswald aslında tamamiyle KGB elemanı olarak yetiştirildi. ABD Hükümetinin hiç radarına takılmadan Pentagon’da çalışmaya başladı ve bu esnada fak edilmesine rağmen bir süre çalıştı ve daha sonrasında pentagon’da tutuklanacak iken ne olduysa kim devreye girdiği bilinmez sadece Pentagon’daki işine son verildi ve Oswald hiç bir şekilde tutuklanmadan işinden ayrıldı. Sonrasında ise Rusya’da üst düzey KGB yetkileriyle bir takım görüşmeler yapmak için Rusya – Amerika arasında mekik dokudu.

Suikast sonrasında Nasıl olduysa şüpheli birden bulundu üstelik polisler ilk olarak Oswald bıraktıktan sonrasında şüpheli olarak ve sonrasında cinayeti işleyen birisi olarak kesinleşti Oswald ise sürekli ‘ben suçsuzum ben yapmadım’ diye bir çok televizyon kameralarına söylemişti ki bundan 2 gün sonrasında ise vuruldu.

Pentagon’un sızdırılan belgelerinde halen Kennedy’nin katilin halen kim olduğunun bilinmediği söyleniliyordu bu dosya içerisinde.

Diğer şüpheli kısımlara bakacak olursak, aslında Oswald yapmadığı tam tersi olarak bir KGB Ajanı tarafından Kennedy’nin vurulduğu ve başka birisinin vurulduğu izlenimi bırakılmak istenmiş olabilir.

Polisler atış yapılan yere vardıklarında Oswald’ın kimlik kartını buluyor böylece o dönem suikastı gerçekleştiren olduğu kesinleşiyor.

Yapacak kadar cesareti olan bir kişi sizce olay yerinden çıkarken kimlik kartını bırakır mı ?

Kimse gerçeği bilmese de o dönem Küba krizinde Rusya’nın olaya çok ciddi bir şekilde tavır alması da bu gariplikler arasında.

Günümüzde halen Kennedy Suikasti halen bir sır olarak tutuluyor. Olayın çözülmesi gerekirken dosya aydınlatılmadan 2029 yılına kadar koruma altına alındı.

Bugün günümüzde Kennedy Suikasti halen aydınlatılmamış bir konu olarak halen gizliliğini koruyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Steam İndirim Tarihleri Sızdırıldı!

LoL 2019 Dünya Şampiyonası Grup Aşaması Sonuçlandı!