in

Geçmiş Tarih: İstanbul’da Bulunan Gizemli Tüneller!

Konstantinopolis; yani İstanbul, günümüzde 14.8 milyon nüfusluk bir şehir ve buna günübirlik gelenleri de eklerseniz sayı kat kat artıyor.

Bugün yaşadığımız, günlük hayatlarımızı sürdürdüğümüz binaların altında veya yolların altında bir tünel olduğunu hiç düşündünüz mü ? Tabi ki hayır. Akılınızın ucundan bile geçmez. Konstantinopolis döneminde rivayete göre, haçlıların elinden fethederek I. Konstantin tarafından alınan yer Konstantinopolis ismiyle adeta dünyanın incisi olup Asya ile – Avrupa’ya geçişi bir manevi köprü görevi görüyordu.

Bu hafta Geçmiş tarih Makalesinde, İstanbul’un geçmişine ve gün yüzüne çıkan veya bilinçli olarak kapatılan tünellerden bahsedeceğiz.

https://oagtr.com/anasayfa/gecmis-tarih-ist…gizemli-tuneller/

İstanbul’un Tüneller İle Dolu Tarihi!

Dönemin mimarilerine göre üstün bir şekilde geliştirilen imar ile ,bir şekilde I. Konstantin, yer altına su kanalları ve gizli tüneller yaptırdı, muhtemelen olası bir saldırıda kaçabilmek içindi.

Bazı tüneller oldukça eski tarihlere dayanıyor ve sadece Osmanlı Dönemini kapsamakla kalmayıp, Bizans İmparatorluğu ve Roma İmparatorluğu’na kadar dayanıyor.

İstanbul yerleşim tarihi 300 bin, kentsel tarihi yaklaşık 3 bin, başkentlik tarihi 1600 yıla kadar uzanan günümüzde dünyaca ünlü bir şehir hem tarihsel anlamda hemde bugün
olarak. İstanbul’un altındaki gizemli tüneller bu güne kadar her zaman sır olarak kaldı. Nedendir bilinmez ama bulunan tünellerin girişlerine tuğla duvar örülerek kapatıldı.

1453 Yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilerek alınmasıyla İstanbul’un mimarisi önemli ölçüde değişti. Sonrasında özellikle Topkapı, Haliç, Karaköy, Eminönü, Fatih, Kapalı Çarşı, Eyüp, Yedikule, olmak üzere Fatih Sultan Mehmet’in emriyle mimarlar tarafında bu ilçelere bir çok tünel yapıldı. Daha sonrasında Osmanlı’nın son dönemlerine yakın dönemin padişahı Abdülhamit tarafından Üsküdar’da 6 adet tünel yapımına başlanıldı.

Bu tüneller zamanında sorumlu olan kişiler tarafında hiç açıklanmadı ve padişahlar olmak üzere vezirlere, ve cellatlara açık olduğu bilinirdi.

Daha sonrasında 1960 ve 1980’li yıllarda İstanbul’da olan çarpık yapılaşma sebebiyle birçok adım atıldı ancak bu adımlar 1990 – 2000 yılları arasında işleme girerek binlerce bina yıkıldı, bu sebeple birden fazla gizli tüneller açığa çıkmaya başladı.

httpsoagtr.comanasayfagecmis-tarih-ist…gizemli-tuneller2

Galata Kulesi Altında Gizli Bir Tünel Bulunur!

Aslında tünellerle ilgili ilk haberler 1960’lı yıllarda Galata Kulesi’nde restarosyon çalışmaları başlatılıyor bu sırada altında zindan ve tünel bulunuyor, özellikle bu haberden sonrasında Karaköy civarında bir çok gizli tüneller bulunmuştu. Galata Kulesi’nde bulunan gizli tünel haberinden sonra bu konuyla ilgili hiçbir açıklama yapılmadı ve konu kapandı.

Galata’nın altında bulunan zindan ve gizli tünelde birçok kemik ve kafatası bulundu. Tünel incelenemeden kapatıldı, zindan ise depoya dönüştürüldü. Ayrıca, tünelin beton bloklar ile kapatıldığı bilinmekte. Tünelde bulunan cesetlerin üzerinde eski takılar – sikkeler – ve bazı kitaplar bulunduğu yönünde bilgiler bulunmakta.

Bu haberi ben yaklaşık 8-9 yıl önce görmüştüm ve aklımda Galata Kulesi’ne gidip araştırmak vardı. Daha sonrasında nihayetinde 2014 yılında Galata’yı ziyarette bulundum. Dikkatimi çeken şey, bodrumun olmaması.

İçeri girdiğimizde lobi ve asansör karşılıyor bizi. Bunun haricinde bir aşağıya inen merdiven veya bir kapak görmedim. O zaman, bu depo olarak kullanılan yer nerede ? Asıl dikkat çeken şey ise Galata Kulesi’nin 4 katlı olması. 1 Lobi – 2 Katta Asansör durmuyor öyle bir yer yok, 3 Katta asansör duruyor ve 4’cü yani manzaralı kata merdivenle çıkıyoruz.

Zindanı ve 2’ci katı halen hep merak etmişimdir, her neyse.

https://oagtr.com/anasayfa/gecmis-tarih-ist…gizemli-tuneller/

Üniversitelerde Gizli Tüneller!

Burası Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Davutpaşa kampüstü, altında koca mustafapaşa’ya kadar uzanan bir tünel var. Tünelin kampüs dışında bir girişi olduğu biliniyordu ama yol calışmaları sebebiyle, sonunda giriş tuğla ile örülerek kapatıldı.

Günümüzde birçok köklü geçmişleri olan okulların özellikle üniversitelerin birçok bölümünde gizli tüneller var ve birçok öğrenci bu gizli tünellerin içerisine girmeyi başarmış.

Günümüze kadar ulaşan bu gizli tüneller bugün, zehirli ve atık su bulunduruyor bu nedenle girmek araştırmak zorlaşıyor.

Çoğu tünelde rahatlıkla dolaşılabiliyor ancak bir süre sonra önüne muhtemelen beton blok çıkacaktır, bazen şanslıysanız duvarlarda mozaikler ve eski dillerde yazılar bulabilirsiniz. Tüneller hakkında pek fazla bilgi haricinde resimlerde bulunmuyor. Bulduğum kadarını sizlerle paylaşıyorum.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Hırsızların Midesini Alt Üst Eden Bisiklet Kilidi

Mozaik demişken bundan yaklaşık 4-5 yıl önce bir haber medyaya sızdı ki, yine üstü örtüldü ve tekrar gündeme gelmedi.

Bu topraklarda bir dönemler M.Ö bazı Mısır tanrılarının bulunduğu ve bazılarının mezarlarının yerin altına gizli tüneller aracılığıyla gömüldüğü söyleniliyor. Her ne kadar bir haber olsa da, herhangi bir içerik görsel veya bir bilgi bulunmuyor.

Bu tünellerin nasıl duyurulduğuna gelirsek aslında 1. Dünya Savaşında İstanbul’da bu tüneller Atatürk tarafından kullanıldığı söylenilir.

Özellikle Galata’da bulunan Kamando Apartmanı’nın altından denize kadar gizli bir tünel oldugu biliniyor, söylentiye göre Kamando Ailesi Osmanlı’ya savaş zamanında bu tünel sayesinde yardım sağladığı söylenir.

İstanbul’un bir “başından öteki başına” deyince insanın aklına şehirin bugün kapladığı arazi geliyor.

1400’lerde çizilen haritalara bakarsanız, o günlerde İstanbul’un ne kadar küçük olduğu görülür.Eğer boğaz’da söylendiği gibi tüneller olsaydı Bizans’ın fethinde Osmanlılara çok daha zorluk verebilirlerdi, veya bilinmiyordu daha da eski tüneller olabilir miydi ?

Şimdi gelelim bulduğum bilgilere. Galata Kulesi yakınında bir binanın bodrumunda biri kuleye, diğeri denize uzanan tüneller bulundu.

https://oagtr.com/anasayfa/gecmis-tarih-ist…gizemli-tuneller/

Lisenin Temeli Hipodrom!

Sultanahmet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin altındaki dev yapıyı da belirtmeliyiz. Yerden yüksekliği, yaklaşık 10 metre olan büyük bir mağara görünümlü yer. Zaten alt taraftan bakınca:okulun bu mekanın üstüne kurulduğunu bariz şekilde görüyoruz. Burası aynı zamanda kapalı bir kale gibi de görünüyor. İçinde de odacıklar varmış gibi duruyor. Giriş için daire şeklindeki oyukların bazısını kapatmışlar. Bazılarındaysa, pazar tahtası gibi şeyler yığılmış. Bu okulda okumuşlar bilebilirler: acaba okulun altından yer altına inişler var mı?

Tarihi bir yapının üstüne bir okul yapmak gerçekten ülkemizde tarihi eserlere verilen değeri gösteriyor. Daha öncesinde bahsedilen yer Bizans Dönemi ”Hipodrom”, Osmanlı Dönemi ise ”at meydanı” olarak geçmektedir. Sultanahmet’in neredeyse tamamını kaplamakta olan bu yer zamanında gladyatör at arabalarıyla yarış yaptığı düello yaptığı yerlerin kanıtıdır ki, günümüzde okulun bulunduğu alan muhtemelen gladyatör veya at bakımlarının olduğu kısımlardı, ki zaten bu konuyu araştırılması için yurt dışında bir çok araştırmacı geldi ülkemize.

Haliç, Marmara ve Sur içi´ne kadar ulaşan bu tünellerin şehrin dışına çıkmak için askeri ve siyasi amaçla yapıldıkları da düşünülebilir. Zaten Ayvan saray´dan Yedi kule´ye kadar askeri amaçla açılmış, Osmanlıların “lağım” diye adlandırdıkları taarruz tünelleri hala mevcut. 1930’lu yıllarda Çemberlitaş civarında yapılan bir arkeolojik kazı sonucu Labirent şeklinde bazı dehlizlere rastlandığını, bu noktadan hareket edildiğinde Çemberlitaş’ın İstanbul’un altındaki dehlizlere açılan bir kapı, bir giriş, hatta bir enerji noktası işlevini gördüğünü de eklemektedir, rahatça tartışılabilir bir yorumla.

Tarihi Beyoğlu Galata Kulesi’ne 50 metre mesafede bulunan Bizans Dönemi’ne ait tarihi bir binanın altından iki yöne giden tüneller çıktı. Binanın 40 yıllık kiracıları tarafından bulunan tünellerde kayalar oyularak yapılan yollar ile odalar bulunuyor. İleri Can Öztürk’e ait Beyoğlu Galip Dede Caddesi 107 numaradaki binanın bodrum katında 15 yıl önce kiracı İzzet Kohen, bir mahzen olduğunu gördü ve girişini kapattı. Kiracıların iddiasına göre, bu süreçte yapılan incelemelerin sonucunda Anıtlar Kurulu, binanın SİT alanı içerisinde bulunduğunu ve tarihi eser statüsünde olduğuna karar verdi.

”İşte o anılardan birisi”

”Yaklaşık 8 Yıl önce Küçükçekmece’de kanarya semtinde arkadaşımla gezerken bir inşaat sahasına bir sürü kişinin toplandığını gördük. Daha yakından baktığımızda temel kazan makinenin bir tüneli yıktığını gördük. Böyle şeylere çok meraklı olduğumuzdan hava kararınca girmeye karar verdik.Hava kararınca inşaat sahasına indik; makine tüneli yıktığından 2 ucu vardı içerisi muazzam şekilde kesme taşlarla örülmüştü benim boyum 180 cm olmasına rağmen azıcık eğilerek rahat ilerleyebiliyorum. Yaklaşık 50 m kadar gittikten sonra vazgeçtik ilerisi gözükmüyordu ve zemin ıslak çamurdu.Daha sonra bu tünelin üzeri örtülerek bina yapıldı hala oradan geçerken bakarım.”

İstanbul’da Eyüp’ten Eminönü’ne kadar çeşitli tüneller var, ama içerde biriken zehirli gazlar sonucu oksijen gereksimi olduğu birçok tarihçi ve arkeologlar tarafından açıklanmıştır.

https://oagtr.com/anasayfa/gecmis-tarih-ist…gizemli-tuneller/

2. Abdullhamit Kadavra Konusunda Çalışan Öğrencilere Özel Gizli Tünel Yaptırdı.

Marmara Üniversitesi Haydar Paşa kampüsü ile Karacaahmet Mezarlığı arasında at arabaları ile gidilebilen tüneller vardır. Bunların yapılma amacı da ilginç. 2. Abdulhamit, karşıt bulduğu öğrencileri Uzaklaştırmak için 1892 yılında Üsküdar’da bir bina yaptırır. Bu binada tıbbiye öğrencileri bulunmaktadır. Fakat o tarihlerde kadavra bulmak çok zordur. Zira günah olarak kabul edilmekteydi. Tıbbiye öğrencileri bu tüneller vasıtası ile yeni gömülen cesetleri çalıp, kadavra olarak kullanmaktaydılar. Fakat bugün bu tünellerin girişleri kapatılımış durumdadır.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Efsane Geliyor: DuckTales Yeni Fragman Yayınladı!

Tüneller ve mahzenler denilince günümüzde 2000’lerin başında yabancı araştırmacılar tarafından keşfedilen tüneller ilk olarak Ayasofya’da ortaya çıkmıştı. Günümüzde halen altında araştırılamayan tıkanmış olan tüneller mevcut. Ayasofya’nın 2. katında bulunan balkonda Vikinglere ait olduğu anlaşılan yazılara rastlandı. Rune alfabesi kullanılarak yazılan bu yazıların bir benzeri de Ayasofya’ nın altındaki mahzenlerde de mevcut.

Ayasofya’da bulunan tünellerle Kınalı Ada’ ya ulaşmak mümkün olduğu düşünülüyor. Ancak araştırma yapmak oldukça tehlikeli. Bu yüzden bu tünellerin ucu nereye varıyor tam belli değil.

Ülkemizde bu kadar çok gizli tünel varken, girişine tuğla çekip kapatmak neden? Amaç nedir?

Bu konuya aslında İstanbul tarafından bakmak çok yanlış olur. Ülkemizin altında bir sürü tarihi güzellik yatıyor. Kimisi halen keşfedilmeyi bekliyor, kimisinin üzerine asfalt dökülüyor veya tuğla örülüyor. Tabii, en eski tünel yapıları İstanbul’da ancak Osmanlı tarihine biliyorsunuz ki Edirne, Bursa, gibi yerlerde başkentlik yaptı. Bu süre içerisinde de Edirne’de Bursa’da tüneller bulundu. Hatta Bu yazıyı yazan bir yazar olarak Edirne’de uzun bir süre yaşadığım için bulunan tünellerden bir tanesinin girişini bizzat kendim gördüm. Ancak bir süre sonra belediye, buranın kanalizasyon girişi olduğunu önere sürerek, belediye ekipleri tarafından tuğla örülerek kapatıldı ve üzerine bina yapıldı.

Tuğla çekip kapatmak neden? Ülkemizde bunca yıllık geçmişi olan birden fazla imparatorlukların hüküm sürmüş, tarihi eser kaynayan ülkemizde neden bu tür eserler tuğla örülerek kapatılıyor? Sebebi nedir, kapatmanın ne manası var? Bir şeylerden mi korunuyoruz? Restorasyon yapılsın, turistlik bir mekan olarak açılsın. Neden tuğla örülüp kapatmak?

 

httpsoagtr.comanasayfagecmis-tarih-ist…gizemli-tuneller4

Galatasaray Üniversitesi’nin Altında Olduğu İddia Edilen Tünelin Girişi

Ülkemizde her gün bir yol yapımı çalışmasında veya bir kanalizasyon yapımı sırasında bir lahit, mezar odası, mozaik, gibi eserler bulunuyor. Sürekli haber oluyor, sonrasında hiç bir bilgi alınamıyor. Peki, sonrasında neler oluyor ?

Bu makaleyi yazmadan önce 10-15 yıllık birçok konuyu günlerce araştırdım. Daha öncesinde yine araştırmıştım. Bu kadar çok anıyı, bilgiyi ilk kez okurken o kadar garip ve şaşkın duygular arasındaydım ki yazarken halen bu duygular içerisindeyim.

Ülkemizde bu konular ile ilgilenen gerekli makamlar, araştırmacılar yada arkeologlar ilgilenmezken, yurt dışından başka araştırmacılar gerçek araştırmacı ruhuna kapılarak geliyor ve araştırıyor. En azından gün yüzüne çıkması için çabalıyor.

Ancak; Galata, Karaköy, civarına gelecek olursak tek doğru ve gerçek şey, bu civarlarda olan tüneller bilinerek asırlar boyu saklanıldı ve saklanılmaya da devam ediyor. Nedeni bilinmez ama, koruyan kişilerin önceki aile büyüklerinin de görevi bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü yukarıda daha önce bahsettiğim tüneller Osmanlı dönemlerinde bazı itibarlı aileler tarafından korunuyordu ve kuşaktan kuşağa bu bekçilik görevi devam etti . Bugün halen devam ediyor. Karaköy ve Galata civarlarında bulunan tüneller ne için, hangi amaçla, neden korunduğu halen aşikar ve unutmadan son 5 yıldır İngiliz, Amerikan, Rus vatandaşların özellikle bu semtlerde eski binaları fiyatından çok yüksek meblağlara satın almaya çalışması tek bir soruyu akıllara getiriyor. Tünelleri mi arıyorlar ve içerisinde ne olduğunu umuyorlar?

İstanbul Boğazı’nın altında akan başka bir akıntı olduğu gerçek ve Osmanlı dönemlerinden günümüze bakacak olursak sular oldukça yükseldi ve birçok tünel sular altında kaldı. Bu yüzden kullanılamaz, girilemez bir hale geldiğini hatırlatmakta fayda var.

Kim bilir, belki bir gün bu tüneller nihayetinde yeniden keşfedilir. Bizim de bu merakımız son bulur.

Geçmiş Tarih’in Yeni bir makalesinde görüşmek üzere, hoşçakalın.

 

LoL ICC 2019 Temsilcimiz Turnuvadan Elendi!

Ücretsiz Oyun: Horror Girl Puzzle Ücretsiz Oldu!