in

Online Vs Single

Onlarca insan her gün CS, Lol ,Dota v.b. oyunlarda zamanlarını ve paralarını harcıyorlar. Peki bu zaman ve paranın karşılığını ne kadar alabiliyoruz? Dışardan bakan birisi için tamamen saçma olarak görülen bu oyunlarının bizi çeken yanları ne? Aslında bugün biraz bunun iyi ve kötü yanlarını anlatmaya çalışacağım.

Önce işin online tarafından başlayalım. Artıları olarak, birçok insana oturduğunuz yerden ulaşabilmek bence en önemli kısmı. Onların kültürleri, hayat tarzları, dünyaya ve sizin ülkenize bakışlarını birincil ağızdan duymak en güzeli oluyor. Bir diğer tarafı ise dil konusu. Ülkemizde okulda verilen ingilizce dersleri çoğu zaman yetersiz kalıyor. Şuan oynanan oyunlarda gerek oyun içi konuşulan dil olsun, gerekse metinler olsun İngilizce olduğundan bu eksikliği kapatmak adına yapılabilecek en güzel şey. (Kendi adıma konuşmam gerekirse hiçbir zaman derste kullanmadığım sözlüğü oyun oynarken hep yanımda tutardım.)

Eksileri olarak bakarsak; lag sorunları, kötü oyuncular (Şimdi buradan son dota maçımda bütün parasına setry alarak haritanın ortasına ADANA yazan arkadaşa selam söylemek istiyorum), her yamada değişen oyun (Lol için artık her güncelleme değişen kahraman ve ardından gelen Meta değişikliği artık canımı sıkmaya başladı. Ya sanki oyunu yarım çıkarmışlar gibi yama üstüne yama…), gerçek para karşılığında alınan içerikler (paramı basar oyunu kazanırım tipindeki insanlardan ve oyunun içinde sizin paranızı almak için yaptıkları şeylerden ötürü bu oyunlardan nefret ediyorum) ve son olarak oyunda sizin bir hedefiniz yoksa (Profesyonel oyuncu olmak gibi) hedefsiz kalıyorsunuz.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Modern Dolandırıcılık: Yerli Oyunlar

Şimdiyse diğer tarafa bakalım. Tek oyun moduna sahip oyunların artıları olarak; size gerçek manada bir hikaye sunması, sizin hayal dünyanızda yer edinebilecek yer ve kahramanlara sahip olması (yakın zamanda oynadığım Dishonored bence güzel bir örnek), İngilizcenizi geliştirme ( eski rpg ile İngilizceniz zirve yapar ben garantisini veriyorum) gibi şeyleri sayabiliriz.

Eksiler kısmınaysa aslında tek başına yeterli olabilecek şey var: Fiyat. Gerçekten bugün çıkan bir AAA kalitesindeki bir oyun için en azından 100 TL gibi bir fiyatı gözden çıkarmanız gerekiyor. Daha dlc ve Season pass’ları saymıyorum bile. Tabi bir de önceden oyun kadar para verdiğiniz dlc veya pass içeriklerinin iyi çıkmama ihtimalide var (ki maalesef çoğu oyun için bu geçerli) ya da sizin yıllarca sabırla beklediğiniz oyunun kötü bir halde çıkması (NFS’nin çıkan her oyunu için bir heyecan oluyor içimde. Bir yerden bulup çıkan oyunu alıyorum. Sonuç ise yine hüsran 🙁 ) (Bir an düşündüm de aslında buraya Diablo’yu da ekleyebiliriz bence. Bir önceki oyunda bulunan hissiyat bence son oyunda yok.)

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Geçmiş Tarih: 30 Yıl Önce Çernobil'in Habercisi Olan Mayak Kazası!

Yukarıdaki yazıları özetlemek gerekirsek; her iki türün de kendi içinde iyi ve kötü tarafları var ve seçim tamamen size ait. Tek başınıza farklı bir dünyaya mı gitmek istersizin yoksa arkadaşlarınızda beraber saatlerce zaman harcayabileceğiniz bir oyun mu istersiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Of Duty: WWII Kapak Fotoğrafını Brothers In Arms’dan Mı Çalmış?

Dota 2 | 25 Nisan 2017 Güncelleme Notları