in

Sosyal Medya, Teknoloji ve Empati

Merhaba sevgili okurlar, bu yazımda kuzenimle yaptığımız ilginç bir beyin fırtınasındaki sonuçları paylaştığım kısa bir deneme oluşturmak istedim. Denememizin konusu sosyal medya ve empati. Umarım hoşunuza gider 🙂

Belki De

Sosyal medya yaşantımızda artık kötü gözle bakılan, asosyalliğin kaynağı olan bir oluşum olmaktan çıktı. Yaşantımız ilerledikçe, teknoloji ve insanlar arasındaki ilişkiler de gelişti. İletişim yeteneğimiz bambaşka bir boyut kazandı. Artık parmaklarımızın ucuyla bütün dünya ile muazzam bir etkileşim halindeyiz. Bu duruma alışmamış olan nesiller geride kalıp yeni gelen nesiller bu teknolojinin getirdiği empati yeteneği ile yükseliyor.

Şimdi konuyu anlamak için günümüzden sıyrılıp bir geçmişe baktığımız zaman görüyoruz ki tarih boyunca savaşlar, güç isteği ve düşmanlık aslında tamamen karşımızdakine duyduğumuz korkudan temel alarak başlamış. Âdemoğlu kendisine öğretilen kalıpları, günlük hayatında edindiği alışkanlıkları mutlak doğru bilmiş ve kendisinden farklı olandan korkmuş. Anlam veremediği şeyden sakınıp eline güç geçtiği zaman onu ortadan kaldırmak istemiş. Kendi inancına sahip olmayan biri ile karşılaştığında başka bir inancın doğru olabileceği düşüncesi onu rahatsız etmiş. Kendinden bir tık daha farklı insanların bulunduğu çeşitli kültürlerle karşılaştığında kendi yaşantısının, alışkanlıklarının belki de yapılacak en doğru şeyler olmayacağını düşünmek âdemoğlunu öfkelendirmiş. Sorundan kökten kurtulmak istemiş. Ve bu korkmuş kişi, âdemoğlunun aklını kullanarak yapabildiği en zalim eylemi yapmaya başlamış: Can almak.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Hababam Sınıfından Birini Daha Kaybettik

İşte insanlığın başlangıcından günümüze kadar mantıksız ve sürekli bir şekilde olan ve şimdi de “insanlık suçu” olarak adlandırdığımız eylemlerin kaynağı buydu. Sonuçta insanları anlam veremedikleri korkutur. Tam da bu noktada diğer canlıları, insanları tanımak, onların da bireyin kendisi gibi acıyı deneyimlediğini, düşündüğünü ve sadece sevgi istediğini görmek, onlara anlam verebilmeyi, onlardan korkmamayı mümkün kılıyor. Bizler ebeveynlerimizden çok daha fazla insana erişiyoruz. Geçmişteki insanlar gibi yaşadığımız köye, ilçeye, ile bağlı değiliz. Bütün dünyayı tanıyabiliyor, onları kucaklayabiliyoruz. Çok fazla insanı tanıdıkça sevip sevebilme şansımız da insanları anlama şansımız da artıyor. Her biriyle empati yapabilir hâle geliyoruz. Gün geçtikçe evriliyoruz, milyonlarca yıldır doğanın hiç evrilmediği bir hızda evriliyoruz. Algılarımız açılıyor, duygularımız artıyor, anlamaya başlıyoruz. Tabii ki bu bir evrim ise yarın sabah kalkıp etrafı gökkuşaklarının süslemesini bekleyemeyiz ama dünden bugüne, ailelerimizin zamanından bizim çağımıza baktığımızda görüyoruz ki dünya çapında tolerans, hoşgörü ve sevgi kazanıyor, insanlık olarak medeniyetimiz gelişiyor.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  eSporculuk Meslek Midir?

Bizden sonraki nesil belki de siyahın ve beyazın, inançlının ve inançsızın, kadının ve erkeğin, yaşlının ve çocuğun yani kısaca tüm insanlığın eşit olduğunu idrak edebilecek. Bizden sonraki nesil belki dünyadaki bütün tatları tatmalarını, yaşamlara dokunmalarını sağlayacak teknolojiye sahip olacak. Belki de bir diğer insanın kalbinin nasıl attığını hissedebilecekler. Belki de bizim dünyanın ucunda gördüğümüz, haberini aldığımız o hayatları, bizden sonraki nesil tek bir zihin gibi algılayabilecek. Belki de değişikliği öğreten ve çağımızda değişimin kendisi olduğu için korkulan teknoloji, bize ve bizden sonrakilere tanrısal bir dokunuş olabilecek.  Belki de insanlığın tüm geleceği bu ‘belki’’de yatıyor.

Sevgi kazanır diyorum ve hepinize iyi dileklerimi iletiyorum ^^

Temsilcimiz ex-Space Soldiers ESL Pro League Sezon 9’dan Elendi

Steam Üzerinden Arkadaşlar ile Oynanabilecek En İyi 6 Co-Op Oyun