Assassin’s Creed serisinin namını duymayan yoktur. İlk oyunundan itibaren müthiş bir kitleye hitap eden Assassin’s Creed, Ubisoft‘un en başarılı girişimlerinden biri diyebiliriz. Öyle ki artık yeni bir Assassin’s Creed oyunu görmediğimiz bir yılımız olmuyor. Fakat günümüz oyun camiası sürekli şekillenmeye devam ediyor ve mobil platformlar da bundan kendi payını almış durumda. Özellikle 2018 senesinde mobil platformlar inanılmaz bir yükselişe geçmiş durumda. Öyle ki bütün büyük çaplı oyun firmaları mutlaka 1 veya 2 tane mobil için oyun çıkartmaya başladılar. Tabii ki Ubisoft’da böyle bir fırsatı boş bırakmayıp değerlendirdi ve karşımıza Assassin’s Creed Rebellion‘ı çıkardı. Belkide seriler arasında kendine özgünlüğü en fazla sağlayan oyun olan Rebellion, oyun türleri arasında yeni bir popüleriteye de kapı açmış olabilir.

Yeni Bir Tür Doğuyor

Mobil platformda oyun oynayanlar bilir, yeni bir oyun türü ile karşılaştığınız da eğer ki gerçekten tutacak türde ise ve popülerliği hızla yükseliyorsa bir kaç ay içerisinde aynı türde farklı temaya sahip yüzlerce oyun görmeye başlarsınız. Buna en basit örnek son 1 yıl içerisinde yükselişe geçen 2 oyun türü Moba ve Battle Royale olabilir.

Mobile Legends‘ın bangır bangır reklamları çıktıktan sonra ve herkes tarafından ilgi gördükten sonra piyasada bunun gibi yüzlerce oyun daha çıkmaya başladı. Her çıkan kendi yorumundan bir şeyler katıp oyuncu çekmeye çalıştı. Kimisi başarılı oldu kimisi başarısız. Bu yapılan reklamlara ve oyunun ne kadar özgün olduğuna göre değişti. Fallout Shelter‘ı duymuşsunuzdur. Kendi üssünüzü kurup, geliştirip, yeni odalar açıp, o odalara insanlar atayıp, kendi küçük krallığınızı kurduğunuz bir oyun. Bunun gibi bir çok oyun mevcut. Bunlardan bir tanesi de Assassin’s Creed Rebellion. Tabii ki bu oyunun oynanmasının en büyük 2 sebebi “Ubisoft” ve “Assassin’s Creed” isimlerini barındırıyor olması. Fakat benim gözümde isimlerden çok oyunun kendisi önemli olduğu için değinmek istediğim nokta burası değil. Rebellion’ın bu kadar ani bir yükselişe geçmesinin sebebi yukarıda bahsettiğim Fallout Shellter teması ile Assassin’s Creed, temasını birleştirmiş olması.

Oyunda kendi üssünüzü kurduğunuz bir gerçek. Fakat aynı zamanda üssünüzde barınan insanlar ile göreve de çıkabiliyorsunuz. Burada ki kilit nokta görev yapmak. Üssünüzün ve karakterlerinizin gelişmesi için ana senaryo görevleri dışında, miras görevleri, standart görevler gibi yan görevlerde koşturmanız gerekiyor (ve evet oyun türkçe). 3 kişilik ekipler halinde ilerlediğiniz görevler, oda oda bölümlerden oluşuyor ve her oda da sadece bir tane karakter kullanma imkanınız oluyor.  Karakterlerin ise her birinin kendi uzmanlık alanı mevcut. Bir karakter parkur konusunda ve gizlilik konusunda uzman durumdayken, bir başkası hazine sandıklarını açmada ve tuzakta başarılı oluyor. İlerlediğiniz odaları önceden görebildiğiniz için ve göreve girmeden önce özellikle hangi uzmanlık alanının gerekli olduğunu görebildiğiniz için karakterlerinizi ve uygulayacağınız stratejiyi iyi ayarlamanız gerekiyor. Görevlerden topladığınız taş, odun, para vb. materyaller üssünüzü geliştirmenin yanı sıra üssünüzde açacağınız silah odaları ve zırh odaları gibi yerlerde gerekli kişileri atadıktan sonra karakterleriniz için zırh ve silah yapmanıza olanak sağlıyor.

Tarih Kokuyor

Oyunda ana hikaye üzerinde ilerledikçe yeni yapabileceğiniz yan görevler açılıyor ve ana görevlerden sürekli ilerlemek oldukça zor. Çünkü yaptığınız görev ile bir sonraki görev arasındaki güç farklı oldukça fazla oluyor. Böylelikle oyun sizi sadece ana görev yapmak yerine yan görevleri de yapıp daha yaygın bir şekilde oynamaya itiyor. Oyun içerisinde çalan müzikten, kullandığınız karakterlere kadar her şey buram buram tarih ve kokuyor ve özellikle arka planda yeniden Assassin’s Creed müzik temasını duymak beni oldukça nostaljik bir duruma soktu.

Ezio‘nun kendisinden babasına kadar bir çok karakteri barındıran oyunumuz bu yönden oldukça zengin. Her karakterin kendine has bir oynanış stili olması da oyunun oynanılabilirliğini oldukça uzatıyor. Düşmanla savaşınız sıra tabanlı bir savaştan ibaret olsa da savaş stiliniz hala orijinal oyunlardaki ile aynı (tabii ki savaşmayıp gizli gizli ilerlemekte bir seçenek). Lafı fazla uzatmamak gerekirse Ubisoft, mobil platformların yükseldiği zamanı en güzel şekilde değerlendirip ortaya gerçekten kaliteli bir oyun çıkartmayı başarmış. Özgünlüğünüde vurgulamayı başarınca, biz oyunculara da sadece oynamak düştü.