in

Bound By Flame

Merhaba ateşle bağlanmayı severler. Bu haftaki konuğumuz aksiyon ve rpg türlerini birleştiren ve başarılı bir yapım olan Bound by Flame. Peki kim kime bağlanıyor, bu ateş nedir diye soranlar yaklaşsın. Açıklamalar geliyor…

Kötülük Her Zaman Siyah Olmaz

Spiders’ın geliştirdiği ve Focus Home Interactive’in yayımladığı oyunumuzun konusu şu şekilde: Vertiel adlı dünya, Ice Lord denilen eski mi eski bir kötülük altında sıkıntılı bir durumdadır. Durdurulamayan bu masmavi ve soğuk karanlık dalgası şimdiden birçok şehri yok etmiştir. Red Scribes denilen kabiliyetsiz büyücüler de son bir çare olarak sağlam bir rituel yapma kararı alırlar. Rituel yapılırken kendilerini koruması için de büyük bir paralı asker ordusunu tutarlar. İşte biz de, bu orduda önde gelen kişilerden biri olan Vulkan’ı oynuyoruz. Şunu unutmayın ki Vulkan candır. Neyse, rezil Red Scribes (nedense kıl oluyorum adamlara) ritueli başaramaz ve yanlışlıkla bir çeşit iblisi çağırırlar. İblis de yanlışlıkla Vulkan’ın bedenine hapsolur ve bu noktada maceramız başlar. (Hatalar silsilesi)

Şeytani Güçler Adamı Dürterler

Rpg ögesine dayanması sayesinde Vulkan’ı istediğiniz bir kariyere yönlendirebilirsiniz; isterseniz dayanıklı ve sağlam vuran bir savaşçı, isterseniz sessiz ilerleyen ve rakibi gafil avlayan çevik bir kolcu ya da ortamı “ısıtan” bir büyücü olmak mümkün. Aslında bu sınıflar arasında bir tercih yapmak tam anlamıyla bir zorunluluk değil. Yani düşmana sessizce yaklaşıp, ağır bir hasar vurup, savaşçı stiline geçmeniz mümkün. Ardından da bir ateş kalkanı yaptınız mı hem ısınırsınız hem de düşmanı istediğiniz gibi dövebilme şansınız olur. Tabii söz konusu olan bu ısı yayma ve ateşle ilgili tüm güçlerimiz, bize yanlışlıkla bağlanmış olan iblisten geliyor. İstediğimiz sınıfa istediğimiz kadar puan vererek karakterimizi yaratıyoruz.

Şeytanın Avukatı

Bu arkadaşlar da hızlı, güçlü ve acımasızlar. Ama herşeyin olduğu gibi onların da bir zayıflığı var. Vardır yani…Var mıdır? Yani var var da şimdi tam şey edemedim…

Bahşedilmiş güçleri saldırı ve savunma amaçlı kullanabiliyoruz. Puan verdikçe de güçlerimiz gelişiyor. Söz konusu ve kötü bir ingilizcesi olan iblisimiz, Vulkan’dan pek hoşlanmasa da güçlerini paylaşıyor. Oyunda da göreceksiniz, bu paylaşım da zorunlu; çünkü gayet zorlu dövüşler bizleri bekliyor. Vulkan ve iblis iyi geçinemeseler de düşmanın soğuğuna karşı ateşle birbirlerine bağlanmış durumdalar. Hayatta kalmak için birbirlerine ihtiyaçları var. Var ama burada yanılmamamız gereken bir konu daha var: Oyunun daha oynanabilir olması açısından iblisle olan ilişkimiz iyi de olsa kötü de olsa kendisinin verdiği güçleri kullanabiliyoruz. Tabii bedava değil puanını vererek. Ne sanmıştınız?

İçimdeki Şeytan

Bound by Flame’in gurur duyduğum taraflarından biri de içimizdeki iblis ile konuşmalar, iblisin yorumu hali ve tavrı. Kendisi Vulkan ile konuşmaktan, Vulkan’a yorum yapmaktan asla geri kalmıyor. Bir nebze de hassas. Kendisi Vulkan’ı hep duyduğundan, hakkında konuşuldu mu veriyor serzenişi. Yeri gelmişken söyleyeyim kendisi de pek bir güçlü. Özellikle iblis ile anlaşırsanız oyunun zorluk seviyesini aşağı çekmiş olursunuz ancak anlaşın demiyorum; anlaşmadan da oyun bitirilebiliyor sadece daha zor ve daha uzun zamanda mümkün oluyor. Bu açıdan da oyuncuya özgürlük verilmesi yine desteklediğim noktalardan biri olmuş. Evet “içimdeki beni kötülüğe çağıran iblis” dünyanın en orijinal konsepti değil, katılıyorum, ama oyunda güzel verilmiş. (Neden bilemedim ama Naruto’ya selam vermek geldi içimden. Selam olsun dattebayou) İblisin yolundan gitmeye başladıkça bunun “sonuçlarını” görmek de bir ayrı güzel. Tabi bu anlamda oyunun birden fazla sonu var.

Sakallı Elf Şoku

Elf dediğimiz, cüce dediğimiz, ork dediğimiz şeyler aslında hep yoruma açık şeyler…yazacaktım ancak vazgeçtim. Artık bu ırklardan konuşulduğunda kafamızda canlanan resim hatta kişiler var. Ben şimdi size 12 bacaklı, 137 gözlü ama 2 kilo bir varlık var, bu arkadaşlar goblin desem inanmazsınız. (aslında inanmak da lazım ama alıştık artık kalıplara) Bound by Flame de yer alan görevliler bundan sıkılmışlar ki “hafifçe” kalıplaştırmaları kırmaya karar vermişler. Elflerin sakalları var arkadaşlar. Her birinin değil ama bayağı bildiğimiz sakal çıkıyor kendilerinde. Sadece görsel açıdan da değil “abi elfler ne yerler ne içerler” gibi sorular sorduğumuzda “biz sadece bitki tohumu yeriz.” diyor ve gülüyorlar. Yani anlayacağınız elf konusunda daha “kafa” elfler görmek, oyunumuzda mümkün. Bu sebeple oyundan nefret etmedim ama çok gerekli gördüğüm bir şey değil. Ciddi bir senaryoda, zaman zaman dostlarımızdan şüphe ettiğimiz, kararların birbirine çok yakın olduğu ve çok ölümcül bir tehdite karşı savaştığımız bir oyunda bu şekilde bir eklenti olmasa da olabilirdi. Peki böyle uygun görmüşler diyor ve elflerin sakallarını çekerek devam ediyoruz.

Ayı Kapanı ?

Bolca soğuk mekanlara gideceğimiz oyunda, bu arkadaş gibi, bizi ısıtmak amacında olan, kollarını açarak gelen tiplerle karşılaşacağız…

Ekipmandan, kılıçtan kalkandan bahsetmeden yazı kapatılır mı? Kapatılmaz. Oyunda hem büyülü eşyalar bulabiliyor, hem de bu bulduklarımızı geliştirebiliyoruz. (O zaman bir de Diablo 2’ye soket mevzusuna selam olsun.) Daha hızlı iyileşme, karşı tarafı zehirlerleme gibi birçok komboyu bu şekilde tamamlayabiliyoruz. Bu noktada grafik tasarımları da oldukça hoş olmuş; yani kılıcımıza ejder gözü taktığımızda (Yok gerçek ejderha gözü değil yan sanayii bunlar, az önce okul kermesinden aldım.) farklı bir görüntü, başka bir büyülü zımbırtı taktığımızda farklı bir görüntü oluşuyor. Ama burada da çok abartılı bir görsel yok; söz konusu olan ejder gözünü (vallahi gerçek değil) taktığımızda kılıcımızdan ateşler ya da gözler saçılmıyor, sağı solu değişiyor o kadar. Dizliklerden bilekliklere kadar geliştirebilme olanağının olması da yine oyuncuyu gülümsetiyor.

Ayı kapanı yazmıştım o ne? O gerçekten de ayı kapanı, biraz daha ateşlisi. Bulduğumuz ya da satın aldığımız malzemeler ile kapan yapıyor ve her türlü (asla kaçabilen yok, bosslar dahil) düşmanımızı bunlara çekerek onları canlarından ediyoruz. Güzel bir detaydan fazlası çoğu zaman hayat kurtaran bir olay. Mutlaka tavsiye ederim. Özellikle bölüm sonlarındaki düşmanlar için çok etkili. Bir nefes almanızı sağlayan bu tuzakları küçümsemeyin.

Go Go Power Rangers?!?

Düşmanlarımızın neredeyse tamamını Ice Lord’ların orduları oluşturuyor. Yani undead’lere karşı kılıç kuşandığımız oyunda savaş sahnelerinde ekstra dikkatli olmak gerekli; taşımakta zorlandığı kocaman kılıcı size doğru savuran düşmandan kaçınırken hop bir bakıyorsunuz okçu olan başka bir iskelet belinize vermiş oku, feleğiniz şaşmış. O anda ağır kalkanlı başka bir düşman da size doğru ilerlerken, ok yemiş Boromir gibi hayatı sorgulamaya başlıyorsunuz. (Sonra oyunu durdurup hiçbir upgrade yapmadığınızın farkına varıyor ve olayı kurtarıyorsunuz.) Düşmanlar oldukça iyi. Birlikte çalışıyorlar ve asla acımaları yok. Çok çeşitli değiller, belki birkaç farklı tip daha konsaydı daha iyiydi ama bu kadarı da yeterli sayılır. Dövüşmek kesinlikle eğlenceli. Hangi stilde dövüşüyorsanız o stile tuzaklar ve büyü gücünü de ekleyince her dövüşte farklı hareketler (birbirine az benzeyen hareketler diyelim) yapabiliyorsunuz. Bound by Flame’e yine bir artı hep bir artı.

Buz Karşısında Sönen Ateş

“Işığa” doğru gitmeyi düşünen karakterimize ne olacak? Az sonra…

Bound by Flame kusursuz olmayan, ama fazla kusuru da olmayan, aksiyon-rpg karışımını seven, az seven oyunculara hitap ediyor. Evet bazı kusurları var ama bu kusurlar insanı oyundan soğutacak ciddilikte değiller. Bu günlerde seçimlerinizin sonuçlarının oyunu etkilediği, akisyonlu hoş grafikli bir şeyler arıyorsanız özellikle tavsiyemdir. Ben Vulkan ile yaptığım destansı savaşları kayıt ettirmeye gidiyorum. Haftaya (inşallah haftaya) yeni bir inceleme ile karşınızda olmak dileğiyle.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

En İyi 5 Hayatta Kalma Oyunu

Gezegenler Neden Yuvarlaktır?