Selamlar Only A Gamer takipçileri. Bugün karşınızda bir inceleme yazısı ile bulunmaktayım. Oyunumuz, askeri fps denince akla gelen isimlerden en ünlü olanı diyebiliriz, Call Of Duty. Hepiniz biliyorsunuz ki COD serisi askeri fps oyunu piyasasında büyük yere sahip bir seri. Modern Warfare serisi ile dünyada askeri fps’in gidişatını belirlemiş bir oyundan bahsediyoruz. Bu arada oyunun sadece singleplayer campaign bölümünü incelediğimi belirtmek isterim. Nazi zombies incelemem de bulunmamakta. Oyunumuz COD WW2.

Oyun 3 Kasım 2017 tarihinde piyasaya Playstation 4, Xbox One ve Microsoft Windows platformları için çıkışını yaptı. Sledgehammer tarafından geliştirilen oyunun klasik olarak Activision tarafından dağıtımı üstlendi. Oyunun tasarlanmasında Glen Schofield ve Michael Condrey büyük katkıda bulundu.

Oyun köklerine geri dönüş yaptı diyebiliriz. Zamanında Call Of Duty 1 ve 2 ile de büyük başarı elde eden seri, bu oyunda da Call of Duty 2‘yle aynı temaya sahip, 2. Dünya Savaşı. Öncelikle oyun 2. Dünya Savaşı’nı anlatıyor demiştik. Battlefield 1 gibi tarihi olaylar oyuna yerleştirilmiş, ancak Battlefield 1 kadar geniş bir tarihi anlatış ve gerçekçilik yok, onu belirtmek istiyorum. Genel olarak 2. Dünya Savaşı’nda yaşanan olaylar anlatılırken, oyun içi de kendine özgün senaryoya sahip. Özellikle karakterimizin yaşadıkları, arkadaş bağları gayet etkileyici olmuş. Karakterimizin ailesine olan özlemi, duygusal bağı, askeri birliğiyle yaşadığı sıkıntılar ve daha bir sürü duygusal yönden gerçekçi bağlar bizleri karşılıyor. Bence tarihi bir olayı anlatırken arka planda böyle iç bir senaryonun olması gayet başarılı olmuş ve çok iyi anlatılmış. Oyunda bir Amerikan birliğinde bulunan askeri oynuyoruz ve adımız Daniels.

Oyunda göze çarpan yeniliklerden bahsedecek olursak; arkadaşlarımızdan mermi, sağlık paketi gibi bir sürü askeri yardım isteyebiliyoruz. Bu, savaşta birlik ve beraberliğin önemini gayet iyi anlatmış ancak sağlık paketi konusunda arkadaşlarımızdan aldığımız paketler bizlere pek fayda sağlamıyor çünkü sağlık paketimiz bir türlü bitmiyor zaten. Oyunda çok fazla sağlık paketi ihtiyacı duymadım çünkü sağlık paketi tuşuna bastığımda elimde hep bulunmaktaydı. Oyun boyunca maksimum toplasak 6-7 kere sağlık paketi istemişimdir ancak mermi yardımı gayet iyi olmuş, oyun boyunca bana büyük bir yardım sağladığını söyleyebilirim.

Yapay zekaya gelicek olursak herhangi bir gelişme göremedim. Klasik bir Call Of Duty yapay zekası. Düşmanların arasına girip zor modda oynasanız dahi çok fazla zorlanmadan katliam yapıp oynadığınız chapteri rahat bir şekilde geçebiliyorsunuz. Yapımcıların oyun çıkmadan önce çok zorlanacaksınız, çok kolay öleceksiniz gibi söylemleri pek de doğru değilmiş, bunu anladık burada. Tabii benim gibi hızlı oyun sevenler için çok iyi bir nokta bu. Oyun boyunca bol aksiyonlu, bol katliamlı, bol patlamalı bir macera yaşadım ve bu çok keyifliydi. Bu arada Modern Warfare‘deki yapay zeka kadar kötü olmadığını söylemek lazım. Modern Warfare‘de bütün takım arkadaşlarınız sizin önden gidip çatışmayı başlatmanızı isterken bu oyunda bu olay o kadar göze çarpmamış. Savaş esnasında takım arkadaşlarınız da gayet iyi işler çıkarabiliyor.

Atmosfer ve bizlere sunulan grafiğe değinecek olursak eğer, çok iyi olduğunu söyleyemem, ancak benim için gayet yeterli ve kötü olmayan bir grafiğe sahip. Savaş atmosferi Call Of Duty serisinin en iyi başardığı konu zaten ve bu oyunda da savaş atmosferi gayet güzel yansıtılmış. Silahların da hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Bolca çeşit silah var ve bunlar gerçekten 2. Dünya Savaşı’nda kullanılmış silahlar. Dokuları ve şekilleri çok başarılı. Oyunun uzunluğuna bakacak olursak ideal bir Call Of Duty serisinden ortalama 1 saat daha kısa. Tek oturuşta gayet rahat bitirebileceğiniz bir oyun. Bu kadar kısa olmasına rağmen içinin dolu olmasını beğendiğimi söyleyebilirim. Tank savaşları, uçak savaşları, keskin nişancı görevleri ve bol bol savaş tarzı güzelce yansıtılmış.

 

Dikkatimi çeken bir özellik ise şu, bir görevde sivilleri kurtarıyoruz ve aralarında bir kız çocuğu var. Bu gerçekten çocukların savaş alanlarında bulunduğu gerçeğini bizlere tekrardan gösteriyor ve savaşın ne kadar acı verici, dehşet veren bir şey olduğunu bizlere bir kez daha kanıtlıyor. Kadın karakterlere Battlefield 1‘de rastlamıştık. Cod WW2‘de de kadın karakterler görebiliyoruz hatta bir bölüm boyunca kadın bir karakteri yönetiyoruz.

Yavaş yavaş incelemenin sonuna gelmek istiyorum. Fikirlerimi sizlere yansıttım ve son olarak oyunun İnfinite Warfare‘den sonra çok başarılı bir yükseliş yaşadığını söyleyebilirim. Bu sene askeri fps piyasasında yüksek yerlerde görebileceğimize inanıyorum. Sizler oyunu oynadınız mı? Oynadıysanız ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda fikirlerinizi belirtmeyi unutmayın, kendinize iyi bakın efendim, hoşçakalın!

 


1 YORUM

  1. Bu serinin devamında çıkan bir oyun olmasını bir kenara bırakırsak, tarihi anlattığı için en önemli boşluk SSCB ye oyunda neredeyse hiç hatta hiç yer verilmemesi. Nerede o patates veren Sovyet komutanı nerede ABD askerliği 🙂 Bilinçli bir hamle olduğu kanısındayım. Tarih yazımı eğitim sistemi yetmezmiş gibi oyun dünyasında da yeniden yapılmakta.

Düşüncelerin bizler ve okuyucular için değerli olacaktır.