in

Control İncelemesi

Max Payne, Alan Wake ve Quantum Break gibi oyunlardan tanıdığımız video oyun geliştirici şirketi Remedy Entertainment tarafından geliştirilen Control, ilk olarak E3 2018’de duyuruldu. 27 Ağustos 2019 tarihinde çıkışını yapan Control, bugünkü inceleme konuğumuz.

GİRİŞ

Remedy’nin oyunlarına baktığımızda çoğunda gizemli bir hikaye ve karanlık bir tema olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Max Payne, acı dolu ve karanlık bir hikayeyi bizlere anlatıyor. Alan Wake ise daha gerilim dolu, korku temalı ve gizemin çokça bulunduğu bir oyun tarzına sahip. Remedy’nin en son çıkardığı Quantum Break ise yapı olarak Control’e en çok benzeyen oyun. Quantum Break ise gizemli hikayesi, etkileyici atmosferi sayesinde Remedy’nin sağlam oyunlarından bir tanesi. Remedy, iyi yaptığı bu tarz temalı oyunları geliştirmeye devam ediyor. Oyunumuz Control’de de gizemli bir hikaye, etkileyici bir atmsofer, gergin sahneler görmek mümkün. Remedy’nin en iyi yaptığı şeylerden birisi ise karakter tasviri. Control’de bu biraz daha zayıf gibi dursada ana karakterimizin tasviri, gelişimi ve ruhsal durumunu bir şekilde oyuncuya yansıtmaya çalışmışlar. Oyunumuz 27 Ağustos 2019’da çıktı ve incelemesi bugün sizlerle. Girişi tamamladıysak vakit kaybetmeden incelememize başlayalım. Unutmadan, incelememiz ufak veya ağır spoilerlar içerebilir bilginiz olsun. Keyifli okumalar.

Oyun adı: Control

İlk piyasaya sürülme tarihi: 27 Ağustos 2019

Direktör: Mikael Kasurinen

Mod: Tek oyunculu oyun

Geliştirici: Remedy Entertainment

Platformlar: PlayStation 4, Xbox One

Türler: Üçüncü şahıs nişancı, Aksiyon-macera oyunu

NE ANLATIYOR BU OYUN?

Ana karakterimiz Jesse Faden, küçükken kardeşi Dylan ile birlikte doğaüstü bir olay ile karşılaşıyorlar. Oyunun geçtiği evrende, Amerika’da paranatural olayları inceleyip bunlara neden olan nesneleri, insanları kontrol altında tutmaya çalışan bir büro yer alıyor. FBC(Federal Kontrol Bürosu) adına sahip bu büro, Jesse ve kardeşi Dylan’ın bu olayı yaşaması üzerine kendilerine ulaşmaya çalışıyor ancak Jesse bir şekilde kaçmayı başarsa da kardeşi Dylan, FBC tarafından yakalanıyor ve büroya hapsediliyor. Bu büroda buzdolabından tutun, video kasetlerine kadar bir sürü nesne doğanın düzenini bozmamaları için kontrol altında tutuluyor. Dylan’ın ismini koda dönüştürüp P6 olarak değiştiriyorlar ve bir nevi Dylan kontrol deneği oluyor. Geçmişte yaşadığı bu korkunç ve doğaüstü olaylar sonrası ana karakterimiz Jesse Faden, kardeşi Dylan’ı kurtarmak için bu yere gidiyor ama Jesse’yi bekleyen oldukça fazla gizemli bir sürü şey var. Jesse, kardeşini ararken küçükken yaşadıkları olaylarla bir nevi bağlantılı bir şekilde ortaya çıkan, bu yerin mücadele ettiği Hiss adlı dünya dışı tehdit ile karşılaşmak zorunda. Jesse, eski büro direktörünün intiharı ile karşılaşıyor ve kendini bir anda yeni direktör olarak buluyor. Yeni direktör olarak Hiss ile mücadele ederken, kendi özel güçlerini kazanıyor, keşfediyor ve daha da güçleniyor. Bir yandan tüm bu olayları çözmeye çalışan Jesse Faden, bir yandan da kardeşi Dylan’ı bulmak zorunda. Jesse Faden’in gizemli ve zorlu macerasına hoşgeldiniz.

OYNANIŞ NASIL?

Oyunun oynanış kısmı ne iyi ne de kötü olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Oynanış kısmında sıkıntıları olan oyunun, iyi yanları da mevcut. Oyundaki aksiyon oldukça akıcı. Aksiyon akıcılığı özellike aksiyon amaçlayan oyunlarda oldukça önemli bir husus. Özellike Jesse’nin yetenekleri oynanışı çok iyi kılıyor. Telekinezi, evade dediğimiz kayarak kaçma hareketi, belirli süreliğine havada süzülme, kalkan açma ve düşmanı kendi tarafına çekme gibi yetenekler oynanış çeşitliliğini arttırıyor ve özellikle telekinezi yeteneği inanılmaz bir vuruş hissi sunuyor. Silah çeşitliliği ise biraz daha az.

Oyunun başında intihar eden büro direktörü Trench’in servis silahını alıyoruz ve o silah artık bizim oluyor ve tamamen bize hizmet ediyor. Silah için herhangi bir mermi gerekmiyor. Sadece bekleme süresine sahip servis silahı oyunda ilerledikçe yeni modlara sahip oluyor ve başta pistol özelliği gören bu silah, makineli tüfek ve pompalı silahın mekaniğini sahiplenebiliyor. Yükleme modeli ile çalışan bir silah modu da mevcut. Belirli bir bekleme süresi sonrası silahın gücü birikiyor ve büyük bir güçle ateş ediyor. Bomba atabilen silahımızda mevcut. Yani anlayacağınız bu servis silahımız oyunda ilerledikçe farklı atış modlarına geçiş yapabiliyor. Başta bahsettiğimiz Jesse’nin yetenekleri oyunda ilerledikçe elde ediliyor. Hepsini açabilmek için yan görevleri de yapmamız gerekmekte. Yan görev yapmadıkça kalkan ve kendi tarafına çekme yeteneğini kullanmak mümkün olmuyor. Diğer yetenekleri ana hikayede ilerledikçe görevleri yaparken elde ediyorsunuz. Silahı kullanırken belirli bir atış sayısından sonra silahın tekrar şarj olmasını bekliyorsunuz. Aynı mantıkta yeteneklerimizi kullanırken de enerji seviyemiz azalıyor ve sıfırlanınca belli bir süre bekleyip enerjimizin yerine gelmesini bekliyoruz. Silah ve yetenek ikilisini stratejik olarak ne kadar iyi kullanırsanız o kadar rahat düşman öldürebiliyorsunuz.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Ünlü Atmosferik Korku Oyunu Alan Wake Steam'den Kaldırılıyor!

Büronun içinde farklı yerlerde kasalar buluyorsunuz ve bu kasalar size kişisel mod ve silah modları veriyor. Bu modları kullanarakta silahımıza ek özellikler ekleyip kişisel olarakta enerji ve sağlığımızı destekleyecek ek özellikler kazanabiliyoruz. Ana görevler sonrasında da yetenek puanları kazanıyoruz o puanları kullanarak save bölgelerinde sağlıki enerji, yakın dövüş ve telekinezi özelliğimize puanlar vererek onları geliştirebiliyoruz. Oyunun gidişatı genellikle öldür ve kontrol altına al. Gizemleri çöz ve ilerle şeklinde olmuş. Bulmaca sistemi az da olsa gizemli bir motel içerisinde 3-4 tane bulmaca bölümü oyunda yer alıyor. Save sistemi ise benim için çok sıkıntılı. Gelin biraz save sistemini konuşalım.

BU NASIL SAVE SİSTEMİ?

Oyunda en beğenmediğim sistem save sistemi oldu. Oyunda Dark Souls’ta da kullanılan Bonfire save sistemi var. Belli bir boss dövüşü öncesi bir daire içerisine girip save noktası açıyorsunuz. Aksiyona girdiğiniz belirli bölgelerde de aksiyon sonrası save almanız için bu dairelerden mevcut. Şu ana kadar bir sıkıntı yok gibi duruyor ancak oyunda checkpoint dediğimiz sistem ya hiç yok ya da bize onu sunmuyor. Oyunun oynarken sürekli sağ altta save alındığını gösteren dönen daireyi görüyorsunuz ancak öldüğünüzde alınan saveleri bir kenara koyup bir önceki elinizle açtığınız save noktasından başlıyorsunuz. Dark Souls’tan farklı olarak, o bölgedeki düşmanları temizlediyseniz oyun save alıp o düşmanları bir daha karşınıza çıkarmıyor ama olurda bir sonraki elle save açacağınız bölgeye gelmeden ölürseniz. en son açtığınız save noktasından sizi başlatıp kaldığınız yere boş boş koşarak gitmeniz gerek. Bu save noktaları arasında hızlı seyahat yapma imkanınız da mevcut. Bu sistem oyunun oynanış dinamiğini sarsıyor. Günümüz oyunlarında kullanılan checkpoint sistemi biz oyunculara oldukça kolaylık sağlıyor ve Remedy daha önceki oyunlarında save sistemini oldukça güzel bir şekilde sunmuştu. Bu sistemi Control’ün gizemli atmosferi ve oyunun hikayesinden kopmamak için mi yapmışlar emin değilim açıkçası. Bana göre save sistemi kötü arkadaşlar.

DÜŞMAN ÖLDÜR VE SAĞLIK KAZAN!

Oyunda ki sağlık sistemi de oynanışın akıcılığını etkileyen bir sistem. Genelde oyunlarda canınız azaldığında ekran kırmızıya döner ve belli bir süre hasar almadığınızda canınız eski haline döner. Her oyunda tabii ki de bunu istemiyoruz ancak Control’ün yapısına göre böyle bir sistem olması gerekiyordu bence. Oyundaki sağlık sistemi Wolfenstein’de kullanılan sistemin aynısı. Düşman öldürdükçe canınız artıyor ve düşmanın yanına gitmezseniz sağlığınız artmıyor. Düşman öldükten sonra yere sağlık molekülleri düşüyor ve bunları toplayarak sağlık barınızı toparlıyorsunuz. Sürekli öldürdüğünüz adamın yanına gidip sağlık barınızı doldurmaya çalışmak belli bir süre sonra canınızı sıkmaya başlıyor. Uzaktan öldürdüğünüz bir düşmandan düşen sağlık moleküllerini alamıyorsunuz ve sağlığınız az ise mutlaka onun yanına gidip o molekülleri almanız gerek. Bu da oynanışı tabii ki de baltalıyor. Özellikle çift katlı mekanlarda alt kattaki bir düşmanı öldürdükten sonra illa alt kata inmenizin gerekmesi oldukça can sıkıcı. Bunun için bir yetenek var mı bilmiyorum ancak düşmanları öldürdükten sonra belirli bir uzaklığa kadar molekülleri bize doğru direk gelse çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum.

ZORLUK SEVİYESİ NEREDE?

Evet. Oyunda zorluk seviyesi bulunmamakta. Oyuna pat diye girip oynamaya başlıyorsunuz. Özellikle save sistemi ve sağlık barı sistemi gibi oynanışı baltalayan bazı sorunlar olunca, oyun bazı mücadelelerde iyice zorlaşıyor bu da bazı oyuncuların canını sıkabilir. En az 3 zorluk modunun koyulması taraftarıyım ben. Bazı bölümler gerçekten illet olabiliyor.

NADİR GÖRÜLEN BİR AÇIK DÜNYA!

Açık dünya günümüz oyunlarında sıkça görebileceğimiz bir şey ancak bu oyundaki diğerlerinden biraz daha farklı. Oyunumuz kapalı alanda bir açık dünyaya sahip. İncelemenin başında bahsettiğimiz FBC(Federal Kontrol Bürosu) o kadar büyük ki resmen bize açık bir dünya sunuyor. Büronun içinden deney tesisleri, hücreler, yemekhaneler, araştırma merkezleri, ofisler, madenler gibi bir sürü mekan çıkıyor ve oyunun sunduğu bu kapalı bir mekanda geçen açık dünya deneyimine sahip olup keşifler yapabiliyorsunuz. Oyunn bir nevi açık dünya olunca yönlendirme sisteminin de iyi olması gerekiyor ancak Control bu sistemi pek oturtamamış. Save noktalarının sunduğu hızlı seyahat sistemi bu keşif sistemini baltalıyor ve görevi track ettğimizde sadece görev bölgesi haritada sarı renkle belirtiliyor. Bizi gitmemiz gereken yere yönlendirme mevcut değil ve bu da zaten aşırı büyük bu büronun içinde kaybolmamıza, save noktalarının sunduğu kolaylığı direk kullanıp keşif yapmayı ihmal etmemize neden oluyor.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Darksiders Warmastered Edition (Remastered)

HİKAYE SUNUMU VE DİYALOGLAR

Remedy’nin daha önceki Max Payne ve Alan Wake gibi oyunlarında başarılı bir hikaye sunumu olduğunu biliyoruz ancak Remedy, maalesef Control’da bu yeteneğini kullanamamış. Hikaye çok özensiz anlatılıyor. Gizemli, gerilim ve merak dolu hikayeyi bizlere güzel bir şekilde anlatamadığı için hikayeye kendimizi bağlayamıyoruz. Diyalogların ve karakter mimiklerinin yapay olması nedeniyle hikayeyi dinleme isteğimiz iyice azalıyor. Özellikle Jesse’nin kendi içinden konuştuğu sahnelerde ki mimikleri başarılı olmamış. Bizim karakter ile bir bağ kurmamızı ve karakterin zihnine katılmamızı sağlamak istemişler ancak pekte olmamış gibi diye düşünüyorum. Hikaye kenarda köşede buldğunuz araştırma dosyaları ve Remedy’nin sevdiği bir şey olan kaset kayıtları sayesinde anlaşılmaya başlıyor. Yani oyunu tam anlamıyla anlamak için tüm bu uzun ve İngilizce notları okumalı ve tüm kayıtları izlemelisiniz. Alan Wake’ten hatırlayacağınız üzere televizyon kayıtları ve kitap sayfaları hikayenin oldukça şekillenmesini sağlıyor. Remedy, Control’de hikaye sunumunu bu yoldan bizlere sunuyor. Başarılı mı bence hayır.

SES-MÜZİK VE GRAFİK-ATMOSFER

Oyundaki müzik oranının oldukça az olduğunu söyleyebilirim. Genelde aksiyona girdiğinizde sürekli gerilim ve biraz tempoya sahip bir müzik duyuyorsunuz. Onun dışında büro içinde bulduğunuz radyolardan müzikler açabiliyoruz. Müzik demişken oyunun ana menüsünde fark ettğim bir seçenek oldu. Telifli müzikleri o seçenek yardımıyla kapayabiliyorsunuz. Remedy, yayıncıları ve içerik üreticilerini düşünmüş olsa gerek ki böyle bir seçenek eklemiş. Bunların dışında atmosfer oldukça güzel olmuş diyebilirim. Oyunun grafikleri de oldukça yeterli ve bu atmosferi bizlere en iyi şekilde sunmak için oldukça uygun. Oyunun RTX desteğinin de olması grafik ve atmosfer kalitesini daha da arttıracaktır. Remedy zaten atmosfer konusunda oldukça başarılı bir şirket. Bu oyunda da büronun içinde ki gizem dolu mekanların atmosferi oldukça güzel yansıtılmış. Oyunun sonlarına doğru bazı böümlerde, metal ağırlıklı müzikler duydum ancak oyunun genelinde müzik çok fazla yok. Gerilim ve hikayeye bağlanma konusunda müziğin az olması bu oyun için doğru tercih denebilir. Atmosfere dediğim gibi diyecek bir şey yok. Oldukça başarılı olmuş.

FİYAT-PERFORMANS

Geldik en önemli konulardan bir tanesine. Ülkemizde malum oyun fiyatları aldı başını gidiyor. Özellikle Remedy gibi bir firmadan çıkacak oyunun pahalı olmasını bekleyebilirsiniz ancak oyun PC için ilk olarak Epic Games Store’da satışa sunuldu. Ön sipariş döneminde 32 TL’ye kadar düşen Control, şu an 99 TL’ye satın alınabiliyor. İlerki Epic Games indirimlerinde de fiyatının düşme ihtimalı oldukça yüksek. Oyunun howlongtobeat verilerine göre ana hikaye uzunluğu 11 saat. Yan görevlerin hepsini yapıp oyunda ki herşeyi tamamlamak isteyenler içinse 23 saate kadar uzunluk sunuluyor. Açıkçası 11 saatlik uzunluğa göre 99 TL oldukça iyi bir fiyat. Oyunun Playstation ve Xbox fiyatları ise pek iç açıcı değil. Oyun Playstation 4 için 256 TL, Xbox One fiyatı ise 359 TL. Oyunun en uygun fiyatlı platformu PC yani anlayacağınız. PC için konuşacak olursak fiyat performans oranı yüksek bir oyun.
ARTILAR

  • Başarılı aksiyon ve vuruş hissi mevcut.
  • Grafikler ve atmosfer oldukça yeterli ve oyuncuyu çekiyor.
  • Fiyat performans oranı PC için oldukça yüksek.
  • Sunulan silah modları ve özel yetenekler oynanışı başarılı kılıyor.
  • Gizemli ve karanlık tema bu oyunda da korunmuş. Remedy bunu başarılı yapıyor.

EKSİLER

  • Kötü save sistemi. Bonfire mantığı olmamış.
  • Kötü hikaye sunumu ve karakter mimikleri.
  • Oynanışta sağlık barı sorunu ve zorluk seviyesinin olmayışı.
  • Performans ve optimizasyon sorunları.
  • Ülkemizde Playstation 4 ve Xbox One için oldukça pahalı olması. 11 saatlik bir oyun için fazla

SON KARAR: Control Ağustos ayını sonlandırırken sonbahar mevsimine ısınma niteliğinde bir oyun olmuş diyebiliriz. Remedy’nin ortalama seviyede bir oyunu. Ne iyi ne de çok kötü. PC için fiyat performans oranı ile Ağustos ayına güzel bir kapanış yapılmış. Remedy’nin oyunlarını sevenler mutlaka oynamalı. Diğer oyuncularda iyi bir araştırma sonrası eğer oyunu beğenirse bu uygun fiyattan faydalanıp bu deneyimi yaşayabilir.

OAGTR OYUN PUANI: 65/100

2 Yorum

Bir Cevap Yaz
  1. Oyunu çok yermişsin, halbuki save sistemi ve hikaye sunumu hariç çok güzel bir oyun. Hikaye daha iyi sunulsa çoğu kişinin ilgisini çekerdi bence… Bu arada en az ama en az 70’i hak ediyor oyun.

    • Save sistemi ve hikaye sunumu, oyun deneyimini oldukça baltalamış. Remedy’den beklentimin daha yüksek olması sebebiyle yermek zorunda kaldım. Aksiyonun akıcılığı, grafik ve atmosferin başarısı oyunu sırtlayan iki faktör. Bunları toplayınca da 65 e kadar çıkabildim dostum. Control yerine 1 sene daha bekleyip Alan Wake 2 görmek isterdim açıkçası. Ara sıcak bir oyun olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

https://oagtr.com/anasayfa/sabit-disk-alirk…lmesi-gerekenler/ ‎

Sabit Disk Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler!

They Are Billions – İnceleme