in

Darkest Dungeon Strateji Rehberi 2. Bölüm

Arkadaşlar merhaba. Darkest Dungeon ile ilgili 3. ve muhtemelen son yazımız ile beraberiz. İlk yazı ile tanıttığımız, ikinci yazı ile taktik verdiğimiz ve birkaç detaya daha değineceğimiz üçüncü yazımız halkanın son kısmı. Yerim dar (aslında değil) olduğundan giriş kısmını geçiyor ve sizleri yazıya buyur ediyorum.

Ama efendim, kendi adamlarımızı da vurmuş olmaz mıyız?

Bazı zamanlarda (hatta oynadığınız zamanın yarısında) işler istediğiniz gibi gitmeyecek; kahramalarınız hastalığa yakalanacaklar, delirecekler ve tabii nihai sonlarıyla buluşacaklar. Ölüm hariç (bir ölüme çare yok) geri kalan her şeyi para karşılığında düzeltebiliyorsunuz. Benim bu noktadaki tavsiyem, yakın zamanda kullanmayı düşünmediğiniz kahramanlardan en çok kullandıklarınıza kadar hepsini “aksiyona hazır” tutmanız. Yani eğer negatif bir özellik aldılarsa bunları mümkün olduğunca tedavi ettirmeniz. Çünkü görevden göreve ne tür adamlar kullanacağınız değişiyor ve işi çok iyi yapabilecek olan adamı o iş için alacakken bir bakıyorsunuz Joker’e bağlamış deli deli etrafta geziniyor. Hadi işin yoksa bir hafta bu adamın iyileşmesini bekle.

Pardon, şuradan bir kılıcı düşmana doğru uzatabilir misiniz?

Maalesef ki herkesi mutlu etmek ya da herkesin hayatta kalması gibi bir durum söz konusu değil. Mutlaka ölenler ya da ölmekten beter duruma gelecek kişiler olacak. Bu kısımda biraz şeytani davranmak gerekiyor; bazıları yıkılacak ki diğer adamlarınız yükselsin. Yükselecek yaklaşık 4-5 adam belirleyin devamlı bu adamlara yatırım yapın. En çok exp’li ve çok zor olmayan görevleri bu arkadaşlara verin ki seviye atlasınlar güzel özellikler alsınlar. Hana girip “Sen, sen, sen bir de sen. Benimle gelin.” Dediğinizde geldikleri için (para ödemiyoruz yani kendilerine) adam almaktan ve deneyimsiz olanların ölmesinden çekinmeyin. Oyun zamanı ile dört seneden fazla zamanda bitirdim, mezarlıkta belki yüz kadar şehit yatıyor. Bunlar olması gereken şeyler.

Çok “gaming” yapmak istemiyorum ama yukarıdaki yol ile oldukça kara geçebilirsiniz; diyelim ki güzel bir parti kurdunuz, görev de var, her şey güzel. Ama o da ne? Bir baktınız ki kurduğunuz takım 3 kişi olmuş, zindana dördüncü lazım. Ama uygun bir dördüncü adamınız yok. Hemen gidiyoruz hana alıyoruz dördüncüyü giriyoruz zindana. Dördüncü sadece konum olarak (arkada biri eksikse arkada, önde biri eksikse önde gibi) dursa biraz saldırsa, dövüşse yeter. Unutmayın bu adamı sadece yem olsun diye, ya da gruptaki diğer elemanlara destek olsun diye aldık, yani kolayca ölüme yollanabilir. Tabi mümkünse haritanın sonuna kadar dayanması daha iyi olur çünkü ölümü moral bozmaya sebebiyet verebilir. Unutmayın fedakarlık olmadan savaş kazanılmaz. Hele ki bu sonsuz zindanlarda…

İlk 11 Önemli

Bir sonraki görev için gönüllü var mı? Hayır geçen grup kaybolup öldüler. Hayır önceki grup da zehirlendiler. Yani görevde bir tehlike yok…vallahi ya…

Oyunda ilerledikçe yüksek seviyeli adamlarınız olacak. (diye umut ediyorum) Mümkünse her sınıftan adamınız olsun. Çünkü özellikle Boss’lara karşı birbirinden çok farklı kombinasyonlar uygulayabilirsiniz. Ve gerçekten de bu tür kombinasyonlar olmadan bazı yerlerin geçilmesi imkansız olduğunu söyleyebilirim. Oyunda mutlaka bazı sınıflara aşık olacak bazılarına ise “meh” diyeceksiniz. Aşık olduğunuz sınıfların hatta ismine özel karakterlerin neler yapıp neler yapamadıklarını bilin. Zayıflıkları varsa (stres ya da kötü ekipman gibi) bunları gidermeye çalışın. Adamlarım tüm potansiyelini göstermeleri için destekleyin onları. Öpün, sevin, şefkat gösterin…

Meşalenin Işığı Söner

Yazımı bitirirken verebileceğim son tavsiye sabırlı olmanız. Oyunu sık sık oynayabilirsiniz ancak “başına otururum, bitirir kalkarım.” tadında bir görüşünüz olmasın. Az yer kaplayan ancak bitirmeyi kafaya koyarsanız aylarınızı alabilecek bir oyun ile karşı karşıya olduğunuzu, milim milim ilerlemek zorunda olduğunuzu unutmayın. Lütfen klavye ve fareler ekranlara doğru fırlatılmasın. Ördekler ölmesin. Haftaya (belki daha da erken olur) yeni yazımızda buluşmak üzere. O zamana kadar ışığınız bol olsun, şansınız iyi gitsin.

ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

Yazar: Seçkin Özcan

Yeditepe Üni, Siyaset Bilim Uluslar arası İlişkiler mezunu, yükseklisanslı, eski çapkın. Frp ve Oyun tutkunu. Hafif miskin ve en az kedisi kadar temiz. Birinci adam değil, ikinci adam. Bir Batman değil, ama bir Robin. Ulaşmak için face'i var. Sohbete bekleriz.

Call of Duty: WW2 Resmi Olarak Onaylandı!

Paladins İçin Yeni Bir Şampiyon: Seris