Bazen oynadığımız oyunlarda karakterlerin yerinde olmak isteriz, anlaşılan The Foregone Syndicate‘de bizimle aynı şekilde düşünmüş. DESYNC içerisindeki karakterimiz, gerçekten biz oyunun içine girmişiz gibi yansıtılmış ve bana kalırsa gayet hoş olmuş. Hatta öyle ki öldüğümüz ve yeniden dirildiğimiz zaman karşımıza “bağlantınız koptu” ve “yeniden bağlanıldı” şeklinde uyarılar çıkıyor.


Basitçe özetlemek gerekirse adeta VR gözlüğüne ihtiyaç duymadan VR oyunu oynamaya benziyor. Ekranda beliren yazılar ve oyunu oynayış şeklimiz tam olarak bunu yansıtıyor. Oyunun oldukça dijital bir teması var. Oyunda kendimizi bölüm bölüm umarsızca savaşıp oyunu bitirmeye çalışan bir karakter olarak görüyoruz (aklıma biraz da Sword Art Online geldi).

Sizin de fark edeceğiniz üzere oyunun kendisi pek bir karanlık; yaratıklar olsun, silahlar olsun, haritalar olsun genel olarak koyu tonlarla oluşturulmuş. Ha kötü mü peki? Bence değil ama bazen yön algınızı şaşırmanıza sebep olabiliyor (en azından bende oluyordu).

Oyun içerisinde tahmin edeceğiniz gibi bir çok farklı düşmanla çarpışıyoruz ve her ilerlediğimizde karşımıza daha da farklı düşmanlar çıkıyor. Her yeni düşmanla karşılaştığınızda “Daha kanser bir şey olamaz galiba.” diye düşünürken oyunumuz bizi her defasında şaşırtmayı başarıyor. Yaratıkların yeterince sinir bozucu olması yetmezmiş gibi bir de aynı düşmanların boya kabına batırılıp çıkmış gibi renkli fakat zırhlı halleri karşımıza çıkıyor.

Oyunumuz, artıp duran düşmanlarımız karşısında bize bölümler içerisinde ilerledikçe elde ettiğimiz silahlarımızın özelliklerini yükseltme imkanı sunuyor. Doğrusunu söylemek gerekirse oyunda, bitirdiğimiz haritaları tekrar oynamamızı isteyen bir sistem olduğunu düşünüyorum. “Neden?” diye soracak olursanız, bölüm içerisinde ilerledikçe biriktirdiğimiz fragmentlar ile daha fazla hız, hasar vb. özellikleri açıyoruz, ardından açtığımız özellikleri silahımıza takmak için işliyoruz. Sonrasında her silahımıza tek tek işlediğimiz özelliği takmak için bölme açıyoruz ve her bölme için ekstradan fragment veriyoruz, bir süre sonra açtığımız özellikler ilerleyen haritalara yetersiz geldiği için bir üst özelliği açmamız gerekiyor ve bu bahsettiğim her şey bizden fragment istiyor.

Kısacası oyunumuz oynanılabilirliğini biraz daha uzatmak için ufak tefek yollara başvurmuş, bölümlerin çabuk bitmesi işimizi kolaylaştırsa da aynı bölümleri tekrar yapmak bir zaman sonra kabak tadı veriyor.

Öldüğümüz de tam olarak böyle bir senaryo ile karşılaşıyoruz.

Düşmanlarla savaşmayı kolaylaştıran yollardan biri de ekstra özellikler. Ekstra özellikler düşmanlarla çarpıştıkça ekranın altında 2 farklı bar üzerinden doluyor ve tamamen dolduğunda kullanıma hazır oluyor. Bu özellikleri, oyunun kritik anlarında can kurtaran olarak düşünebilirsiniz. 2 farklı türde özellik mevcut. Biri, dolar dolmaz belli bir oranda can yenileme, daha seri ateş etme vb. kısa süreli özellikler sağlarken diğeri ise aktif bir şekilde boşta olan diğer elinize fazladan bir ekipman sağlıyor ve bu ekipmanlar da kendi içerisinde değişiklik gösterebiliyor. Örneğin; bir kalkan takıp kendinizi koruyabilir ya da ekstradan 1 silah daha alıp katliamın dozajını arttırabilirsiniz.

Bölüm içerisindeyken, canınızın derdinde oradan oraya dash atıp fırıl fırıl dönerken müziklere pek dikkat edemiyorsunuz (en azından ben edemiyordum…) ve eğer sizde benim gibi oynanış hızı ve atraksiyonu yüksek FPS oyunlarında çok iyi değilseniz bölümde müzik olduğunu bile fark etmeyebilirsiniz. Fakat bu tarz bir oyuna alışık bir oyuncuysanız ve hıza ayak uydurabiliyorsanız oynanış ve müziğin birleşimi olarak ortaya hoş bir tatmin duygusu çıkartıyor.

Genel hatları göz önünde bulundurduğumuzda oyunumuzun sahip olduğu tema farklı bir FPS deneyimi yaşamanıza olanak sağlıyor ama yine de oyunun kendine has bir zorluğu var. Her düşman için değişik stratejiler düşünmek zorunda kalabilirsiniz. Bu durum, oyunun sahip olduğu hızlı oynayışı göz önünde bulundurunca, zevkli olacaktır.


Düşüncelerin bizler ve okuyucular için değerli olacaktır.