Echo, temelinde günümüz dünyasındaki yapay zeka konseptinin oyunda vücut bulmuş hali diyebiliriz. Oyun, yapay zekaların insanlar ile etkileşimini ve bunun sonrasında kendi kendilerini geliştirmesi ve insanları öldürme düşüncesini konu alıyor.


Karakterimiz 1 asırlık uykusundan uyandıktan sonra bilinen bir efsaneyi doğrulamak ve kendi amaçlarını gerçekleştirmek adına “Saray” adı verilen tamamı gezegenden oluşan bir mekana atıverir kendini. Odalardan odaya koşturup, uçsuz bucaksız sarayın sırrını çözmek nihai amacı haline gelmiştir. Dışarıdan ilk bakıldığında sadece bir saraydan ibaret olsa da içinde yatan gerçeklik oldukça korkutucudur ve çözmek de karakterimize kalmış durumdadır. Bu arada söylemeden geçmeyeyim, karakterimizi Jon Snow’un eski sevgilisi Ygritte’in aktrisi Rose Leslie seslendiriyor.

Saraydan bahsetmiştik. Genel olarak saraya varıp, sarayın sistemlerini aktif ettiğimiz zamana kadar olan süre oyunun başlangıç kısmını oluşturuyor ve açık konuşmak gerekirse biraz zaman alıyor. Oyunun başlarında aheste aheste ilerleyip etrafı keşfederken saraya ulaştığımızda oyunla ilgili her şey değişiyor ve aslında oyunun daha yeni başladığı gerçeği ile yüz yüze kalıyoruz.

Sarayın sistemlerini aktifleştirdiğimizde sistemler stabil ve düzgün bir şekilde çalışmıyor. Ortalama 3-4 dakikada bir saray kendini yeniden başlatıyor ve birkaç yeniden başlatmadan sonra karakterimizin kopyalarını yaratmaya başlıyor (Yapay zeka konseptinden kastım buydu.). Yaratılan kopyalar ilk zamanlarda ayakta bile duramazken her kesinti ve yeniden başlatmadan sonra kopyalar biraz daha karakterimize benzemeye ve uyumlu olmaya başlıyorlar. Elektrik kesintisinden önce yaptığımız her hareketi saray kendi sistemine kopyalıyor ve elektrik kesintisi yaptıktan sonra bu hareketleri klonlarını geliştirmek için kullanıyor. Yaptığınız temel hareketlerden (eğilme, kalkma, koşma vs.) silah kullanma gibi spesifik hareketlere kadar hepsi kopyalanıyor fakat bu işi avantaja çevirmek de kendi elinizde. Nasıl yani? Şöyle ki; elektrik kesintilerinden önce boş işler ile oyalanmak aynı şekilde klonları da etkiliyor. Örneğin; piyano çalmak veya harp çalmak aynı şekilde klonların da bu işin başında oyalanıp size ekstradan vakit kazanmanızı sağlıyor ve elektrik kesintisi olduğunda sarayın bir zayıf noktası ortaya çıkıyor. Elektrik kesintisi sürecinde saray hiçbir şekilde hareketlerinizi kopyalayamıyor ve yapabileceğiniz birçok şeyin sınırı kalkmış oluyor.

Echo, ne kadar da zengin görsellere ve yaratıcı bir temaya sahip olsa da bir süre sonra her şey rutinleşmeye başlıyor. Etraftaki klonların sayısının çokluğundan dolayı gizlilik işi her zaman zor oluyor ve oyun sadece anahtar al, götür, kapıları aç, uzun koridorlardan ilerle ve biraz daha klonlarla uğraştan ibaret oluyor. Hikaye, oynanışın biraz daha arka planında kalıyor ve basit bir şekilde ilerliyor. Bir süre sonra elde etmişlik hissiyatı ortadan kalkıyor. İlk saatlerde gözünüze ilginç gelen her şeyi oyunun sonlarına doğru hala aynı şekilde devam ediyor olmak insanı biraz sıkmaya başlıyor. Echo, bu değişik temasını biraz daha geliştirebilseydi şu anki durumundan çok daha iyi bir yere gelebilirdi.


Düşüncelerin bizler ve okuyucular için değerli olacaktır.