in

Furi İncelemesi

Bullet Hell oyunlarının nasıl olduğunu bilirsiniz. Her zaman oyuncuyu sonuna kadar zorlayan oynanış stili ile bilinirler ve her zaman da böyle olmuştur. Furi de aynı doğrultuda ilerleyip Bullet Hell ve Hack & Slash temalarını harmanlayıp karşımıza adeta bir şaheser çıkarmış. Oyun içerisinde ilerleyişimiz bulunduğumuz katların gardiyanıyla savaşıp kazanmamıza bağlı olarak ilerliyor.

Her gardiyan kendine has bir dövüş sistemine sahip ve savaştaki başarımız bu dövüş sistemine ne kadar ayak uydurabildiğimiz ve ne kadar üstün gelebildiğimiz ile belirleniyor. Nitekim doğru yerde gardiyanın hamlelerine karşılık verebilirsek bu hem karşı saldırı için bize bir açıklık sağlarken canımızın da bir kısmının yenilenmesini sağlıyor. Gardiyanlarla olan savaşımız 1’den fazla bölümlerden oluşuyor. Örneğin, gardiyanın canı x5’iken x4’e indirdiğimizde dövüş şekli biraz daha farklı bir hal alıyor ve başa çıkılması daha zor bir hale geliyor.

KİMİN NESİ BU GARDİYANLAR

Oyunun hikayesi ilk bakışta oldukça basit görünüyor. Biz bir suçluyuz ve hapishaneye kapatılıyoruz özgürlüğe kavuşmanın tek yolu iste her kat da bizi öldürmek veya geri içeri tıkmak için bekleyen gardiyanlarla mücadele etmek. Fakat oyunda ilerledikçe her zaman işlerin bundan biraz daha fazlası olduğunu düşünmeden edememiştim ve haklı çıktım da…
Oyunun sonunda vereceğimiz karar oyunu nasıl bitireceğimizi tam anlamıyla etkiliyor. Yapımcı ekip oyunu nasıl bitirmek istediğimizi bizzat bize bırakmış durumda. Bir kahraman olarak veya bir suçlu olarak anılmak bizim elimizde. (Kahraman olarak bitirmek gerçekten çok yorucu benden söylemesi.)

Oyunun içerisinde tam olarak 3 farklı son bulunuyor. Bunlardan 2 tanesi bahsettiğim üzere seçebildiğimiz iyi veya kötü son, diğeri ise oyunun ortalarında erişebildiğiniz gizli bir son. Oyunun basit bir “Bullet Hell” oyunundan çok, işin içine hikaye katılıp üstelik farklı sonlarla süslenilmesi çok hoş bir detay olarak göze çarpıyor. Her gardiyanın koruması için üstlendiği katı birbirinden güzel, özellikle bazı zamanlar mekanın güzelliği oyunun müzikleri ile birleşince ne için geldiğinizi unutur hale geliyorsunuz. Aksiyonun eksik olduğu tek sahne gardiyan ile savaşmadan önce yanına ulaşmak için ilerlediğimiz zamanlar. (Bu süreç içerisinde bazı katlarda durup etrafta boş boş dolanıp manzaraları izlediğim doğrudur.)

Gardiyanlar ile dövüşlerimizin 1’den fazla bölümlerden oluştuğundan bahsetmiştik. Bir zaman sonra her gardiyan uzaktan çarpışmayı bırakıp bizimle yakın dövüşe girişiyor. Bu yakın dövüş bana kalırsa en çok dikkat etmeniz gereken yer olacak çünkü aradaki mesafe oldukça kısa. Gardiyanın neredeyse yaptığı her saldırıdan kaçınmanız veya karşılık vermeniz gerekiyor ve en ufak bir hata bile ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.

Ses ve müzik açısından dövüş sırasında giren müzikler beni oldukça eğlendirdi. Dövüşün atmosferine uygun olarak çalması da işin artısı oldu. Kullanılan renk paletleri genellikle dolgun renklerden oluşuyor ve oyunun atmosferine oldukça güzel uyum sağlıyor.

Furi ne kadar zorlayıcı oynanışa sahip olsa da en zor da oynamadığınız sürece eliniz bu tarz oyunlara yatkınsa bir zaman sonra alışıyor ve gardiyanlara daha az ölüp daha hızlı ilerlemeye başlıyorsunuz. Oyun ile ilgili muhtemelen söyleyebileceğim tek eksi özellik bazı durumlarda gardiyanların çoklu saldırıları resmen insanı kör ediyor ve kendi fare imlecinizi bile göremez hale geliyorsunuz.

Bullet Hell ve Hack & Slash’in bir arada bulunduğu Furi, kendi türünün başarılı yapımlarından bir tanesi. Kendinizi zorlayacak bir oyun arıyorsanız fakat aynı zamanda zorluğundan da bıkmak istemiyorsanız Furi aradığınız tat olabilir.

ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

Yazar: Doğukan Başdoğan

18 yaşında, oyun meraklısı, DC hayranı, figür koleksiyoncusu, yazarlığı yeni aşkı olarak gören ve garip moda anlayışı olan bir genç

GameX 2018 Çok Yakında Bizlerle

The Culling 2, Çıkışından 8 Gün Sonra Kapatıldı