in

Game of Thrones 8. Sezon 2. Bölüm İncelemesi (Spoiler İçerir)

“Hepimiz öleceğiz, en azından birlikte öleceğiz.”

Yeni bir Game of Thrones incelemesiyle yeniden birlikteyiz. Hiç lafı uzatmadan direkt konuya gireceğim. GOT 8. sezon 2. bölümü izlememiş olanlar lütfen yazıyı okumasınlar çünkü Game of Thrones 8. sezon 1. bölüm incelemesi gibi bu Game of Thrones 8. sezon 2. bölüm incelemesi de karanlık ve spoiler dolu.

Geçtiğimiz hafta 8. sezonu yayınlanan Game of Thrones, ilk bölümü izleyicilerde bekledikleri etkiyi yaratmadı. Gerçi bunda izleyicilerin diziyi 1 seneden uzun süredir bekliyor olması gerçeğinin de payı var elbet. Ama yine de ilk bölümdür, ısınmadır diyerek izlemiş ve heyecanlanmıştık. Fakat ne yazık ki işler 2. bölümde de aynı. Özellikle dizinin ilk 40 dakikası o kadar uzun konuşmalar ve bakışmalar var ki bir ara Türk dizisi izliyorum sandım. (Brace yourselves, linç is coming.)

Bölümün ilk sahnesinde, geçtiğimiz bölümün son sahnesinde Winterfell’e gelen Jaime’yi görüyoruz. Ama gelen Jaime, ilk sezonun ilk bölümünde Winterfell’e gelen Jaime’den oldukça farklı. Winterfell’e ilk geldiğinde, Tyrion’ın da dediği gibi altın bir aslan gibi olan Jaime, şimdi hayatta kalmaya çalışan bir vatandaş gibi resmedilmiş. Zira kendisinin de konuşması bu yöndeydi. Jaime Winterfell’e sığınıyor bir anlamda ama Cersei konusunda Tyrion’a güvenip güveninin boşa çıktığını gören Dany, bir kez daha güvenmek istemiyor danışmanına. Tyrion ise kardeşi Jaime’nin Winterfell’de kalması taraftarı. Geçen bölüm incelemesinde de bahsettiğimiz gibi görümce fight bu bölümde de sürüyor.

Gendry ve Arya’nın ilişkisinden geçen incelemede de bahsetmiştim. Burada ilk sezondan kısaca bir hatırlatma yapmak istiyorum. Robert Baratheon Winterfell’e ilk geldiğinde, Ned Stark’a “Senin bir kızın var, benimse bir oğlum. Hanelerimizi birleştirebiliriz.” demişti. Önümüzdeki bölümler için bir spoiler mı bilmiyorum ama bence bu bölümle birlikte bu “kız” ve “oğul”un Arya ve Gendry olduğu çok ortada.

Bölümün en önemli birleşmelerinden biri Jaime ve Bran’in yalnız konuşmasıydı bana göre. Jaime, Bran’dan özür dilerken, Bran bunun gerekli olmadığını; Jaime’nin o gün yaptığı hata ile ikisinin de şu an oldukları insan olduklarını ima eden bir konuşma yaparak yine üç gözlü kuzgun sakinliğini korudu. Ayrıca Bran’in konuşmalarından Ak Gezenler hakkında umutsuz olduğunu da görebiliyoruz.

Dany ve Sansa ilk defa yalnız başlarına konuştular bu bölüm. Bol bol görümce bakışmaları ve laf sokmalarıyla dolu bir konuşmadan sonra Dany’nin, Kuzey’i Starklara bırakma ihtimalini düşünmesi bile Sansa’nın elini bırakmasına yetti. Bu Dany çok fena karıştıracak ortalığı şimdiden söyleyeyim. Zaten bakışları falan da bir değişik. Theon Greyjoy Winterfell’e gelip Sansa’ya sarıldığında, Westeros’ta emrinde savaşılacak tek kadın olmadığını anladığından muhtemelen bir suratı düştü Dany’nin.

2. bölümde sıkça bahsedilen bir mahzen var ortada. Kadınların ve çocukların orada güvende olacağı söyleniyor hep üstüne bastıra bastıra ama bence (kitapları önceden okumayan biri olarak yorumum) o mahzende olayların beklenilen gibi normal gitmeyeceği. Hatta George R.R. Martin bu, mahzenle ilgili hain planları olabileceğini düşünüyorum.

Sonunda, hepimizin beklediği ama aslında dizinin bitmemesini istediğimizden dolayı görmek istemediğimiz sona yaklaşıyoruz. Dizinin bütün ana karakterleri toplanmış savaş masasının etrafına, Night King ile ilgili plan yapıyorlar. Daha önceki bölümlerde de, gerek internetten teorilerini okuduğumuz, gerekse kendimiz teori ürettiğimiz Night King’in zayıf noktasını ilk defa bu savaş masası etrafında duyuyoruz. Night King aslında Bran için geliyor, eğer Bran’i öldürebilirse sonsuz geceyi başlatacak. Her ne kadar entrika dolu bir dizi olsa da Game of Thrones, Tormund “Hepimiz öleceğiz, ama en azından birlikte öleceğiz.” dediğinde gözleri dolmayanınız yoktur büyük ihtimalle.

Büyük bir umutsuzlukla savaşı bekleyen ana karakterlerimiz, ateş başında içki içerlerken, Brienne sonunda şövalye ilan ediliyor başka bir şövalye olan Jaime Lannister tarafından. Sona yaklaştığımız bol bol hissettiren konuşmalar ve Podrick’in söylediği şarkı da iyice veda havası katmış diziye.

Dizinin ennnn önemli olayı tabii ki Jon’un, yani daha doğrusu Aegon Targaryen’in, Dany’e gerçek kimliğini söylemiş olması. Dany, bu gerçeği inkar etmek için resmen Bran ve Sam’i yalancı çıkarmaya çalışıyor kiiiii, savaş boruları ötmeye başlıyor sonunda. 8 sezon, 9 senedir beklediğimiz büyük savaş sonunda kapıda. Ki metafor olarak değil, Ak Gezen ordusu gerçekten Winterfell’in kapısında.

Game of Thrones 8. sezon 2. bölümü çok heyecanlı başlamasa da muhteşem bir sonla bitti. Haftaya Game of Thrones 8. sezon 3. bölüm incelemesinde görüşmek üzere!

ne düşünüyorsun?

3 puan
Upvote Downvote

Yazar: Yağmur Yüksel

Amerikan Kültürü ve Edebiyatı mezunu, öğretmen ve çevirmen. 4 yaşından beri oyun oynuyor, durdurulamıyor. Stanley Kubrick, Star Wars, Harry Potter ve Crash Bandicoot vazgeçilmezlerinden sadece birkaçı.

Game of Thrones Sızıntısına Dünya Devi Bir Şirket Sebep Olmuş!

Geçmiş Tarih: 2013 Rusya Çelyabinsk Gizemi