in

Game of Thrones 8. Sezon 3. Bölüm İncelemesi (Spoiler İçerir)

“-Ölüme ne diyoruz? -Bugün değil.”

Game of Thrones’un 8. sezon 3. bölümü dün gece yayınlandı. Kimilerinin çok sevdiği, kimilerinin de nefret ettiği bu bölümü gelin birlikte inceleyelim. Bölümü izlemeyenler için uyarı: bu yazı karanlık ve spoiler dolu.

Öncelikle Game of Thrones gibi entrika ve uzun diyalogların bolca yer aldığı bir dizide, neredeyse hiçbir konuşma olmadan, sadece bakışlar, mimikler ve müzikler sayesinde bize 120 tane duyguyu aynı anda yansıtabilmiş bütün ekibi buradan tebrik etmek istiyorum. İnsanların değil kılıçların, mızrakların konuştuğu bu hype bölümün detaylı incelemesi için sizleri aşağıya alalım.

Game of Thrones’ta, 8 sezon boyunca birçok savaş gördük. Ama bu savaş sahnesi çok daha farklıydı tabii ki. Yıllarca belki karşı karşıya savaşmış, ideolojileri birbirinden farklı birçok ayrı ordu resmen hayatta kalmak için omuz omuza savaştılar ölümle. Melisandre’nin gelişi ve Dothrak’ları gaza getirişi her ne kadar manyak güzel bir hareket olsa da, aslında gereksizlik ve taktik eksikliğiyle doluydu. Boşu boşuna öldü onca Dothrak. Yanan orakların bir bir sönmesi de ayrı etkileyiciydi.

İlerleyen sahnelerde Melisandre’nin siperleri ateşe verişi, ejderhaların duruma el atması heyecandan ayağa kaldıran detaylardı resmen. 9 senedir izlediğimiz için diziyi, resmen karakterlerin gerçekten karakterlerini biliyoruz artık. Ama ilk defa Clegane’i umutsuz gördük. Zindanda ölmeyi bekleyen kadınları, çocukları gördük. Çoğu zaman herkesin cringe hissetmesini sağlayan Lyanna Mormont’un cesaretini gördük. Dizinin bu bölümü inanılmaz duygu yüklüydü.

Arya’nın resmen 8 senedir aldığı dersler sonucunda dövüş yeteneğine de ilk defa bu kadar detaylı şahit olduk. Ayrıca sezonun ilk trailer’ındaki kaçma sahnesi de yine bu bölümdeydi ve kaçtığı şeyler de ak gezenlerdi. Arya gibi gözü kadar bir karakterin neyden bu denli kaçtığını çok merak etmiştik biz izleyenler, bu merakımızı da sona erdirmiş olduk 3. bölümle birlikte.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölüm İncelemesi (Spoiler İçerir)

Beric’in ölüp ölüp dirildiğini zaten biliyoruz. Kılıcı alev alev yanan bu karizma abimizin bir görevi olduğunu Melisandre sürekli söylüyordu. Bu bölümde de görevini yerine getirdi Beric, Arya için kendini feda ederek. Zaten bu sahneden de Arya’nın çok daha önemli bir amacı olduğunu aslında biraz foreshadowing yapmışlar. Taa ilk sezonda duyduğumuz ölüm tanrısına söylenen “Not today.” yani “Bugün değil.”i de tekrar duyduk ve inanıyorum ki benim gibi bütün izleyenlerin tüyleri diken diken olmuştur o sahnede.

Dizinin bu bölümü çok karanlıktı. Yani aslında mantıklı olan da o, sonuçta “Gece Kralı” ile savaşılıyor, günlük güneşlik olmasını bekleyemezdik. Ama monitör, televizyon parlaklık ayarlarıyla oynatacak kadar karanlıktı diyebiliriz. Yine de ejderhaların özellikle uçtukları sahneler, alevler muhteşemdi.

Bana göre dizinin en karizmatik karakteri Night King. Adam tek kelime söylemeden bütün Westeros’u kendinden korkar hale getirmiş. Bakışlarındaki ve duruşundaki kendine güveni hemen anlayabiliyor izleyen. Ejderhaların dövüşünden sonra yere inen Jon Snow ve Night King bakışırken, yine ilk buluşmalarındaki gibi Night King, Jon’un gözüne bakarak diriltti bütün ölüleri. Fakat bu saatten sonra, ölülerle savaşmak daha zor olacaktı. Çünkü artık ölüler Lekesizler, Edd, Dothrak’lar, gerçekten de 10 yaşında bir dev öldüren Lyanna Mormont. Yani kendi insanları, omuz omuza birlikte savaştıkları dostları. Ne duygusal be!

Tekrar ayağa kalkan Lekesizleri, onları zincirlerinden kurtaran Dany öldürdü. Jon savaş alanında, amacına doğru giderken, arkadaşlarını bıraktı. Savaş alanında Dany’yi korurken, Jorah malesef öldü. Bu sahneler muhtemelen dizinin en sembolik ve duygu yüklü sahneleriydi. Tabii ki bütün bu duyguların biz izleyicilere yansıtılmasında, serinin müziklerini yapan Ramin Djawadi’nin etkisi çok fazla büyük.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  90'lı Yıllardan Kopma Bomb Royale İncelemesi

Theon, geçen bölümde kararlaştırılan taktik üzerine Bran’i korudu bütün bölüm, adamlarıyla birlikte. Bran’in görülerini göremedik bu bölüm, Westeros’un en büyük savaşlarından birinin ortasında gittiyse başka bir yerlere Bran, illa ki önemli bir şeyler görmüştür diye düşünmeden edemiyoruz.
Sonunda Ak Gezenler ve Night King Bran’in yanına geldiğinde, Theon kendini feda etti Bran’in teşekkürü üzerine. Herkes üzerine düşen görevi layığı ile yerine getirdi bütün bölüm. Daha önce de belirttiğim gibi Arya’nın dövüş yeteneklerini ve suikastçi sessizliğini gördüğümüz bu bölümde, koskoca Night King’in de sonunu getiren Arya oldu. Hem de Bran’in öldürülmeye çalıştığı bıçak ile. Nasıl ayrıntı ama? Arya muhteşem bir savaşçı ve suikastçi olabilir, ama sanki Night King’in başka birisi tarafından, en azından varlığından 1 aydır haberi olmayan biri öldürse daha tatmin edici olabilirdi. Ama yine de tam her şeyin bittiğini sandığımız o umutsuz anda yetişti Arya. Ve ölüme “Bugün değil.” dedi.

Melisandre de gecenin savaşında görevini yerine getirdi. Kendisinin de dediği gibi Westeros’ta artık işi kalmadı ve amuletini çıkarıp öldü. Winterfell tarafında çok fazla kaybın olduğu bu bölümde ne yazık ki ölenler Lyanna Mormont, Edd, Jorah, Beric, Theon ve Melisandre. Ama bunun karşılığında bütün ölüler ordusu yok oldu. Dizide geriye tek bir şey kaldı. O da tahta kimin oturacağı. Bu bölümden sonra daha diplomatik süreçler bizi bekliyor.

Gerçekten değinmeden geçemeyeceğim. “Light of the Seven” gibi muhteşem bir besteden sonra, muhtemelen dünya dizi tarihinin en güzel bestesini “The Night King”i aşağıdan dinleyebilirsiniz. Game of Thrones’un 8. sezon 4. bölümü incelemesinde görüşmek üzere.

Haluk Bilginer’li Bilim Kurgu-Komedi Kısa Filmi | Son Şnitzel İnceleme

LG, Güney Kore Tesisinde Telefon Üretimini Durduruyor!