in

Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölüm İncelemesi (Spoiler İçerir)

Büyük hayal kırıklığı…

Evet sevgili okuyucular. Tekrar bir Pazartesi günü yeni bir Game of Thrones yazısı ile birlikteyiz. Ama bu sefer diğer yazılarım gibi heyecanlı ve umutlu değil aksine büyük hayal kırıklığına uğramış bir ruh haliyle yazıyorum. Buradan sonrasını bölümü izlememiş olanlar okumasınlar çünkü yazının devamı karanlık ve spoiler dolu.

Yeni bölümle ilgili tek güzel şey ilk sahneydi. Bir önceki bölümde yani the “Long Night” -uzun gecede- de ilk sahnede nizami bir şekilde dizilmiş orduları görmüştük. Sonra Melisandre gelip siperleri yakmıştı. Bu bölümde ise savaş bitti ama bu sefer nizami olarak dizilenler ordular değil ölüler. Yakılanlar da yine siperler değil, ana karakterlerimizin birlikte omuz omuza savaştığı yol arkadaşları, anneleri, babaları. Bölümle ilgili tek güzel şey bu sahneydi. He bir de Dany’nin son sahnedeki affedersiniz morarması. Ona daha sonra geleceğim.

Ana karakterler demişken, uzun zamandır Game of Thrones’ta kötü bir şey olmuyor. Tabii ki diğer dizilerle karşılaştıramayız asla ama taa ilk sezonu hatırlarsanız, Winterfell’in babası, gönüllerimizin lordu Ned Stark’ın kellesini bir bölümde almışlardı. Kızıl düğünde bütün Stark’lar yok oldu. Şimdi ise o 8 sezondur gelmesi beklenen kış geldi ama bütün ana karakterler hayatta. Eğer iyilerin kazanmasını istediğimiz bir şeyler izliyorsak bence Game of Thrones izlememeliyiz. Westeros tarihinin Ak Gezenler’e karşı yaptığı en büyük savaşta hiçbir Stark ölmedi ve bu kesinlikle Game of Thrones’a aykırı.

Neyse tekrar gelelim 4. bölüme. Sezonun 4. bölümü olan “The Last of the Starks” bölümü sadece ben değil bütün izleyenler tarafından beğenilmemiş olacak ki, 7.5 puan ile Game of Thrones tarihinin en düşük IMDb puanını alarak bir rekor kırdı. Game of Thrones hakkında ne kötü bir yorum yapmayı ne de kötü bir yazı yazmayı isterim. Ama gerçekten 8. sezon 4. bölüm tam bir fiyaskoydu.

Sadece bizim bildiğimiz 8 sezondur gelmesi beklenen kış geldi ve 17 dakika falan sürdü. Zaten pek de bir şey göremedik. Gördüklerimiz ile yetinmeye çalıştık. Dedik ki vardır bir bildikleri. Bir sonraki bölümde açıklarlar. Peki bir sonraki bölümde ne oldu? Karakterlerin hepsi sanki arkadaşlarının evlerinde partideymişçesine içtiler ve eğlendiler. Brienne bekaretini kaybetti. Dany ve Jon ergen aşıklar gibi uzun uzun, hiçbir yere varmayan konuşmalar yaptılar. Gerçekten bu mudur yani? Long Night bitti, Night King öldü ve kimsenin diyecek hiçbir şeyi yok mu? Night King’e ne oldu? Artık Kuzey’de insanları tehdit eden hiçbir şey kalmadı mı? Night Watch devam edecek mi? Bran görülerinde ne gördü? Dizinin ilk bölümünde, ilk sahnede gördüğümüz, o zamandan beri beklediğimiz Ak Gezenler sadece 17 dakikada yenildiler mi? Derileri çok kalın olduğu için zırh giymelerine gerek kalmayan ejderhayı balista nasıl deldi geçti? Euron Greyjoy Dany’nin gemilerini yok ettiğinde neden geri döndü, kalan 10 adamı öldürmedi? Missandrei nasıl tutsak alındı, geri kalanı neden sağ bırakıldı? Biz Game of Thrones’u yerlere göklere sığdıramayan, hakkında teoriler üretip saatlerce tartışan izleyicilere, Long Night’tan sonra böyle bir bölüm mü layık görüldü? Gerçekten çok ama çok üzücü.

 

Bir karaktere değinmek istiyorum ayrıca. Serinin ennnn başından beri bir türlü ısınamadığım, sadece ejderhalara olan büyük ilgim yüzünden geçtiğimiz sezonda biraz da olsa sahnelerinde heyecanlandığım, ama son sezonda yaptığı salaklıklarla iyice kendinden soğutan Dany. Zaten 8. sezonun başından beri demir tahta olan aşkından gözü kör olan Dany, bu bölümde iyice çığrından çıkıp Jon’a resmen yalvarıyor. Bu kadar güçlü gösterilmeye çalışılan bir karakter izleyicinin gözünden bu kadar düşemezdi herhalde. Hadi Dany’yi anladık, tam bir gold digger, peki ya Jon? Adam gerçekten tahtın orijinal sahibi, Targaryen soyundan geliyor, ejderha sürüyor, kaç büyük savaşta savaşıp hepsinden canlı çıkıyor, üstüne bir de ölüp diriliyor! Ama gidip de hala Dany’ye sen benim kraliçemsin diyor. Bu gerçek Game of Thrones değil arkadaşlar. Bu artık bir pembe dizi.

Bütün bu yazıyı tabii ki Dany için yazmadım. Ama bölüm o kadar kötüydü ki hakkında yazılabilecek tek şey Dany’nin salaklığı. Taktik eksikliği. Tahta olan hırsı. Sırf bu sebeplerden güçsüz ordusu ile King’s Landing’e gidip bir de ejderhasıyla Missandei’yi kaybediyor. Böyle bir fiyasko olamaz.
Artık bu bölümden sonra, karakterlerin aralarındaki diyalogları izledikten sonra dizideki tek akıllı insanın Cersei olduğuna kanaat getirmiş bulunmaktayım. Tyrion bile Dany’yi destekliyor. Gerçekten inanılmaz. Cersei ise Night King’e karşı savaşta savaşmayarak muhtemelen dizide yaptığı en akıllıca hareketi yaptı ki karşısında ordu yok resmen. 2 tane ejderha vardı, artık ondan da bir tane var Dany sağolsun.

Kelimenin tam anlamıyla birlikte büyüdüğüm, lise çağlarımda başlayıp iş hayatına atıldığımda hala izlediğim koskoca 8 sezonluk Game of Thrones’ta kalan son 2 bölümde ne olacak gerçekten merak ediyorum. Son 2 bölümü heyecanla beklemeyeceğim, resmen bitirmek için izleyeceğim. Eminim ki çoğu kişi de benim gibi düşünüyordur. Seriye kara bir leke gibi iz bırakan 4. bölüm hakkında diyeceklerim bu kadar.

Son olarak da artık 8. sezonuna gelmiş bir yapım olan, muhtemelen kazanılabilecek paraları çoktan kazanan bütün ekip o kadar boş vermiş olmalılar ki sahnede bir Starbucks bardağı unutmuşlar. Buradan koca bir *facepalm* göndererek yazımı sonlandırıyorum…

ne düşünüyorsun?

Yazar: Yağmur Yüksel

Amerikan Kültürü ve Edebiyatı mezunu, öğretmen ve çevirmen. 4 yaşından beri oyun oynuyor, durdurulamıyor. Stanley Kubrick, Star Wars, Harry Potter ve Crash Bandicoot vazgeçilmezlerinden sadece birkaçı.

Game of Thrones’un 8.Sezon 4.Bölümünden Sahneler Sızdırıldı!

P&G Banabak’tan Hediye Oyun Kodlarına Bak!