in

Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölüm İncelemesi (Spoiler İçerir)

Daha büyük hayal kırıklığı…

Game of Thrones efsanesinin sondan bir önceki bölümü bu Pazartesi yayınlandı. Sona 1 kala, gerçekten bu izlediğimiz bölüm hakkında yazmaya nereden başlayabilirim bilmiyorum. Her yazımda belirttiğim gibi bu yazı karanlık ve spoiler dolu.

Geçtiğimiz sezonlarda duruşunu asla bozmayan, gözüpek Dany, bu sezonda tam bir acı çeken hanım ağaya dönüştü. Karakter gelişimi dediğimiz şeyi de son bölümde yoksayan senaristlere laflar hazırladım. Öncelikle bu konuya değinmek istiyorum. Tamam doğru, Dany çok şey yaşadı. Babası güvendiği insanlar tarafından Dany daha doğmadan öldürüldü, erkek kardeşininden çok fazla çekti, sonra ordu için Dothrak’lara satıldı, Khal Drogo’dan çok çekti, sonradan Drogo’yu sevdi ama kara büyü yüzünden hem Drogo’yu hem de yeni doğan bebeğini kaybetti. Buraya kadar gerçekten her şey çok acı.

Ama eğer bir karakter gelişiminden bahsediyorsak, Dany’nin çoktan kafayı yemiş olması gerekiyordu. Ama o aksine gidip köleleri özgürleştirdi, köle sahiplerini öldürdü. İyi kalpli kraliçeyi oynadı hep. Her ne kadar işler Winterfell’e gelince değişmiş olsa da zaten buraya kadar karakterinde bir gelişim olmadı. Sonlarda yaşadığı kayıplar ve güvensizlikler de yaptıklarının kesinlikle bir gerekçesi olamaz. Sezonlardır nefret ettiğimiz Cersei’nin kazanmasını istedim resmen.

Varys’in ölümü tahmin ettiğimden daha etkileyiciydi nedense, onun bir faceless olabileceği teorisine çok kaptırmıştım kendimi muhtemelen bu yüzden. Ölmeden önce yazdığı mektup sadece bir tane değildi eğer dikkat edeniniz varsa. Yani Jon Snow’un aslında kim olduğunu duyurmak istediği yerlere muhtemelen duyurmuş olacak önümüzdeki bölümde.

Tyrion özellikle Cersei’yi Tyrion öldürecek teorilerine inanan izleyicileri çok şaşırttı. Ancak gördüğümüz üzre Cersei’yi ne kardeşleri, ne Dany, ne de Arya öldürdü. Bu kesinlikle tatmin edici bir son değildi Cersei için. Her ne kadar son anlarında Jaime ile yaşadıkları ve diyalogları oldukça üzücü de olsa, sona kalan “kötü” karakterin ölümünü göremememiz biraz hayal kırıklığı yarattı. Ki 8. sezon 5. bölümden sonra kim kötü kim iyi gerçekten bilemiyorum.

Savaş alanında King’s Landing teslim olduğunda Dany’nin yaptığı karaktersizlik ve Lekesizlerin onu takip etmeleri iyi ve kötü kavramlarını sorgulamamıza sebep oldu biz izleyenlerin. Bol bol Stark merhameti gördüğümüz bu bölümde resmen Jon savaşmak istemedi teslim olan halka karşı. Ama Dany ne yaptı? Ne var ne yok yok etti şehirde. Anneleri, çocukları, evleri, barkları. Babasının yapamadığını o yaptı, yüzünden hırsı ve nefreti okunurken.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Nex Machina İncelemesi

Iron fleet konusuna da değinmek istiyorum. 8. sezon 4. bölümde, ejderhaya tek atan Euron; bu bölümde hiçbir şey yapamadı. Sadece o değil, Akrepleri kullanan kimse vuramadı Dany’yi ve ejderhasını. Zaten vursalardı keşke demiyorum, geçtiğimiz bölümde ölen ejderha o zaman biraz tok yoluna gitti. Senaristlerin buradaki amacı neydi bilmiyorum ama zaten ne sorulsa “Bu onların kaderiydi.” diye cevap verdikleri için tatmin edici bir sahne değildi kesinlikle. Yani ejderha aynı, Dany aynı, donanma da aynı. Neden geçen bölüm yok edilmesi gereken donanma bu bölümde yok edildi? Lekesizler 4. bölümde 10 kişi kalmışken bölünerek mi çoğaldılar? Hele Dothraklar? Kara büyüyle geri mi geldiler? Zira hatırladığınız üzere 3. bölümde yani Long Night’ta, oraklarının alevleri tek tek sönmüştü, 3-5 Dothrak geri gelmişti sadece. Ama bu bölümde ilk hatta yine Dothrakları gördük. Tatmin edici ve heyecan verici sahne çekmek için önceki bölümleri yok saydılar malesef. Dizide ağır bir “Zaten dizi bitti, biz ne yapsak seyirci izleyecek o yüzden çok da kasmaya gerek yok.” havası var son sezonda. Keşke bu sadık izleyicileri bu kadar bekletip böyle bir hayal kırıklığı yaşatmasalardı. Biz de Game of Thrones efsanesinden bahsederken Lost’ta yaptığımız gibi “Çok bozdu” geyikleri yapmasaydık.

Arya ve Clegane arasındaki bağ çok tatlı zaten en başından beri. Ama Winterfell’den birlikte çıkan bu ekip nasıl Ejderkayası’na uğrayan Jon’lardan sonra vardı King’s Landing’e? 1. sezondan beri ismini sayıkladığı Cersei’ye bu kadar yaklaşmışken Clegane Arya’yı nasıl bu kadar kolay ikna edebildi? Küçücük yaşında bu kadar savaş atlatmış, milletin çoluğunu çocuğunu kesip turta yapıp bütün haneye yedirmiş bir kız çocuğu nasıl amacından bu kadar kolay saptı? Gerçekten bu sorulara verebilecek tek bir cevabım yok.

Dany’nin şehri yaktığı sahnelerdeki Arya’nın koşuşturması ve oyunculuğu çok güzeldi. Keza Emilia Clarke da muhteşem bir oyunculuk sergilemiş bu bölüm. Özellikler şehir teslim olduğunda ejderhanın üzerinde dururken suratındaki nefret, yarım kalmışlık ve hırs muhteşem yansıtılmıştı izleyiciye.

Dizinin bitmesine bir bölüm kala, bu kadar cevaplanmamış soru varken, daha Winterfell’de neler oluyor bilmiyorken o kadar gereksiz ve uzun bakışmalar ve konuşmalar vardı ki. Muhtemelen bunları diziden çıkarsak bölüm 20 dakika falan olurdu ki o 20 dakika da Dany’nin şehri yakmasıyla biterdi zaten. Senaristlerin bu bölüm hakkındaki yorumu daha da komik: “Savaş sahnesi istediler, biz de çektik.” Seyirci bunu istemiyordu sayın D&D. Ayrıca Jaime ve Euron’un düellosu da son derece gereksizdi. Euron’un diziden çıkarılması için yapılmış saçma bir düelloydu.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Tsurezure Children Anime İncelemesi

Birkaç sahne trickleri vardı bu bölüm. Mesela Cersei Sept’i patlatmadan önce de Red Keep’te aynı şekilde duruyordu, çekim aynıydı. Dany şehri yakarken de çekimler, mekan ve duruşu oldukça benzerdi. Lekesizler şehre ilk saldırdıklarında Golden Company’nin Harry’si, Battle of Bastards’da Jon’un durduğu aynı açıyla karşıladı düşmanları. Ama bu sefer saldıranlar Starklar değil toplama bir orduydu, savunan ise Krallık.

Bölümde en tatmin edici sahne kesinlikle Clegane Bowl’du. Sonunda bizim Tazı, Urgot ve Darth Vader karışımı bir Frankeinstein’a dönen abisi Mountain’la karşılaştı. Ve ateşten her zaman korkmasına sebep olan abisini kendisiyle beraber ateşin içine attı. Ayrıca Mountain’ın Qyburn’ü tutup bir tarafa atması efsane komik bir hareketti.

Gerçekten ölen kim olursa olsun, dizi izleyiciyi bir şekilde üzmeyi başarıyor. Taa 1. sezondan beri ölmesini istediğimiz, ölümü hakkında teoriler ürettiğimiz Cersei, Jaime’ye sarılıp ağladığında eminim izleyicilerin çoğu üzülmüştür. Ki Dany’nin yaptıklarının üzerinde Cersei’nin adeta bir kız çocuğu gibi savunmasız bir şekilde ağlaması gerçekten etkileyiciydi.

Arya’nın bir nevi hayatını kurtaran Tazı’nın abisiyle olan dövüş sahneleri ve Arya’nın şehirde hayatta kalmaya çalışırken koşuşturma sahnelerinin geçisi efsaneydi bu arada. Bölüm hakkında güzel olan 2-3 ayrıntıdan biriydi bu. Her bölümde olduğu gibi Ramin Djawadi yine bu bölümde de döktürmüş klasik. Cersei kaybedeceğini anladığında ve ölümü yaklaştığında çalan Rains of Castamere ve Light of the Seven’ın birleştirilmiş hali sahneyi almış yukarılara taşımış.

Mad Queen Dany, babasının yapamadığını, Targaryenler tarafından inşaa edilen King’s Landing’i yok etti. Yaptıklarıyla resmen kendi sonunu kendisi hazırladı, King’s Landing’e kışı getirdi. Hiçbir şeyin çözülmediği, hiçbir sorunun cevaplanmadığı, dizinin sadece görsel efekt ve stunt ekibinin çalıştığı bu bölüm, sondan bir önceki bölüm olmayı kesinlikle hak etmiyor Game of Thrones evreninde.

Sezonun ve dizinin son bölümünde, haftaya son incelememizde görüşmek üzere.

Doughlings İnvasion'un Kapalı Betası Başladı!

Doughlings Invasion’un Kapalı Betası Başladı!

MSI 2019 Yarı Final Karşılaşmaları Belli Oldu!