in ,

Hakan: Muhafız Dizi İncelemesi

Uyarı: Bu inceleme yüksek miktarda spoiler barındırır.

Hakan: Muhafız, ilk Türk yapımı Netflix dizimiz, Netflix’te bizi temsil eden milli gururumuz… mu acaba?

Evet, geçtiğimiz günlerde yayınlanan süper kahraman dizisi Hakan: Muhafız’ı henüz çıktığı gün harcadım, bitirdim. Netflix’teki ilk yapımımız olduğundan dolayı dizi, daha çıkışından haftalar önce ülkede bir hayli ses getirmişti. Yayınlandığı gibi büyük bir kitle tarafından izlenen dizi getirdiği heyecana değer mi, konusu nedir, izlenebilirliği nedir vesaire ıncığına cıncığına kadar değineceğiz.

Oyunculuk

Öncelikle dizinin oyuncularına bir bakış atalım. Başrolde Hakan’ı canlandıran Çağatay Ulusoy ve baş kötü rolünde de çoğumuzun Muhteşem Yüzyıl’daki Pargalı İbrahim rolünden hatırladığı Okan Yalabık var. Çağatay Ulusoy rolünün getirdiği, üzerine dünyanın yükü binmiş ve zıt duyguları yaşayan kahraman moduna gayet güzel adapte olabilmiş gibi gözükse de arada bir göze batan hallerde canlandırabiliyor karakterinin duygularını. Buna karşın Okan Yalabık, karakterinin çarpıklığını ve sırrını -her ne kadar senaryo kendini ilk bölümden ele verse de- sezon sonuna kadar gayet güzel bir şekilde koruyor. Değinmek istediğim 2 karakter daha var. Leyla ile Zeynep. Leyla’yı canlandıran Ayça Ayşin Turan hem rolünü sezon boyunca git gide ısınarak canlandırabildi hem de Türk ekranları için gerçekten cesur bir sahnenin öznelerinden biri oldu. Öte yandan Zeynep karakterini canlandıran Hazer Ergüçlü ise maalesef bizleri hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Kameranın odağı olduğu çoğu zaman tavrının yapmacıklaşıp bakışların fluya kaydığına şahit olduk. Hele bir kombat sahnesi var ki… Yumrukların gerçekçi hissettirip rakipleri bulmasını bekliyor iken hamlelerin havaya karışması, sabit bir hedefe giden saldırıların gereksiz kavisler alması bir hayli absürttü. Bu eleştiriyi yapmaktan kaçınmıyorum çünkü biliyorum ki yabancı film/dizi endüstrisinde 5 dakikalık bir sahne için bile oyuncular ciddi eğitimlere tabi tutuluyor, Türkiye’nin La Casa De Papel’i olması beklenen ve çekimi uzun süren bir dizide böylesine basit hatalar yakışık kaçmıyor.

Ekstra: Dizideki roman kızını canlandıran oyuncuyu ayrı tebrik ediyoruz. Ablalarını geride bırakır nitelikte bir performans sergilemiş 🙂

Senaryo

Geldik dizinin senaryosuna. Bu başlığı 3 bölümde ele almak istiyorum. Genel işleyiş, özlülük ve diyaloglar.

1- Genel İşleyiş

Senaryoya şöyle bayağı bir uzaktan bakarsanız bir sıkıntı gözükmüyor. Şahsen ben izlerken kendimi ileri sarma tuşuna basmış, kopturup gidiyorken bulmadım. İzleyiciyi o hale sokan, lastik gibi sıkıcı sahnelerle baygınlık geçirten bir sürü dizi hatta film var. Hakan: Muhafız bu konuda ilk bölümü haricinde gayet başarılı bir iş çıkartmışa benziyor. Sahnenin içi dolu da olsa boş da olsa bir kere başladınız mı devamını getirmek isteyeceğiniz bir akış bulunuyor. İlk bölüm tabii karakter tanıtımları ile geliştiği için aşırı klişe sahneler bulunuyor ama o kadar kusur kadı kızında da olur canım. Bunlardan başka şunu da söylemek isterim ki; dizi böyle kendini akıtırken bize alttan alttan sezonun sonunu söylüyor. Şimdiye kadar kaç kişinin görüşünü aldıysam/okuduysam hepsi, dizideki hemen hemen tek sır olan Ölümsüz’ün kimliğini daha ilk bölümden tahmin edebildiklerini söyleyip şikayette bulunuyorlar. İzleyicide bir merak uyandırma gibi bir gayeniz varsa ortaya bir akıl oyunu vesaire koymalısınız. Bu durum bence de hiç hoş olmamış.

Burada küçük bir ek olarak diziye yapılan yorumlardan denk geldiğim, ilgimi çeken birini paylaşmak istiyorum. Dizide Muhafız’ın sahip olduğu 3 tılsımlı eşya var: Gömlek, hançer ve yüzük. Bunlar Harry Potter ve Ölüm Yadigarları’ndan görünmezlik pelerini, mürver asa ve diriltme taşını bir hayli anımsatıyor. Bu bir tesadüf olabilir mi?

2- Özlülük

Dizinin büyük sorunları burada başlıyor. Evet dizi akıyor ve kendini bir şekilde izletiyor ama bölümler boyunca neredeyse hiçbir şey anlatmıyor. Hani Türk dizilerinde bölümler 2 saat sürer de konuda hiçbir ilerleme olmaz ya, Hakan: Muhafız’da evet bölümler bir hayli kısa ama yine de bölümler boyunca diziyi ilerletmeme özelliğini klasik Türk dizilerinden miras almış. Baktığımız zaman hikayenin ana hatları ile ilgili bilgileri 4-5 bölüme sığdırabiliriz. Geri kalanı (dizinin büyük kısmı) tamamen filler veya 2 bölüm sonra anlamı bile kalmayan ikili ilişkiler. Hele dizi öyle bir yerde final yapıyor ki başladığı yerden daha geriye götürüyor konuyu. 1 olan Ölümsüz 7’ye çıkıyor, ortada gömlek falan da kalmıyor, kahramanın ekibinden insanlar ölüyor, kayıplar veriliyor. Şimdi 1 sezonda 1 Ölümsüz’ü takip edemeyen Hakan’dan beklenen iş 7 Ölümsüz ile uğraşmak. Bu da gelecek sezonu büyük ölçüde mantıksızlığa sürükleyip olumsuz etkileyecektir. Zira ben daha bu sezonu bitirdiğimde “Ben ne izledim şimdi de incelemeye ne gireceğim?” düşüncesi ile bir süre baş başa kalmıştım.

3- Diyaloglar

Yapmayın… Dizinin başı sonu ayrı oynamasın. “Kapalıçarşı çocuğuyuz oğlum” tarzı bir cümleyi söyleyecek kadar sivrilmiş Türk özelliklerine sahip kahramanımızın 2 bölüm sonra kabuk değiştirip batılı gence dönüşmesi, “Biz de böyle delikanlıyız kardeş” kafasında olup flört ederken, laf sokarken Türkçe dublajı yapılmış bir yabancı dizi izlediğimizi düşündürten cümleler kullanması sahiden irite edici. Hayır Netflix altyazıları zaten senin kattığın o özel hitap şekillerini çeviride silip atıyor, bir de sen zaten karar veremiyorsun karakterlerin kişiliklerine, ruh hallerine. Özellikle iki karakter yalnız kaldığı zaman kıyamet kopuyor. Ortalık azıcık ısınsın hemen senaristin modu değişiyor bambaşka tavırlara kayıyor karakterler. Diyaloglar kopmaya başlıyor. Eminim siz de seyrederken demek istediğimi tam olarak anlayacaksınız/anladınız.

Efektler

Fantastik dizilerin en can alıcı noktası. Çoğu zaman bir dizinin günümüze mi yoksa 80’lere mi ait olduğunu belirleyen faktör. Peki Hakan: Muhafız dizisinin efektleri ne alemde? Tırt. Ciddi anlamda koca dizide efekt olan sahneler sadece şunlar: Gömlek giyme, gömlek çıkartma, kurşuna kafa atma, yumruk atma ve kendine bıçak saplama. Gömlekli sahnelerde ve kurşuna kafa atarken çok şükür sıkıntı yok ama şu yumruk ile bıçak sahnesinde gözünüzü seveyim nabıyorsunuz? Makyaj hileleri ile bile çok rahat halledilebilecek sahnelerde neden Beyaz Show’dan daha vasat efektler var? Bütçe Çağatay’a yetti de görüntüleri yapmaya mı yetmedi? Lafı fazla uzatmadan sizi ilgili görüntülerle başbaşa bırakıyorum.

Muntazam yumruk için bakınız:

Portaldan Geçen Bıçak da şu şekilde:

Bunları da gördükten sonra etraflıca bir bakıyorum diziye. Bunca kritiğimin nedeni muhtemelen dizinin çok önemli bir platformda yayınlanması ve Türkiye adına yayınlanması. Tabii ki gözün içine içine batan hatalar da bu kadar eleştirmeyi haklı kılıyor ama bir yandan bu alanda ilk adımlarımızı attığımızın da bilincinde olmak lazım. Zaten dizi söylediğim gibi akmıyor değil, size kendini elbet izletiyor. Bu noktada benim umudum şu başlangıç adımlarımızın çok daha büyük mesafeler kat edip bambaşka eserler ile karşımıza çıkıp sağlamlaşması. Öyle ya da böyle, iyi ya da kötü, Türkiye’den çıkan bu ve bu tür yapımları yine içimizden sayıyor, destekliyoruz.

Dizi hakkında görüşlerinizi yorum yaparak bizlerle paylaşmaktan çekinmeyin. Başka bir yazıda buluşmak üzere, sağlıcakla kalın.

ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

Yazar: Yılmaz Tuna

Merhabalar! Ben Yılmaz. 19 yaşında, MOBA ve MMORPG oyuncusuyum. Fizik ile ilgileniyorum. Bunun yanında münazara yapmak, şarkı söylemek ve bol miktarda yabancı dizi izlemek hoşuma gidiyor.

"Hiç ay ışığına tırmanıp yıldızlara uzandın mı?" -Lulu

Mount and Blade II Bannerlord İçin Yeni Görseller Geldi!

PUBG Güncelleme Notları 19 Aralık 2018 | Vikendi Haritası