in

Ikao The Lost Souls İncelemesi

YukiOstudio tarafından geliştirilip yayınlanan, 6 Şubat’ta da biz oyunculara açılmış olan Ikao The Lost Souls oyununu sizler için inceleyeceğiz.

Öncelikle oyun Microsoft Windows için geliştirilmiş. Genel olarak, 2 boyutlu, platform üzeri bir macera ve beceri oyunu. Temple Run tarzı oyunlardan hoşlanıyor iseniz denemeniz gereken bir oyun. Steam’den indirip hemen oynamaya başlayabileceğiniz oyunun fiyatı ise ülkemizde 3,90 TL.

Oyuna Giriş

Oyuna Sonic’teki tilki gibi kuyrukları olan bir karakteri kontrol ederek başlıyoruz. İlk bölümlerde oyunun temel 1-2 hareketini öğreniyoruz. Daha destur bismillah, temelleri öğrendiğimiz gibi karşımıza dolusuyla canavar ve engel çıkmaya başlıyor. Bazen rahat ilerlenebilen bölümler varken bazen de bölümün neredeyse tamamı kıpkırmızı engellerle kaplanabiliyor. Şahsen daha oyunun 10. dakikasındaki masum ben, sürekli pat küt dikenlere kafa atınca oyunculuğumu sorgulamıştım… Sorun bende değilmiş zannedersem ama neyse…

İçeriğe Dalış ve Mekanikler

Oyun size aşama aşama ilerledikçe bazı yeni hareketleri gösteriyor. Tabii o aşamaya gelmeden o hareketleri klavyenizden kendiniz bularak diğer bölümleri geçmek için kullanamıyorsunuz. Yapımcıların canı çok sıkılmış olacak ki ne zaman çift zıplama, ışınlanma gibi bir özellik verseler, haritayı da o özelliği burnunuzdan getirecek şekilde güncellemişler. Çok şikayetçi oldum bu konuda biliyorum ama oyunla ilgili bu görselleri yazıya ekleyeceğim, sanırım hak verirsiniz 🙂

Hey gidi kızıllar hey…

Bunun dışında bir kere alıştığınızda kontrol etmesi aşırı karışık olmayan mekaniklere sahip. Çevre ile etkileşime girebiliyorsunuz. Portallara ışınlanıp karakterinizin mobilitesini çok daha artıracak hareketler yapabiliyorsunuz. Tutunabileceğiniz duvarlar ve bir sonraki adımda yapmanız gereken hareketler genel olarak anlaşılır vaziyette.

Genel Çevre

Bir diğer husus ise oyunun hitboxları. Görünen o ki oyun içerisindeki nesneler kendiliğinden bir hasar alanına sahip değil. Yani çalıları, topuzları vb. nesneleri önce haritaya eklemişler, daha sonra üstlerine karaktere hasar verecek bir alan eklemişler. Dolayısıyla bir bölümde bin beş yüz nesne koyan yapımcı ekip, kimi nesnelere hitbox eklemeyi unutmuş. Manuel olarak eklendiği için bu alanlar, kimi nesnelere de hak katından vurabilecek büyüklükte hitbox eklemişler. Bu da zaten şeytan işi olan bu oyunda sabırları daha da zorlayabiliyor.

Hikaye

Kuyruklu yaratığımız günün birinde kendini hiçliğin ortasında buluyor. Aklında geçmişine veya nerede olduğuna dair hiçbir anı olmayan Ikao, bulunduğu diyarı gezip keşfe çıkmaya karar veriyor. Yolculuğu sırasında kendisi ve geçmişiyle ilgili bir sürü hatırayı anımsamaya başlıyor. İlerledikçe kendi halkını, sevdiğini, yaşadıklarını ve güçlerini fark etmesine tanık oluyoruz. Acaba Ikao’nun bu diyarda bulunma sebebi ne, geçmişinde neler yatıyor?

Oyun sırasında sizi anılarınıza götürecek kapılardan geçiyor, bazen uzun uzadıya çizimli sinematikleri izleyip gerçeği öğreniyor, bazen de bildiğiniz ruha dönüşüp astral seyahat yapıyorsunuz. Tabii bu ruh olayı da oyunun beceri kısmına dahil. Kendine has özellikleri ve zorluğu olan bu modda, hikayeyi öğrenirken monoton oynayıştan da sıyrılıyorsunuz.

Aynı zamanda bu hikaye ve oyun bir oturuşta bitirebileceğiniz şekilde tasarlanmamış. Zaten muazzam bir beceri gerektiği için hikayeyi sürdürmek bilek istiyor ama aynı zamanda 90 koca bölümden oluştuğu için oyunu bitirmek her yiğidin harcı değil 🙂

Evet, oyunumuz üç aşağı beş yukarı bu şekilde. Oyunu denemek istiyorsanız Steam sayfasına buradan gidebilirsiniz. Deneme fırsatı bulduysanız da görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşabilirsiniz.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

Only A Gamer Bilgi Yarışması

PlayStation Plus Mart 2019 Ücretsiz Oyunları Belli Oldu!