MapleStory 2 uzun bir aradan sonra Kore ve Çin’in yanında sonunda Avrupa’ya da yüzünü göstererek yeni sunucularını açtı. Açılışın üzerine biz de oyunun oynanışını, grafiklerini, karakterlerini ve içerisinde bulunan büyüklü küçüklü özelliklerini sizlerle birlikte inceleyip MapleStory 2 rehberi niteliğinde bir yazıyla baş başa bırakacağız.

2003 yapımı 2D rol yapma oyunu MapleStory’nin adeta evrime uğramış hali olan MapleStory 2, öncelikle oyuncuların karşısına 3 boyutlu (ancak izometrik, görüş açısı sabit) bir oynanış ile geliyor. Minimalist ve anime tarzı grafiklere sahip olan MapleStory 2, oynanış açısından da çocuksu ve “şirin” diyebileceğimiz ögeleri içerisinde barındırıyor.


Oyuna girdiğimizde karşılaşacağımız karakter yaratma ekranından başlayarak sizlerle yavaş yavaş oyunun inceliklerine ilerleyelim.

Oyunda 9 farklı sınıf bulunuyor: Knight, Berserker, Priest, Assassin, Wizard, Thief, Archer, Heavy Gunner ve daha oyuna yeni katılmış Runeblade. Kısaca özelliklerini tanıyalım:

KNIGHT

Her oyunda bütün grubun alacağı hasarı omuzlarında taşıyan tank sınıfımız bu oyunda Knight. Defans ve can özellikleri bir hayli yerinde olsa da sınırlı gücü, vasat sayılabilecek menzili ve düşük mobilitesi sınıfın PvP’de zor durumda kalmasına sebep olabiliyor.

BERSERKER

Evet, “Yıkıp dökeyim, çatır çutur indireyim.” diyen oyuncuların tam da istediği sınıf aslında Berserker. Çılgın savaşçımızın olağanüstü bir hasarı, çok hızlı savurup bir sürü yeteneği kafanıza boşaltan bir silahı ve yakın dövüşçü bir sınıf için hatırı sayılır miktarda menzili var. Bu sınıfı kullanırken her ne kadar can barınız dibi hızlıca görebilse de “Vurdum mu oturturum!” diyen bir güce sahip oluyorsunuz.

PRIEST

Zamanımızdaki birçok oyunda metrelerce geriden, etliye sütlüye karışmadan takım arkadaşlarına yardım eden Priest teması bu oyunda biraz daha farklı işlenmiş. Kutsamalarla ve şifa büyüleriyle şefkatli yüzünü takım arkadaşlarına gösteren Priest; aynı zamanda göklerden gelen bir karar ile şaşırtıcı bir hasar da çıkartabiliyor ve bu, onu PvP’de yabana atılmayacak bir rakip yapıyor.

ASSASSIN

Uçmalar, kaçmalar, sağdan sola atılan shurikenler. Evet geldik Assassin’e. Yetenek serisi olarak bir suikastçı yerine bir ninjayı andıran Assassin, görünmezlik ve yüksek mobilite ile göze çarpıyor. Çatışmaya başladığı saniye itibarıyla her yerde olan Assassin’in de tabii ki zayıf noktaları var. Assassin sınıfı, saklanıp saklanıp her “Bazinga!” deyişinde çıkarttığı shurikenlerin oyuncuya hissettirdiğinden çok daha az hasar verip maalesef bir hayli fazla hasar alıyor. Kaçak oynayıp rakibini deli etmek isteyenler için ise birebir.

WIZARD

Muazzam bir menzile ve hasara sahip olan Wizard; buz, ateş ve yıldırım gibi elementleri kullanarak rakiplerini alt ediyor. Oluşturduğu dev alev hortumları önüne ne çıkarsa yakıp kül ediyor. Üzerine yığılan bu kadar büyünün üstesinden gelip Wizard’a ulaşabilecek olanlar için ise bir hayli düşük defansı var.

THIEF

“Hiç öpmeyeyim canım ya yılan sevmiyorum.”
Yine suikastçı temasında tasarlanmış olan Thief, adeta yılan gibi hareket ediyor ve rakibine küçük dokunuşlarda bulunuyor. Hiç hasar yemediğinizi düşünüyorsunuz ve en sonunda aranızdaki mesafeyi açan Thief’i garipsiyorsunuz, üzerinizdeki zehir evlat acısı gibi vurmaya başlayana kadar…

ARCHER

Yüksek menzili ve aşırı el çabukluğu ile Archer muhtemelen PvE’de oynayabileceğiniz en kolay sınıflardan bir tanesi. Alan hasarı vur, zıpla, ok at, zıpla, daha çok zıpla veeee aferin, tüm canavarları katlettin! Her ne kadar basit bir oynanışa sahip olsa da aradaki mesafeyi korumayı bilenler için ideal bir seçim.

HEAVY GUNNER

Elinde kocaman bir makineli tüfek kullanan Heavy Gunner hakkında küçük bir detay verelim. Sınıfın İngilizce seslendirmesi League of Legends oyunundan Jinx’in seslendirmesi ile aynı ses sanatçısı tarafından yapılmış. Bu ufak bilginin ardından karakter özelliklerine gelirsek, harika bir güç ve çevikliğin yanında orta halli de menzili olan karakterin bekleme süreleri işi bir hayli bozuyor. Anlık olarak yüksek hasar verebilseniz de sürekli hasar veremediğiniz için kendinizi korumayı da öğrenmeniz gerekmekte.

RUNEBLADE

Büyü, silah ve yıkım. Savaşçı mı oynasam büyücü mü oynasam diye karar vermek zorunda değilsiniz. Yeni gelen Runeblade sınıfı ile ikisini de birlikte oynayabilme şansınız var. Silahlarınızı efsunlayıp peşinizden elementleri sürükleyerek hedefinize atlıyorsunuz. Rakibinizin bir nefes yanına geldiğinizde ise düşsün yıldırımlar çaksın şimşekler.

Bu 9 sınıftan birini seçtikten sonra karakterimizi özelleştirmeye başlıyoruz. MapleStory 2’nin karakter özelleştirme ekranı kadar cringe bir ekrana hiçbir MMORPG’de rastlamadığımı söyleyebilirim. Sanalika veya malum dans oyunlarından fırlama olan bu yaratım ekranında  önceden hazırlanmış 10-15 tane yüz ifadesinden, tiyatro kıyafeti giydirir gibi ekrana gelen 10-11 kostümden ve ayakkabıdan birini seçerek oyuna başlıyorsunuz.

Oyunda öğreticiyi geçtiğimizde diğer oyuncularla olabildiğimiz bir haritaya atılıyoruz ve maceramız başlıyor. Görevleri yaparak canavarları keserek ve bazen de zindanlara girerek seviye atlayıp gelen yetenek puanları ile kahramanımızın yeteneklerini açıyoruz. Bunun yanında seviyelerle gelen stat puanları ile temel özelliklerimizi (güç, beceri, şans vs.) artırabiliyoruz. Oyunda aynı Minecraft gibi hissettiren karelerden oluşan, bölge bölge bir harita sistemi var. Oyun ilerledikçe biz de haritada ilerliyoruz ama minimalist bir oyuna göre haritasının bir hayli büyük olduğunu söyleyebiliriz. Minecraft’tan bahsetmişken şunu da söylemeden geçmemek gerekir: MapleStory 2, çevre ile etkileşimli bir oyun. Yani ağaçları kesebilir, çitleri devirebilir, hatta çevredeki nesneleri alıp savaş sırasında sağa sola fırlatmak ve saldırmak için kullanabilirsiniz.

Oyunun içinde dans pistinden Mario Kart tarzı araba yarışlarına, Monopoly’den parkur sporuna, hatta Bomberman’a kadar bir sürü mini oyun bulunuyor. Siz seviye atladıkça oyunun size getirdiği özellikler her haritada arttıkça artıyor. Tamamen oynanış özgürlüğüne dayalı bir oyun olan MapleStory 2’de eğer istiyorsanız uçan balonlara tutunup bulunduğunuz haritada yükselebiliyorsunuz. Eğlenceliklerle dolu oyunda dronedan ufolara, kağıt uçaktan uçan domuzcuklara, savaş tanklarına kadar bir sürü binek mevcut.

Oyunda her ne kadar kendi evinizin sahibi olabilmek ve diğer oyuncular ile etkileşime geçebileceğiniz sayısız aktiviteye katılmak gibi daha çok “evcilik” tarzı etkinlikler bol olsa da oyunun savaş sistemi de oyunun içindeki büyük bir parça ve aradığınız şey yıkıp dökmek ise sizi tatmin edecektir.

İçerik yönünden doluluğu gırtlağına dayanmış bir oyun olan MapleStory 2’de maalesef ki grafik yönünden bulunduğu çağdaki rakipleri ile yarışabilecek özellikler yok. Anime tarzı bir oyun olması ve görsele dökecek çok fazla içerik bulundurması oyunun grafik seviyelerini ister istemez bir miktar aşağıya çekiyor. Bazı alan yeteneklerinin tasarlanmasında sadece doku tekrarına kaçılmış. Aynı efekti birden fazla yere yerleştirip kafalarda zenginlik algısı yaratmak istemişler. Aynı zamanda sınıfların sahip olduğu yeteneklerin sayılı olması da karakter statlarınızı geliştirmek için elinizdeki çeşitliliği kısıtlıyor. Karakterinizi çok farklı tarzlarda kullanmanızın yolu kapanıyor diyebiliriz. Bir sürü ışıltının üst üste eklenmesiyle oluşan yetenek efektleri ise 1’e 1 savaşlarda bile böylesine minimalist bir oyunda nelerin olup bittiğini anlamayı imkansız hale getirebiliyor.

Toplamda oyun hakkında son kararı vermek için göz önünde bulundurmamız gerekenler:

  • Oyunun kişinin dikkatini tazelemek için envai çeşit etkinlikleri var.
  • Oyun içerisinde karakterinize katabileceğiniz gırla özelleştirme bulunuyor.
  • Oyunun sınıf sistemi tatmin edici.
  • Oyun çevre ile etkileşimli.

Ama:

  • Oyun grafik bazından çağımızdaki diğer oyunlar ile karşılaştırıldığında bir hayli yetersiz.
  • Savaş içi anlaşılabilirliği oldukça az.
  • Karakter statlarınızı özelleştirip farklı mekanikler bulma imkanınız olabildiğinçe kısıtlı.
  • Oyunda haritaya tepeden tek bir açı ile yaklaşabiliyorsunuz, bakış açısını değiştiremediğiniz StarCraft II, DarkOrbit oyunları şeklinde izometrik bir görsel düzeni var.

Bu değerlendirmeler dahilinde henüz Avrupa’ya yeni katılmış olan MapleStory 2’ye akın eden oyuncu tufanında yerinizi alıp almayacağınızı size bırakıyor ve incelememizi oyunun tanıtım videosu ile kapatıyoruz. Sonraki incelemelerde görüşmek üzere, sağlıcakla kalın!


Düşüncelerin bizler ve okuyucular için değerli olacaktır.