in

No Game No Life Anime İncelemesi

No Game No Life, adından da tahmin edeceğiniz üzere, hayatlarındaki tek ve en büyük  becerileri oyun oynamak olan 2 kardeşin hikayesini ele alıyor. Tek ve en büyük dediysem bu konuda ciddiydim üstün zekaları başladıkları her türlü oyuna direkt adapte olup üstünlük kurmalarını sağlıyor. Peki şimdi bu 2 kardeşin bir şekilde her şeyin oyunlar aracılığı ile karar verildiği alternatif bir dünyaya gittiğini düşünün. Sizce ortaya nasıl bir şey çıkardı?

Büyük ağabey Sora, küçük kız kardeş Shiro.

Oynadıkları her oyunda üstün performans sergileyen kardeşler her zaman ki gibi kendilerini hayattan asimile edip (hayatın saçma bir oyun olduğunu düşünüyorlar) oyunlarını oynamaya devam ederlerken bir mesaj alırlar. Mesajda “Siz iki kardeş hiç yanlış bir dünyada doğduğunuz düşündünüz mü?” yazar ve yanında da bir adet bağlantı mevcuttur. Bağlantıya girmeleri ile birlikte bir satranç oyunuyla karşılaşan kardeşler uzun bir süreden sonra satranç oyununu kazanırlar. Sonrasında ise “Bu oyun yetenekleriniz ile sosyal hayatta zorluk çekiyor olmalısınız. Peki her şeyin basit oyunlar ile karar verildiği ve bütün kuralların bu şekilde konulduğu bir dünya olsaydı ne yapardınız?” şeklinde mesajın cevabı gelir. Tabii ki tahmin edeceğiniz üzere kardeşlerin olumlu yanıtı üzerine oyunların tanrısı Tet, mesajlarında yazdığı cümlelere gerçeklik katarak kardeşleri tıpkı anlattığı gibi olan alternatif bir dünyaya yani kendi dünyasına getirir.

Kardeşlerin alternatif evrendeki maceraları düşündüklerinden biraz daha kolay olur. Her şey oyun ile çözüldüğü için en iyi yaptıkları şeyi yapmaları gerekir. Oyun oynamak. Tet’in dünyasını işleyişi bizim dünyamızdan oldukça farklı durumda. İnsan ırkının yanı sıra insanların yanında 16 farklı ırk bulunuyor ve bunların genel adına “Exceed” deniliyor (ve ne hikmetse insanlara “Imanity” diyorlar.)

Asıl amaçları Tet’i yenmek olan ikili yavaş yavaş yeni dünyalarında yükselmek için başkalarına kafa tutmaya başlarlar. Dünyaya geldikleri ilk zamanlarda Steph isimli bir kızla tanışırlar ve onu bir hilekarın elinden kurtarmalarıyla 3 kafadar olarak dolaşmaya başlarlar. Steph aslında bir prenses. Fakat üzerindeki borç yatağı ve oyunlardaki beceriksizliği yüzünden ne prenses olması ne de güzelliği pek bir işe yaramıyor.

No Game No Life, oldukça yüksek dozda komedi içeren bir anime. Her bölümde mutlaka bir kaç absürt sahne görmeniz kaçınılmaz bir durum. Fakat aynı zamanda basit bir satranç oyununun bile nasıl bir hale geldiğini görünce insan şaşırmadan edemiyor. İzlediğim ilk bölümden beri sıkılmadan devam ettiğim No Game No Life, maalesef 1 sezon ve 12 bölümden oluşuyor. Fakat bir adet de Movie’si mevcut. Movie’de ise Tet henüz dünyanın hakimi olmadan önce yani dünya oyunlar ile yönetilmeden önceki durumunu ele alıyor. Oldukça yüksek dozda dram içeren bu Movie’yi izlemeden önce 2 kere düşünmek isteyebilirsiniz. Fakat bunun yanı sıra No Game No Life’ı izlemek için geç bile kaldınız diyebilirim.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

Toren İncelemesi

2000’li Yıllarda Çıkıp Aklımıza Kazınan 10 Efsane Oyun