in

Party Hard İncelemesi

Uyku benim gözümde dünyanın en tatlı şeyi olabilir. Hatta o kadar ki hiç bir şey uykudan daha tatlı olamaz desem yeridir. Peki bir insan uyumak için neleri feda edebilir? Hangi engelleri aşabilir? Pinokl Games tarafından geliştirilen ve TinyBuild tarafından yayımcılığı gerçekleştirilen Party Hard, bunun cevabını çok açık bir şekilde vermiş. Ben yaşayan herkesin içinde çok ufak da olsa bir karanlık yattığına inanırım. Önemli olanın karanlıkla aydınlığı ayırt etmek olduğuna inanırım. Fakat oyunumuzdaki gibi karanlığın tam ortasında yaşayan psikopat bir seri katilseniz karanlık da aydınlık da önemlerini çoktan yitirmiş olurlar.

Acımasız bir seri katili canlandırdığımız oyunumuzda, nerede parti orada katliam ve biz şeklinde ilerliyoruz. Amacımız basit: Partide bulunan herkesi katletmek. Dışarıdan  bakıldığında oldukça vahşet içeren bir oyun (ki gerçekten öyle). Fakat oyunun piksel olmasından ve genelde oynamaktan çok arkadaki hikayeyi takip ettiğimizden vahşet dozajının biraz daha azalmasına sebep oluyor. Son zamanlarda içerdiği pür canilik ve vahşet içerikleriyle uzun bir süre gündemlere konu olan Hatred, bu tarz oyunlarda akıllara gelen ilk isimlerden biri oluyor. Fakat Hatred ve Party Hard arasında çok büyük bir fark olduğunu söyleyebilirim (tabii ki burada vahşet içeriğinden bahsediyorum).

Bölümlerde herkesi kesip biçtikten sonra, her seferinde bir sonraki bölüme geçmeden 2 polisin birbiri ile konuşmasına tanıklık ediyorsunuz. Sorgulayan da sorgulanan da polis. Sorgulanan kişi her seferinde katilin izini sürüp onu engellemeye çalışan fakat bir o kadar da ahlaksız polis kafasında biri. Sorgulayan kişi ise daha çok katilin neden böyle bir işe giriştiğini sorgulayıp olaylara ışık vurmaya çalışıyor.

İşler belli bir süre klasik sorgu kafasında ilerlese de bir zaman sonra o kadar ilginç ve merak uyandırıcı bir hal alıyor ki kendinizi adeta bir polisiye suç filmi izler gibi hissediyorsunuz. Yalan söylemek istemiyorum, bir zaman sonra bölümlerde hızlı hızlı ilerleyip senaryo nasıl ilerleyecek diye oynamaya kalkıştım ve bu yüzden birkaç yüz kere aynı bölüme yeniden başladım. Bu yüzden siz benim yaptığımı yapmayın. Sabırlı ve emin adımlarla ilerlemezseniz sonunuz hapishane oluyor.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Requiem From The Darkness Anime İncelemesi (Kyougoku Natsuhiko: Kousetsu Hyaku Monogatari)

Her bölümde genel olarak 40-60 arası öldürmeniz gereken insan oluyor. İlk yapmanız gereken şey hemen birilerini kesmeden önce haritada biraz dolaşmak olsun. Çünkü çevresel
faktörler işinizi gerçekten çok kolaylaştırıyor. Bir kamp ateşi varsa birini ona itebilir, yüksek bir kattaysanız birini oradan aşağı atabilir ya da büyük hoparlör veya elektriksel
herhangi bir aygıtı bozup patlamasını sağlayabilirsiniz. Öldürdüğünüz kişileri ne kadar az kişi görürse işiniz o kadar kolaylaşır. Eğer ki partiden biri bir ceset görürse direkt polise haber veriyor. Polisin gelmesi genel olarak size çok büyük bir tehlike yaratmıyor fakat bir cesedin yanında dolaşan tek kişi siz iseniz veyahut tam öldürürken sivil radarına yakalanırsanız gelen polis direkt sizi içeri atmak için geliyor.

Tabii ki polisten kurtulmanın birkaç yolu mevcut. İlk olarak sakın polisle kafa kafaya çarpışmayın çünkü o şekilde öldüremiyorsunuz. Elektriksel aygıtları bozup patlatmaktan bahsetmiştik, bu tarz tuzakların belli bir imha süreleri oluyor. Polis ilk geldiğinde tuzağı hazırlayıp belli bir mesafe uzaklıktan polisi o tarafa doğru yemleyip tuzakla öldürebilirsiniz veya şanslıysanız bazı haritalarda at, kapan vb. rahatlıkla kullanabileceğiniz tuzaklar oluyor. Atı korkutup çifte attırarak veya kurduğunuz kapanın arkasında bekleyerek çok rahat polisten kurtulabilirsiniz.

Ben genel olarak öldürmek yerine haritanın bir yerinden bir yerine ulaşmanızı sağlayan gizli geçidimsi kapıları kullanıyorum. Böylelikle polis peşimizi çok çabuk bırakıyor ve bir polisi öldürdükten sonra ortaya çıkan federal ajanlarla uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz. Bu kapıları da eğer polisten kaçmak için kullandıysanız kullandığınız kapı Mario tarafından mühürleniyor ve bir daha oradan giriş çıkış yapmanız mümkün olmuyor (evet yanlış okumadınız, Mario gelip mühürlüyor). Bu tarz özel geçitleri kullanmak gizli bir şekilde ilerlemede ve birini öldürüp hemen ortadan kaybolmada kilit rol oynuyor. Bu yüzden elinizden geldiğince görgü tanığı olmadan işinizi gizli bir şekilde halletmek sizin için en kârlı yol olacaktır.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Call Of Duty WW2 Singleplayer İncelemesi

Eğer ki çok zora düşerseniz haritadaki telefonu kullanarak özel bir yardım çağırmanız mümkün. Bu özel yardımlar genel olarak şansınıza göre değişiyor. Bir virüs salgını başlatıp oradaki herkesi zombiye çevirme imkanınız mevcut veya çılgın bir katil çağırıp önüne çıkan herkesi kesip biçmesi mümkün (kesip biçilen kişilere siz de dahilsiniz). Bunun gibi birçok alternatif bölümler içerisinde mevcut. Yani sivilleri panik yapmadan işinizi gizli bir şekilde halletmeyi başarırsanız ortada hiç bir problem olmuyor. Unutmayın, panikleyen sivil halk her şeyden daha tehlikeli oluyor. Panik halinde olan birinin yanına ezkaza yaklaşırsanız “Uzak dur benden seni pis mahlukat” deyip bir ton dayak atıyor.

Party Hard, genel anlamda insanların hayatlarını yok ettiğiniz bir oyun. Fakat altında yatan psikolojiyi anladığınızda bahsettiğim gibi işler oyundan daha çok polisiye suç filmine döndüğü için iğrenmekten çok merak ederek oynamanızı sağlıyor (ki bence bu harika bir durum). Bu yüzden oyunun başlarında biraz zorlansanız bile ilk 2-3 bölümden sonra çok daha rahat oynadığınız fark edeceksiniz. Oyunu bitirmeden önce her bölümde oynayabileceğiniz 2 farklı karakter mevcut ve bir bölümde hikaye gereği özel bir karakterle oynuyorsunuz. Bunun dışında ekstra bir karakteri oyunu bitirdikten sonra açmanız mümkün. Oyunu bitirdikten sonra siz de hala benim gibi doyamadıysanız bedava DLC’den faydalanabilir ya da Steam Atölyesi aracılığıyla başka oyuncuların yaptığı haritalarda kendinizi deneyebilirsiniz. Party Hard oynaması oldukça keyifli bir o kadar da insanı strese sokan bir oyun. Fakat kesinlikle oynanmaya değeceğini düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Offline CS:GO Turnuvasında Hile Skandalı!

Yabancı Dizilere Ne Kadar Hakimsin?