in

ReCore İncelemesi

Eğlenceli parkurları ve dinamik aksiyonuyla ReCore, farklı tat arayanlar için ideal bir oyun.

Eski tarz platform mekaniklerini ve aksiyonu bir arada görmemiz günümüz 2020’sinde pek mümkün olmuyor. Bu yüzden ReCore gibi oyunlar her zaman farklı tat arayanlar için ideal oyunlardan biri oluyor. Mega Man isimli oyun serisini herkes oynamasa bile, şöyle bir yerden adını duymuştur. ReCore’da da oldukça Mega Man esintileri olduğunu söyleyebilirim. Nitekim yapan kişi (Keiji Inafune) aynı olduğu için ReCore günümüz çağın modernize edilmiş Mega Man’i gibi olmuş.

ReCore

Post Apokaliptik Dünyayı Yaşamak

ReCore, bizim dünyamıza oldukça benzeyen fakat işin aslı bambaşka bir yer olan Far Eden‘da geçiyor. Hikayenin buarda geçmesinin temel sebebi ise “Dust Plague Devil” isimli bir hastalığın zamanında dünyayı kasıp kavurması. Yani anlayacağınız oyunumuz klasik bir post apokaliptik senaryo üzerinden ilerliyor. Hastalığın yayılmaya başlamasından sonra insanlık bu hastalığa olan karşı savaşını kaybediyor ve kendi yaşadıkları dünya artık yaşanılmaz bir hale gelmeye başlıyor.

Dünyada yaşam artık iyice imkansızlaşmaya başlayınca, bu konuyla ilgilenen sağlık örgütleri insanları ve onların yanında robotlarını koloniler halinde Far Eden isimli gezegene yollamaya başlıyor. Bu robotların amacı ise Far Eden’ı insanlar için daha yaşanılası bir hale getirmek. Tabii ki bu oldukça uzun bir süreç olacağından insanlar bu durumdan minimum zararla kurtulmak için kendilerini 200 yıllık bir uykuya yatırırlar ve robotların kendileri için Far Eden’ı daha iyi bir yer haline getirmelerini beklemeye koyulurlar.

Aradan geçen bu 200 yıllık süreç içerisinde bir çok insan ortadan kaybolur ve insanlığa “yardım” için burda olan Corebotlar bozulup yozlaşmaya başlarlar. Bu olayların üzerine de ana karakterimiz Joule ve hem robot olup hemde şirin olmayı başaran köpeği (aslında kendisi bir Corebot) Mack, Far Eden’ın kurak çöllerinde olayları açığa çıkarmaya çalışırlar.

ReCore

Yoldaştan Koruyucu Yapmak

Oyunun oldukça dinamik ve akıcı bir aksiyon sistemi var. Genel anlamda karakterimiz aşırı derecede kırılgan. Karakterimizin kırılganlığını ise yanımızda bize eşlik eden yoldaşlarımız önlüyor. Savaş başladığında yoldaşlarımızın spesifik yetenekleri ile düşmana saldırırsanız düşman direkt olarak yoldaşımıza odaklanmaya başlıyor. Bu durum da size saldırmak için uzunca bir süre açıklık tanıyor.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Trine 3: The Artifacts of Power

Fakat şunun altını çizmem gerekiyor, genel anlamda oyun boyunca yaptığınız tüm savaş stratejisi bunun üzerine kuruluyor. Çünkü yoldaşlarımızın normal saldırı dışında yapabildiği sadece 1 tane özel saldırı var ve Joule’un elindeki silahı şarj edip ateş etmesi dışında yaptığı hiç bir özel şey yok. Dümdüz yaratığa ateş edip zamanı geldiğinde çekirdeğini yerinden söküyorsunuz. Bu durum ilk bir kaç saat çok göze batmasa da oyunda 3-4 saati devirdikten sonra çok bariz bir şekilde kendini tekrarlamaya başlıyor ve oldukça can sıkıcı oluyor.

Oyunun başlangıcında Joule’un spesifik yoldaşı olan Mack dışında Seth ve Duncan adında 2 farklı Corebot’a daha erişiminiz oluyor. Yoldaşlarınız genel anlamda aynı işi yapsa da hepsinin spesifik olarak iyi olduğu durumlar var. Örnek vermek gerekirse:

Mack: Köpek türünde bir Corebot olan Mack, tekil hedeflere karşı oldukça güçlü ve yeteneklerini kullanabilmesine olanak sağlayan enerjisi oldukça fazla.
Seth: Örümcek türlerinden bir vücuda sahip olan Seth, daha çok uzak mesafeden düşmanlara ateş etmesi ile size destek sağlıyor.
Duncan: Orangutan görünümüne sahip olan Duncan, genel anlamda bütün düşmanların dikkatini üzerine toplamada usta. Kendi etrafına halkalar halinde saldığı ateş çemberleri sayesinde ve tabii ki yüksek can barı ile hayatta kalmanız da oldukça güzel bir rol oynuyor.

Oyunumuz açık dünyada veya başka bölgelerde bahsi geçen yoldaşlardan 2 tanesini seçmenize olanak sağlıyor (yoldaş kombinasyonunuzu değiştirmek için kendi evinize dönmeniz veya bir Fast Travel noktasına ulaşmanız gerekiyor). Fakat aksiyon anında sadece bir tanesini kullanabiliyorsunuz. Tabii ki kullandığınız yoldaşlarınızdan biri zor duruma düştüğünde tek tuşla değiştirip diğerinin kendini toparlamasına müsaade edebiliyorsunuz.

ReCore

Karakter Özelleştirmesi mi ? Hayır Kullanmıyoruz

Oyunda mobil oyun oynayanların aşina olacağı bir sistem mevcut. Ben kendisine “element sistemi” demeyi tercih ediyorum. Bu sisteme göre karşınıza çıkan robotun rengine uygun renkle saldırdığınız zaman o robota daha fazla hasar veriyorsunuz. Sarı, yeşil, kırmızı ve beyaz olarak 4 farklı rengimiz mevcut. Oyunun başlangıcında tahmin edeceğiniz üzere sadece beyazla başlıyorsunuz. Fakat hikaye de ilerlediğiniz sürece hızlı bir şekilde diğer renklere de erişebiliyorsunuz.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Breach Ön Siparişe Açıldı!

Oyunumuzun ana karakteri Joule olmasına rağmen kendisi ile ilgili oyunda yaptığınız tek geliştirme (ki buna da geliştirme derseniz) silahınıza taktığınız bu renklerden ibaret. Bunun dışında topladığınız tüm materyaller, açtığınız tüm hazine sandıkları ve robotlardan biriktirdiğiniz bütün çekirdekler yoldaşlarınızın sağlık, dayanıklılık ve enerji gibi temel özelliklerine harcanıyor. Hatta etraftan topladığınız blueprint’ler sayesinde yoldaşlarınıza yeni parçalar takabiliyorsunuz. Bu konuda oyunu takdir etsem de keşke oyunun “ana karakteri” olan Joule için de bir kaç şey ekleselermiş.

Ana hikayede ilerlemek dışında oyunun oldukça geniş bir açık dünyası mevcut. Tabii ki bu açık dünyada bir çok özel bölge, etrafta başıboş gezen robotlar ve toplamanız gereken materyaller var. Fakat bunlar sadece açık dünyayı dolu göstermek için yapılmış. Yan görev olarak görebileceğiniz ekstra bölgeler mevcut. Bu bölgeler genel olarak eskiden göçükte kalmış bir mağara veya terk edilmiş dev gemi kalıntıları gibi oyunun atmosferine uygun tasarımlar oluyor.

Şu konuda kesinlikle haklarını yiyemem parkurlar ve bu bölgelerde çözdüğünüz bulmacalar oldukça keyifli. Eski bir çok oyunda karşımıza çıkan ucu ucuna bir yerden bir yere atlamanızı gerektiren parkurlar ReCore’da oldukça fazla kullanılmış. Özellikle spesifik parkurlarda ilerleyebilmek veya giriş yapabilmek için yoldaşlarımızın yeteneklerine ihtiyaç duymamız oldukça güzel düşünülmüş.

Fakat işler eninde sonunda aynı kapıya çıkıyor. Bu bahsettiğim şeylerin ilk başlarda albenisi çok yüksek olsa da oyunun ilk 2 saatinde ne yapıyorsanız son 2 saatinde de aynı şeyi yapıyorsunuz. Özellikle de bir çok özel bölgeye girmek için spesifik bir çekirdek türü toplamamız oyunu adeta bir Grindfest’e çeviriyor. Sizde benim gibi bu çekirdeklere başta çok önem vermediyseniz ilerleyen zamanlarda eski bölgelere tek tek dönüp hepsini toplamaya çalıştığınızda gerçekten çok can sıkıcı bir hal alıyor.

Sonuç olarak ReCore genel anlamda eğlenceli olsa da açık dünyasının çok boş olması ve kendini çok tekrara etmesi sebebiyle başından çabuk sıkılabileceğiniz bir oyun haline geliyor.

Only A Gamer’ın Puanı
Oynanış: 6/10
Müzikler: 7/10
Hikaye: 7/10
Grafikler: 7/10
Genel: 7/10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yuh O Cidden Öyle Miymiş? | Oyun Bitene Kadar Fark Edemediğiniz 5 Detay

Gears 5 İncelemesi