Mortal Kombat ile God of War tanışırsa… Sanırım Redeemer’ı tanıtmak istesem böyle bir şekilde tanıtırdım. Mortal Kombat varimsi dövüş mekanikleri ve vahşet bir kenara, God of War varimsi bir karakter ve öfke… Redeemer tam olarak bunların harmanlanmış hali.

Bir insanın kendi geçmişinden kaçıp uzaklaşabilme imkanı var mı sizce? Redeemer bu soruya oldukça güzel bir şekilde cevap veriyor. Oyunumuza göre geçmiş her zaman sizi gelip buluyor. Vasily, bir zamanlar dünyanın en büyük sibernetik silah üretici firmalarından birinde bir bakıma paralı asker olarak görev alan biriydi. Suikast, gasp hatta işkenceye kadar her türlü pis görevin içine dalıp dalıp çıkıyordu, ta ki kendi şirketi onu bir sayborga çevirmeye karar verene kadar. Bir şekilde kaçmayı başaran Vasily, kendini karlı dağların derinliklerinde gözden uzak bir manastırda bulur. 20 yıl boyunca yoldaş keşişleri ile birlikte huzuru ve barışı arayan Vasily, geçmişiyle bir kere daha yüz yüze gelmek zorunda kalır (kısaca bir intikam hikayesi haline geliyor).


Evet, oyun oldukça fazla şiddet içeriyor

Bana kalırsa oyun mekanikleri açısından oldukça başarılı. Vuruş hissiyatı silah kullanımı oldukça gerçekçi bir şekilde yansıtılmış. Bununla birlikte düşmanlarla savaşırken adeta onları yerden yere vurmamız ve dövüşü bitirici vuruşlar ile taçlandırmamız oyuncuyu oldukça tatmin ediyor. Bazı durumlarda oyunun biraz aşırıya kaçtığını düşünmüyor değilim. Karakterimiz oldukça güçlü bu bir gerçek fakat bazı durumlarda tek kişilik ordu konumuna gelmemiz gerekiyor ve bu da oyuncuyu başa çıkılması zor bir durumun içine sokuyor (en azından beni sokmuştu).

Oyun oldukça fazla şiddet içeriyor tabii ki bu şiddet de vahşetin doğmasına sebep oluyor. Bu yüzden tanıtırken God of War ve Mortal Kombat diye örnek vermiştim (şimdi düşününce Punisher da olurmuş). Hack & Slash, aksiyon vb. oyunlara aşina olan bir çok kişi oyun içerisindeki bol şiddete ve aksiyona alışkın oluyor fakat herkes aynı değil tabii ki.

Oyunda ilerledikçe karşınıza çıkan düşmanlar her seferinde eski düşmanlardan biraz daha başa çıkılması zor bir hale geliyor. Bu hem iyi, hem de kötü bir şey. İyi olan tarafı şu: Oyuncuyu tempolu oynamaya itiyor ve her yapacağınız hamlenin önemi artıyor oyunun başlarında neredeyse hiç kullanmadığınız oldukça basit bir saldırı türü ilerleyen safhalarda hayat kurtarabiliyor. Örneğin erken safhalarda karşınıza çıkan düşmanlar ne kadar silahlı olsa da ellerindeki silahları kollarını kırıp kendi elinize almaktansa direk öldürmeyi tercih ediyorsunuz çünkü genel olarak o hamleyi yapana kadar zaten ölmüş olacaklar ve can kaybetseniz ve öldürdüğünüz düşmandan fazlasıyla bunu karşılayacaksınız. Fakat ileriki safhalarda düşmanların çokluğu ve zor ölmeleri her türlü stratejik karara baş vurmanızı gerektiriyor. Çevresel etkenleri kullanma, önce zayıf halkaları öldürme vs. bu da oyunu daha oynaması keyifli bir hale getiriyor.

Kötü olan tarafı: Oyunun bu zorlayıcı durumu her oyuncuya hitap eden bir durum değil maalesef. Bazen oyuncular Hack & Slash bir oyun oynuyor olsalar bile zorlanmaktansa rahat ve akıcı bir oynanışa yöneliyorlar. Böyle bir arayış içindeyken karşılarına çıkan bu durum bazen oyuncuların oyundan soğumasına sebebiyet verebiliyor.

Mekanikler ne kadar keyifli olsa da oyun içerisinde herhangi bir karakter geliştirmesinin bulunmaması ve ileride açabileceğimiz yeni dövüş mekaniklerinin olmaması, oyunun uzun süreli keyif vermesi bir yana, bir zaman sonra yapacağımız her şeyi belli bir sıraya göre dizmiş oluyor ve klişe bir hal almaya başlıyor. Bunun yanı sıra oyundaki optimizasyon problemi de maalesef gözden kaçmıyor. Çok etkili olmasa da oyuncu üzerinde ufak derecede bir rahatsızlık yaratıyor. Fakat oyunun indie olarak üretilmesi ve bir indie oyuna göre bu denli keyifli olması oyunun durumu bundan daha kötü olsa bile çekeceğiniz çileye değmesine sebep oluyor.

Redeemer bir indie yapım olarak Hack & Slash ve Shooter ögelerini, bol bol da şiddeti içerisinde barındıran bir oyun. Ne kadar bu tarz oyunlar herkesin ilgisini çekmese de  Vasily’nin intikamındaki kilit rolü oynayacak kişi belki de sizsinizdir.


Düşüncelerin bizler ve okuyucular için değerli olacaktır.