in

The Sinking City İncelemesi

Edebiyat dünyasına kendi dünyasını yansıtmayı başarmış olan Howard Philip Lovecraft, yazdığı eserler ile bizleri adeta kendi karanlık dünyasına çekiyordu. Sinking City‘de H.P Lovecraft‘ın en bilinen eserlerinden “Cthulu” efsanesinden esinlenerek ortaya çıkmış bir oyun.

Öncelikle şunu belirtmem gerekiyor oyunumuz oldukça kendine has bir oynanış stiline ve havaya sahip. Dedektiflik üzerine kurulu oyunlar çok fazla olmasa da örnek gösterebileceğimiz bir kaç oyun mevcut. Fakat günümüz oyun camiasında sık rastlanıldığı söylenemez. Buna rağmen Sinking City  Sahip olduğu kaliteli Türkçe dil desteği ile birlikte dedektiflik temasına uzak olanlar için veya başlamak isteyenler için oldukça ideal gözüküyor.

The Sinking City

Histeri Salgını

Hikayemiz, ana karakterimiz olan özel dedektif Charles Reed‘in histeri vakalarını araştırmak için Oakmont şehrine gelmesiyle başlıyor. Yerli halkın yaşadığı garip görülerden ve histeri vakalarından haberdar olan dedektifimiz, kendisi de psikolojik açıdan rahatsızlıklar yaşadığı için ve buna benzer görülerle boğuştuğu için bu oldukça karanlık ve kasvetli şehirde bir cevap bulmayı umarak araştırmasına başlıyor.

Sherlock Holmes oyunlarına aşinaysanız Sinking City’de de buna benzer özellikler olduğunu hemen farkedebilirsiniz. Nitekim Frogwares ekibi, oyunu ne kadar dedektiflik ağırlıklı yapsa da oyunun karanlık teması ve şehrin kasvetli havası her zaman insanın suratına çarpıyor. Oyun içerisinde Sherlock Holmes oyunlarından oldukça benzer mekanikler görmenizde mümkün. Hatta bir çok şey aynı bile denilebilir.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Mirror’s Edge™

Sinking City, son zamanlardaki bir çok aksiyon – macera oyununun aksine oyun içerisinde yapılması veya bulunması gereken her şeyi oyuncunun kendi keşfetmesini istiyor. Herhangi bir basite indirgeyen faktör olmadan ipuçlarını bulmanız veya delilleri toplamanız gerekiyor. Özellikle davaların başlarında veya ilerleyen safhalarında, yetersiz veri ile karşı karşıya kaldığınızda elinizdeki bilgilere göre şehrin içerisindeki arşivleri araştırmanız gerekiyor ve bu gerçekten güzel bir detay.

The Sinking City

Karanlık Dünyanın Kapıları Aralanıyor

Dedektifliğin yanı sıra tabii ki aksiyon sahneleride mevcut ve bunlar genellikle garip deniz yaratıklarına karşı oluyor. Bu durumda kendinizi oldukça iyi savunmanız gerekiyor çünkü bu yaratıklar hem fiziksel hemde zihinsel olarak oldukça iyi zarar verebiliyorlar. Karakterimiz zaten psikolojik açıdan problemler yaşadığı için, gireceğiniz çatışmalarda akıl sağlığı da bundan nasibini alıyor. Kısacası en kısa sürede düşmanlarınızdan kurtulmak yapmanız gereken en akıllı hareketlerden biri olabilir (veya benim gibi kaçın).  Başlangıç safhalarında mühimmat konusunda oyun pek yardımcı olmuyor olsa da etraftan toplayabildiğiniz “lootladığınız” mühimmatlar siz oyuna her çıkıp girdiğinizde yenileniyor ve bu da mühimmat eksikliği sorununu ortadan kaldırıyor. Bu durumun kasıtlı olarak yapılıp yapılmadığından emin değilim fakat benim gibi ölmeyi çok sevmeyen bir insansanız bu durumu tavsiye etmek istesem de oyunun asıl oynanılabilirliğini etkileyeceği de bir gerçek..

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Sundered İncelemesi

Oakmont şehrinin kasvetli havasını iliklerinize kadar hissettirmeyi başaran oyunumuz dedektiflik konusunda da bir o kadar başarılı iş yapmışlar fakat oyunun hikaye anlatımı ve atmosferi maalesef tüm açıkları kapatamıyor. Sinking City, temelinde bir aksiyon macera oyunu olmadığı için savaş sahneler insanı çok fazla heyecanlandırmıyor ve silah kullanmanın da insanı çok tatmin ettiği söylenemez. Tabii ki bunlar aksiyon bazlı bir oyun olmadığı için göz ardı edilebilecek durumlar olabilir. Fakat karakter animasyonları çok da göz ardı edilebilecekmiş gibi durmuyor. Dedektiflik ve atmosfer için uğraşan ekibimiz bunun dışındaki şeylere çok önem vermemiş gibi duruyor.

Hikayeye kendinizi kaptırdığınızda “bu tarz detayları önemsemem ben” diyebilirsiniz fakat objektif bir bakışla yaklaştığınızda bu tarz sebepler yüzünden sadece belli bir çapta kitleyi etkileyebilecekmiş gibi duruyor. Bunları bir kenara bırakırsak kullanılan tema oyuna oldukça güzel yedirilmiş. Dedektiflik açısından işler oldukça güzel ilerliyor ve açık konuşmak gerekirse bu tarz oyunlara çok aşina olmayan benim için bile oldukça keyifli bir deneyimdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İDDİA: Netflix Önümüzdeki Ay Türkiye’den Çekilecek

Ücretsiz Oyun: Hyper Light Drifter Ücretsiz Oldu!