Hayatınızda bir tek kod bile öğrenmemişsiniz. Bir uzay macerasına geminin aşçısı olarak atanıyorsunuz ve orada görev yapıyorsunuz. Bir gün gemide aksilik çıkıyor ve gemiyi kurtarmak sizin elinizde. İşte TARTARUS’ta yaşadıklarımız da bu şekilde başlıyor. Diğer Türk yapımlarına baktığımızda, genellikle korku veya multiplayer tarzında olduğunu görüyoruz. Daha en baştan Tartarus’u ayıran en önemli ve dikkat çeken olay burada. Tartarus atmosfer olarak gerilim duran ancak tamamiyle bulmaca öğeleriyle bezenmiş bir yapım. Şahsen benim de bu oyunu oynamam bu yüzdendir.

Cooper adındaki karakterimiz ile başladığımız oyunda, gemide Andrews ve Cooper haricinde yaşayan kimse kalmamaktadır. Ancak Andrews ise görev yapacak bir durumda değildir ve gemiyi kurtaracak tek kişi karakterimiz olan Cooper’dır. Gemi içi haberleşmelerde talimatları Andrews’ten alıyor ve terminalin yardım bölümleriyle ipuçlarını çöze çöze ilerlemeye çalışıyoruz. Oyun boyunca Cooper ile Andrews arasındaki konuşmalar hep birbirlerini alaya alan, küfürlü konuşmalardan ibaret. Şahsen ben bu alaylı konuşmayı hiç sevemedim. Bir zamandan sonra insana çok zorlama yazılmış gibi hatta Cooper’ın geminin bu durumunu önemsemediği gibi bir havaya sokuyor. Ayrıca bu konuşma havası oyunun bir bölümünde değil, oyunun tamamında devam ediyor. Genel olarak hikaye aslında güzel planlanmış şekilde ancak oyun içindeki konuşmalar kısmında sorun olduğu düşüncesinde olduğumdan, güzel bir hikayeyi kötü tasarlanmış olduğunu gördüm. Oyunun hikayesi biraz beklentimin altında kalsa da oyunun asıl vurucu yerine bulmacalarına değinelim.

Oyunun en iyi yaptığı işlerden biri bulmaca bölümleri. Terminal kısımlarında dakikalarını harcayacağınız güzellikte ve incelikte tasarlanmış bulmacalar mevcut. Şahsen terminal bulmacalarında yarım saatten az süre harcamadım. Ancak bu bulmacaları bulurken de nedense bir sıkılma yaşamadım. Belki kod işini sevdiğimdendir; belki de peygamber sabrına sahip olduğumdadır bilinmez. Bulmacalar sadece terminal kısımları ile sınırlı da değil. Vana işleri, yön bulma, matematiği kullanma gibi birçok bulmaca da mevcut. Ancak hepsi bir şekilde terminali kullanmaya bağlanıyor. Yani ufak şeyler. Kısaca oyunu oynamak için bir peygamber sabrına veya kodlara ilgi duymanız gerekmekte. Yoksa kısa sürede sıkılmanız çok muhtemel.

Oyun görsel olarak çok iyi durmakta. Ancak bazı kısımlarda, atmosferin fazla karanlık olmasıyla birlikte bazı objeleri bulamayabiliyorsunuz. Bu pek karşılaştığım bir sorun değil ancak yine de yazmak istedim. Gemi içinde çok iyi bir atmosfer olduğu gibi gemi dışında da, yani uzay sahnesinde de, oldukça güzel atmosfer vardı.

Sesler konusunda ise geliştirici ekip oldukça iyi iş çıkarmış. Konuşmalar, ses efektleri genel olarak iyi durumda. Daha iyi olabilir miydi? Evet, ama bu fiyatta bir yapım için gayet güzel.

Özet olarak Tartarus, fiyatına göre oldukça alınası duran bir yapım. Bulmaca sahneleri, görsel dizaynı ile size iyi bir zaman geçirtebiliyor. Benim ortalama oynayış sürem 7 saat oldu. Bu saatin her anında neredeyse hiç sıkılma yaşamadım. Hatta arkama yaslanıp bir bumaca için elimde kağıt kalem plan yaptığım oldu. Evet; bazı mekaniksel eksiklikleri, hikayenin oyun içinde iyi bir şekilde kullanılamaması gibi sorunları mevcut ama oyun size asıl vermesi gerekeni çok iyi bir şekilde verebiliyor. Bulmacalar çok özenli ve iyi hazırlanmış, atmosfer güzel duruyor. 30TL civarına eğer bulmaca oyunlarını seviyor iseniz kesinlikle bir göz atın dediğim bir yapım.


DEĞERLENDİRME
Genel
80 %
PAYLAŞ
Önceki İçerikDünya “Düz”müş
Sonraki İçerikANT E-Spor Çin Yolcusu!
Selamlar. Adım Fatih. 18 yaşında, sizler gibi normal bir insanım. Sitede her türlü haber, inceleme, güncelleme arasında takılan biriyim. İndie oyunları AAA oyunlara tercih ederim çünkü daha yaratıcılardır.

Düşüncelerin bizler ve okuyucular için değerli olacaktır.