in

The Dark Pictures Anthology: Man of Medan İncelemesi

Selamlar Only A Gamer takipçileri. Adını Until Dawn oyunu ile çokça duyduğumuz İngiliz video oyun geliştirici şirketi Supermassive Games’in 30 Ağustos 2019’da çıkardığı yeni oyunu The Dark Pictures Anthology: Man of Medan bugünkü inceleme konuğumuz.

GİRİŞ

Supermassive Games Playstation Exclusive denince akla özellikle Until Dawn adlı oyunu ile gelen bir şirket. 2015 yılında çıkardıkları Until Dawn oyunu, interaktif bir drama-hayatta kalma korku oyunuydu ve büyük ilgi toplamıştı. Metacritic verilerine göre 79 puanı olan bu oyun, Supermassive Games’in şüphesiz en önemli yapımlarındandı. Supermassive Games bu başarının ardından tarihler Ağustos 2019’un sonlarını gösterdiğinde exclusive fikrini değiştirerek bu temaya sahip oyunlarını diğer platformlara da çıkarma kararı aldı ve ortaya The Dark Pictures Anthology adlı bir seri çıktı. Evet, seri diyorum çünkü aslında bu bir seri adı. Oyunumuzun asıl adı Man of Medan. Şirket, bu oyun yeni çıkmışken The Dark Pictures Anthology serisinin ikinci oyunu Little Hope’u 2020 yılı için duyurdu bile. Yeni İnteraktif hayatta kalma korku oyunumuz The Dark Pictures Anthology: Man of Medan’ın incelemesine hoş geldiniz efenim. Yazıda ufak veya ağır spoilerlar mevcut olabilir. Keyifli okumalar dilerim.

  • Oyun Adı: The Dark Pictures Anthology: Man of Medan
  • İlk piyasaya sürülme tarihi: 30 Ağustos 2019
  • Geliştirici: Supermassive Games
  • Motor: Unreal Engine
  • Modlar: Tek oyunculu oyun, Çok oyunculu oyun
  • Platformlar: PlayStation 4, Microsoft Windows, IBM PC Uyumlu, Xbox One
  • Türler: Korku filmi, Interactive storytelling, Hayatta kalma-korku oyunu, Aksiyon-macera oyunu

NE ANLATIYOR BU OYUN?

Oyunun anlattığı hikaye sizin oyunda bağlanacağınız en önemli unsur olacak o yüzden kısaca bahsedip bu başlığı atlamak istiyorum çünkü oyunun hikayesini ne kadar açıklarsam oyun zevkiniz o kadar azalacaktır.

Oyunumuz beş gencin dalış gezisini konu alıyor. İçlerinden Brad karakterinin yaptığı bir araştırma sonucu okyanusta kaybolmuş tarihi bir uçak enkazına ulaşmaya çalışan karakterlerimiz bu uçağın aslında bir geminin arama-kurtarma görevi için yola çıktığını öğrenip o gemiye ulaşmaya çalışıyor. Bu macerada bizim dışımızda bir balıkçı çetesi de bu geminin içinde bulunduğu tahmin edilen altının  peşinde ve yolumuza çıkıyor. Buraya kadar hiçbir korku öğesine rastlamadık ama asıl bomba geliyor. Ulaşmaya çalıştığımız bu gemi, tüm mürettebatı lanetli insanlar, ruhani varlıklar tarafından katledilmiş bir gemi. Bu lanetli gemiden bihaber olan balıkçı çetesi ve bu beş gencin hayatta kalmaya çalıştığı korku ve bol jumpscare dolu macerasına hoş geldiniz. Oyundaki karakterlerimiz hikaye açısından önem taşıyor o yüzden gelin kısaca karakterlerimize göz atalım.

ALEX

Kendisi bu dalış gezisi ve uçak enkazı bulma planı için araştırmayı yapan Brad karakterinin ağabeyi oluyor. Karakterlerimiz arasında yer alan Conrad karakterinin kız kardeşi ile sevgili. Okulun popüler ve sert çocuğu olarak tanınıyor. Yeri geldiğinde kibirli yeri geldiğinde duygusal bir karakter. Alex karakterine 21 Thunder, Quantico ve Jack Ryan filmlerinde rol alan Kareem Tristan Alleyn hayat veriyor.

BRAD

Okulun popüler ve sert çocuğu Alex’in öz kardeşi oluyor kendisi. Bu gezi planının beyni ve tüm araştırmayı yapan arkadaş, işte bu arkadaş. Kendisi biraz Nerd ve Geek. Abisinin daha uzun saçlı ve gözlüklü hali. Alkolden uzak, araştırmayı seven, çalışkan ve biraz korkak. Yeri geldiğinde duygularından güç alıp cesur olabiliyor kendisi. Bir korku hikayesinde olmazsa olmaz karakter tiplemelerinden bir tanesi diyebiliriz. Brad’e Skal, Askin Algoritması ve Jack Ryan filmlerinde rol almış Chris Sandiford hayat veriyor

JULIA

Okulun popüler ve sert çocuğu Alex’in kız arkadaşı oluyor kendisi. Ayrıca Conrad’ın da öz ablası. Alex ile tavırları benzeyen Julia, zengin ve şımarık kızları andırmıyor değil ancak duygusallığı oldukça yüksek ve sevdiklerine değer veriyor. Ayrıca hikaye ile alakalı küçük ve tatlı bir spoiler olacak ama Brad’i bu geziye çağıran kendisi. Yani bu kızcağız da olmasa Alex, Brad’i araştırma yaptırmak ile görevlendirip geziye getirmeyecek. Julia’ya Impostors ve We Had It Coming filmlerinde rol almış ve Deus Ex: Mankind Divided’da ses sanatçılığı yapmış olan Arielle Palik hayat veriyor.

CONRAD

Julia’nın zengin, şımarık, biraz züppe ve çapkın öz kardeşi oluyor kendisi. Alkolü ve özellikle birayı çok seviyor. Sevgilisi, kendi kızdan kıza koştuğu için var mı yok mu bilmiyoruz ama birazdan sizlere tanıtacağım Fliss karakteri ile seçimlerimiz doğrultusunda flört ettirebiliyoruz kendisini. Conrad’a Quantum Break oyunundan ve özellikle X-Men’den Iceman olarak tanıdığımız Shawn Ashmore hayat veriyor.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Everspace İncelemesi

FLISS

Gezi boyunca kullanacağımız Duke of Milan adlı teknemizin kaptanı kendisi. Herkes ailesiyle gelmiş ama kaptanımız yanlız. Fransa kökenli, esmer güzeli bir hanım kızımız. Diğer karakterlere göre daha ciddi, iş odaklı düşünen ve eğlenceyi görevden daha geri planda tutan bir karakter. Aslında sevdiklerine ve arkadaşlarına değer vermesi bunu o yola da itmiş olabilir. Ekibi motive eden ve plandan saptırmamak için oldukça uğraşan Flıss olmasa bu tayfanın işi zor. Fliss’e X-Men: Dark Phoenix’te Stunts’ı oynayan ve Polar filminde de rol almış Ayisha Issah hayat veriyor. Karakterlerimiz Fliss ile sona erdi. Gelin biraz oynanışa göz atalım.

OYNANIŞ NASIL?

Oyunun oynanış mekanikleri QTE(Quick Time Event) ile oluşturulmuş. Oyun size daha çok sinematik bir deneyim sunmayı amaçladığı için oynanışı pek dolu dolu değil. Oynanış seçimler ve çeşitli QTE’ler ile desteklenmiş. Bunların yanında bir de karakterimizi kontrol edip, dar alanlarda gerilim ve korku dolu keşifler yapabiliyoruz. Oynanış co-op destekli gibi gözükse de aslında tam da co-op çalışmıyor çünkü aynı anda iki karakteri yönetemiyorsunuz. Biri ile o sahnedeki oynanış bitince diğer karaktere geçiyorsunuz.  Oyunu sosyal bir şekilde de oynamanız mümkün. Oyun size sürekli farklı karakter kontrolleri verdiği için hem çevrimiçi ortamda hem de bir evde tek konsol veya bilgisayar başında kontrolü o karakteri yönetecek arkadaşınıza vererek oyun deneyimini daha da eğlenceli hale getirebilirsiniz.

ZORLU QTE MÜCADELELERİ

Oyunda aşırı fazla QTE yok aslında ancak QTE’de en önemli şey zamanında doğru tuşa basmak olduğu için ve özellikle bu oyunda yerli yersiz QTE’ler ortaya çıktığı için zorlu mücadeleler verebiliyorsunuz. İki farklı QTE tarzı bulunmakta. Bunlardan birisi basılı tutarak kalp atışımızı yavaşlatma ve sessiz olma, diğeri ise dövüş veya kaçış sahnelerinde ekranda beliren tuşa kısa sürede doğru bir şekilde basmak. Eğer süreyi geçirirseniz veya ekranda beliren tuş yerine yanlış bir tuşa basarsanız QTE başarısız oluyor ve kötü sonuçlar doğabiliyor. Oynanışı bir nevi sırtladığı için QTE mücadeleleri güzel olmuş diyebilirim.

DOĞRU SEÇ SONRA PİŞMAN OLMA!

Oynanışın en önemli unsurlarından bir tanesi ise karakterler ile yapacağımız seçimler. Genelde bu seçimler hikaye akışı sırasında karakterlerin birbirleri ile diyaloglarını belirleyen seçimler. Aksiyon sırasında kaçmak ya da saklanmak arasında seçim yapmak zorunda da kalabiliyorsunuz ve ister diyalog seçimleri ister aksiyon seçimleri olsun bu seçimler hikayenin gidişatında önemli bir rol oynuyor. Her diyalog seçimi karakterlerin birbirleri arasında ki ilişki düzeyini ve karakterin genel yapısını belirliyor. Örneğin Fliss karakteri ile Conrad arasında sürekli pozitif ve birbirlerini onaylayıcı bir diyalog sistemi tercih ederseniz ilişki düzeyleri artıp flört etmeye başlayabiliyorlar ancak genel olarak bu konuda bir şikayetim var. Bu ilişki mantığı o kadarda hikayede etkili değil. Yani bir karakter ile diğer karakter arasında çok düşük bir ilişki olsa da o karakterler sinematikte nasıl kodlandıysa öyle davranıyor yani ilişkiniz bir karakter ile çok düşükse o kadar da büyük bir sorun yaratmıyor bu durum. Bu hikayeye daha çok etki etse güzel olabilirdi.

Onun dışında önemli diyalog seçimleri sırasında bir karakterin hayatını sonlandırma imkanınız bile var. Bir diyalog ile bir karakterin ölmesine neden olabilirsiniz veya onu ölümden kurtarabilirsiniz. Aynı şekilde aksiyon seçimlerinde birisine saldırmak çok kötü sonuçlar doğurabilir veya arkadaşlarınızın hayatlarını kurtarabilirsiniz. Seçimlerde de belirli bir süre var. Bu süre içerisinde en doğru kararı en iyi şekilde düşünüp vermelisiniz yoksa hikaye istemediğiniz şekilde ilerleyebilir ve kötü sonuçlanabilir. Oyunda her karakterin ölebildiğini veya hepsinin hikaye sonuna kadar yaşayabildiğini de eklemek isterim. Seçimlerinizde çok dikkatli olun sevgili dostlar.

UCUZ KORKUTMA TEKNİĞİ: JUMPSCARE!

Evet, geldik oyuncuların korkulu rüyasına. Jumpscare denilen şeyi duydunuz mu? Hani birden yüksek bir sesle önünüze bir yaratık çıkıyor falan işte. Jumpscare oyunda en çok kullanılan korkutma taktiği olmuş ve gerçekten ucuz. Oyunun atmosferi oldukça gerilimli ona bir lafım yok ancak ikide bir yerli yersiz yüksek bir gerilim efektiyle önümüze bir yaratık ya da insan çıkması aşırı rahatsız edici. Bir sürü korkutma yöntemi varken jumpscare tekniğinin bu kadar fazla kullanılması pek hoşuma gitmedi. Daha az olabilirdi diye düşünüyorum.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Outlast 2 İncelemesi

HİKAYE SUNUMU

Hikaye sunumu Supermassive Games’in iyi yaptığı tarzda yani sinematik tarzda işlenmiş. Oyunun büyük bir kısmı zaten sinematik sahnelerden oluşmakta.  Hatta karakterinizi yönetirken bile sinematik sahne çizgisinin korunduğunu hissediyorsunuz. Film izler gibi oyun oynamak diyoruz buna. Oldukça güzel olduğunu söyleyebilirim. Daha önce Life is Strange, Heavy Rain ve benzeri oyunlarda bu tarz bir anlatış tarzı görmüştük ve Supermassive Games, Until Dawn’da da yaptığı gibi böyle bir anlatış tercih ederek bence doğru bir tercih yapmış. Bunun dışında da lanetli gemi içine bırakılmış notları ve kitapları okuyup hikayenin gizemini biraz da olsa çözme imkanınız var. Keşif sistemi çok olmasa da oyunda yer alıyor. Hikayenin sunumunda destekleyici bir unsur diyebiliriz. Bir de kuratörü unutmamak gerek. Star Wars: Güç Uyanıyor’dan tanıdığımız Pip Torrens, hikayenin aralarında bizlerin karşısına çıkıp seçimlerimizin ne kadar etkilili olduğunu, yaptığımız seçimlerin sonuçlarına katlanmamız gerektiği gibi mesajları bizlere aktarıp hikaye sunumuna bir artı daha sağlayan Kuratör karakterini canlandırıyor. Hikaye o kadar iyi olmasa da sunuş tarzı keyif veriyor diyebiliriz.

SES-MÜZİK VE GRAFİK-ATMOSFER

Oyunda kullanılan müzik neredeyse yok denebilir. Ses efektleri ise korku temasını yansıtmak için çok iyi kullanılmış. Özellikle ucuz korkutma dediğimiz jumpscare sahnelerinde sesler oldukça insanı yerinden sıçratabiliyor. Onun dışında grafiklerin bir korku oyunu için yeterli olduğunu düşünüyorum. Yüz mimikleri olsun, atmosfer olsun oldukça korku temasına uygun ve gayet güzel görünüyor. Özellikle ses kullanımı ve gerilim dolu atmosfer oldukça başarılı.

FİYAT-PERFORMANS

The Dark Pictures Anthology: Man of Medan Playstation 4, Xbox One ve PC platformna çıkış yaptı. Fiyatlarına bakacak olursak, oyun PC için Steam üzerinden 149 TL fiyat etiketiyle satılıyor. Playstation Store’da 134 TL ve Xbox One için 127 TL. Oyun şaşırtıcı olarak en çok kullanılan Steam mağazasında daha pahalı. Gelelim hak edip etmediğine. Oyunun uzunluğu howlongtobeat verilerine göre 4 saat. Bu süre oyun içinde yaptığınız keşiflerin sayısına göre değişecektir ancak oyun 6 saat oynanıştan daha fazlasını sizlere sunamayacak. Yaptığınız seçimler sonrası beğenmediğiniz bir sonuç ile karşılaşma durumunda eğer tekrar oyuna başlayıp farklı seçimler ile hikayeyi görmek isterseniz bu süre 4+4 olarak düşünürsek 8 saat; 6+6 olarak düşünürsekte 12 saat olacaktır ancak ortalama veriye göre hareket edersek 4 saatlik bir oyun için 100 küsür TL fiyat etiketi fazla kaçmış diyebiliriz. Oyunun sinematik anlayışı ve hikaye sunumu güzel ancak fiyatın daha düşük olmasını isterdim. Oyun bizlere çok iyi bir fiyat-performans oranı sunamıyor maalesef.

ARTILAR

  • Sinematik hikaye sunumu başarılı tasarlanmış.
  • QTE sahneleri oldukça adrenalin dolu ve bu oyunun temasına gayet uygun.
  • Seçim sistemi başarılı. Karakter kaderleri ve hikayenin gidişatı bizim elimizde.
  • Gerilim ve korku dolu bir atmosfer sunulma başarılmış.

EKSİLER

  • Karakter ilişkileri zayıf kalmış. Seçimler, ilişkileri bile bir noktada hiç etkileyemiyor.
  • Ucuz korkutma tekniği olan jumpscare tat kaçırıyor.
  • QTE’ler biraz fazla zor. Bir anlık gözünüzden kaçan QTE, bütün hikayeyi bozabiliyor.
  • Oyunun fiyatı, sunduuğu oynanış süresine göre çok pahalı.

SON KARAR: The Dark Pictures Anthology: Man of Medan, Ağustos ayını Control ile birlikte ortalama bir şekilde kapatan oyunlardan biri olmuş. Supermassive Games, exclusive mantığından çıkarak yeni serisini diğer platformlara da taşıyarak kitleyi arttırmayı hedeflemiş. Oyun genel olarak baktığımızda ortalama ve sevene ortalama üstü gelebilecek bir oyun. Ne kötü yanı ne de iyi yanı ağır basıyor. Control’de de bahsettiğimiz üzere sonbahar ısınması kıvamında bir oyun olmuş. Supermassive Games oyunlarını ve özellikle Until Dawn’ı sevenlere önereceğim bir oyun. İlk defa Supermassive Games oyunu oynamak isteyenlere de iyi bir fırsat olabileceğini düşünüyorum. Denemekten zarar gelmez, kısa sürede oyunu bitirip ortalama bir deneyim yaşayabilirsiniz.

OAGTR OYUN PUANI: 70/100

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Alicia Vikander, Tomb Raider Olarak Geri Dönüyor!

Spyro Reignited Trilogy İncelemesi