in

Toren İncelemesi

Özgürlük adına verilen savaşlar ve mücadeleler her zaman kendi içlerinde efsane barındırır. Toren‘de aynı şekilde kendi özgürlüğü için mücadele veren Moonchild isimli bir kızın efsanesi. Playstation 4, PC ve son zamanlarda da Mac için çıkış yapan Toren, Swordtales isimli indie oyun şirketi tarafından geliştirildi. Toren, Bir indie oyun olmasının yanı sıra oldukça başarılı ve aynı zamanda sanatsal yönleri ile ortaya çıkmaya çalışan bir oyun.

Macera oyunu olarak karşımıza çıkan Toren’de amacımız basit. Toren isimli hapis kaldığımız kulede en tepeye tırmanıp kulenin gardiyani olan ejderhayı öldürüp (ki kendisi burada hapis kalmamızın temel nedeni) özgürlüğümüze kavuşmak. Çok da zor olmasa gerek. Oyun temelinde macera oyunu olduğun bahsetmiştik. Bundan ötürüdür ki kontroller oldukça basit. W, A, S, D ile yön tuşlarını sağlayıp mouseumuzla çevremizdekilerle etkileşime geçip aynı zamanda objektifimizin de ne olduğunu görebiliyoruz. Space tuşu ise klasik zıplama için kullanılıyor. Hikaye süresince aynı zamanda karakterimizin de büyümesine şahit oluyoruz. Bebek olarak başladığımız oyunumuzda karakterimizin bebeklikten genç bir savaşçıya evrilmesini izliyoruz.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Geliştirici Röportajları | Hacker Charger

Oyunun başlangıcından itibaren bize sürekli yol gösteren kadim bir büyücü mevcut. Fakat kendisinin gösterdiği bilgelikleri ve şiirsel imgelemeleri sadece rüyalar aleminde görebiliyoruz. Çünkü maalesef kendisinin dünya üzerinde fiziksel bir bedeni yok. Bunun sebebi çok uzun süredir hayatta kalmaya çalışması olabilir. Kadim büyücü ile tek iletişim yolumuz olan rüyalar alemi aynı zamanda bizim karakterimizin ejderhaya karşı olan en büyük savaşının başlangıcı olur. Oyunun başlarında ne kadar ejderhaya karşı aciz bir durumda olsak da ilerleyen zamanlarda elimize geçirdiğimiz kılıç ile (ki kendisi etkileşime geçmek için kullandığımız mouseumuz ile kullanılıyor) ejderhaya karşı kafa tutabiliyoruz.
Elimizde henüz kılıcımız yokken tek nefesi ile bizi taşa çevirip işimizi bitirebilen ejderha kılıcı aldıktan sonra pek fazla bir şey yapamaz hale geliyor. Genel olarak oyunumuz kuleye tırmanıp arada da ejderha ile savaşarak geçiyor. Ne zaman tam işini bitirdim desem, yarım saatlik bir ilerleyişten sonra yeniden karşıma dikiliyor.

Toren, genel anlamda hikaye bazlı bir oyun, bu bir gerçek. Macera oyunu olmasından dolayı mıdır bilemiyorum fakat, kılıç kullanım şekli beni çok fazla tatmin etmedi. Kılıç sadece rastgele sallamak için elimizde var gibi hissettiriyor ve oyunun tek aksiyon sahnesi olan ejderha ile dövüş kısmının hareketliliğini azaltıyor. Tabii ki oyun indie bir oyun olduğu için ve temel olayı aksiyondan daha çok hikaye üzerinde ilerlediği için bu oldukça anlaşılır bir durum. Siz de oynarken grafiklerden ve kadim büyücünün şiirsel yaklaşımlarından oyunda verilmeye çalışan sanatsal içeriği fark edeceksiniz. Ne kadar bir Transistor, olmasa da müzikleri de kötü değildi. Ortamdaki atmosfere güzel bir şekilde uyum sağlayabiliyordu.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Whispering Willows İncelemesi

Toren bir indie oyun olarak oldukça başarılı bir yapım. Oyunun hikayesini kitap okur gibi takip edebiliyorsunuz. Bunun yanı sıra kullanılan müzikler, hikayenin anlatılış şekli ve grafikler sanatsal yönü oldukça yüksek olan bir oyun ortaya çıkarıyor. Aksiyon sahneleri çok fazla olmasa da, ara ara verilen bulmacalar işlere hareketlilik katmaya yetiyor. Oyun süresi de göz önünde bulundurulduğunda insan daha fazlasını aramıyor. Hikaye bazlı oyunları seviyorsanız Toren, aradığınız tat olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Oyun Sektöründe Enflasyonla Mücadelenin Öncüsü: Gamelab İstanbul

No Game No Life Anime İncelemesi