in

Trine 4: The Nightmare Prince İncelemesi

Platform oyunları denildiğinde Trine serisinin her zaman gözümde hatrı sayılır bir yeri vardır. Ne kadar 3. oyunda yaşanan talihsiz olaylar sonucu oyun yarım kalmış ve firma oldukça zora girmiş olsa da bir şekilde 4. oyunu gün yüzüne çıkarmayı başardılar. Doğruyu söylemek gerekirse 3. oyunda yaşanan vakanın aynısını göreceğimden çok korkmuştum ilk başlarda. Fakat durum bunun yanından bile geçmiyor Frozenbyte ekibi sonunda oyunun sevenlerine ağız tadıyla oynanılabilecek yeni bir Trine oyunu sunmayı başarmış.

Trine 4: The Nightmare Prince

Kahramanların Toplanışı

Oyunumuz hikaye işleyişini biraz daha farklı bir şekilde ele almış bu sefer. Klasikleşmiş olan “dünyanın başına bir felaket gelmek üzeredir ve Trine 3 kahramanını dünyanın kaderi için savaşmaya çağırır” yerine burada olayları kahramanlarımız kendileri idrak ediyorlar. Prens Selius, uzun bir süredir gördüğü kabuslardan şikayetçi durumdadır. Kendi sahip olduğu yüksek büyü gücüyle birlikte de karanlık güçler ile bir şekilde etkileşime geçer ve bu olayların üzerine de ortadan kaybolunca krallık kahramanlarımızı yeniden destansı bir macera için çağırır.

Dışardan bakıldığında hikaye derinliği konusunda maalesef oyunumuz oldukça yüzeysel kalıyor. Nitekim hikayenin işlenişi de biraz zayıf. Bu yüzden sadece hikaye amaçlı oynamayı planlıyorsanız size kötü haberlerim olabilir. Fakat benim gözümde Trine’da hikaye her zaman 2. hatta 3. planda olmuştur. Oyuna başladığınızda ilk dikkatinizi çeken unsur grafiklerin ne kadar masalsı bir şekilde oyuna yedirildiği oluyor ve bu 3. oyundan beri beni etkileyen büyük bir unsur. Bunun yanı sıra animasyonlar vb şeyler oldukça gelişmiş durumda. Karakterler çok daha gerçekçi bir şekilde yansıtılmış ve bir çok ara sahnede ve konuşma esnasında karakterler yakın plandan gösterildiğinde bu detayları tokat gibi suratınıza vuruyor.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Broforce İncelemesi
Trine 4: The Nightmare Prince

Bulmacaları Sevdiren Oyun

Trine dendiğinde akla gelen ilk şeylerden biri olan bulmacalar da hala kendi kalitesini koruyor. Bulmacalar oldukça yenilikçi olmasının yanı sıra tüm karakterleri aktif olarak kullanmanızı gerektiriyor. Bununla birlikte yetenek ağacında açılan spesifik yetenekler karşınıza yeni çıkan bulmacalarda oldukça yardımcı oluyor. Bölüm tasarımlarının güzel işlendiği, bulmaca çözerken de fark edilen bir unsur. Karşılaştığınız bulmacalar çözerken oyunun akıcılığı neredeyse hiç bozulmuyor. Eski oyunlarda oturup etrafınızdaki nesneleri biçip tartmanız gerekirken, son oyunda her şey gözlerinizin önüne serilmiş durumda. Hızlı düşündüğünüz takdir de oyunda hiç bir gecikme yaşamadan veya kopma olmadan ilerlemek mümkün.

Dövüş kısmına gelirsek maalesef işler bulmacadaki olduğu kadar iç açıcı değil. Dövüş sistemi neredeyse önceki oyunla aynı kalmış. Oyunun temel olayının aksiyon veya dövüş olmadığı doğru fakat insan yine de sürekli severek oynadığı karakterlerde yeni şeyler görmek istiyor. 3. oyunda karşılaştığımız mekanikler etkileyici olsa da neredeyse aynı şekilde yeniden karşımıza çıktığında pek etkileyici olmamakla birlikte sığ bir izlenim bırakıyor.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Hellblade Senua's Sacrıfıce İncelemesi
Trine 4: The Nightmare Prince

Trine 4 genel anlamda seriyi severlerin beklentilerini karşılayacak nitelikte bir oyun. Tabii ki gönül isterdi ki her şeyiyle dört dörtlük bir oyun çıksın ortaya fakat maalesef neredeyse hiç bir oyun bu beklentiyi karşılamıyor. Trine 4, her zaman ki gibi beni grafikleri ile büyülemeyi başardı. Ayrıca eski oyunların yanı sıra son oyunlarda adeta yan görev yapar gibi başka canlılara yardım etmemiz, içerik açısından oyunu zenginleştirmiş. Tek düze bir hikaye üzerinde yürümektense ana hikayeyi etkileyecek şekilde yan görev benzeri şeyler olması olayı daha cazip kılmış. Bununla birlikte hikaye biraz tekdüze ilerlese de ben çok aldırış etmedim. Beni en çok üzen durum bahsettiğim üzere dövüş mekaniklerinin sığ görünmesi ve eski oyunlarla neredeyse aynı olması.

Bu faktörler işin dışında kalırsa Trine 4, gerek arkadaşlarınızla gerek kendi başınıza çok rahat bir şekilde oynayıp zevk alabileceğiniz bir oyun (fakat ben en azından 2 kişi oynamanızı tavsiye ederim). Oyunun süresinin yeterli olması yanı sıra düzgün oynadığınız takdirde maksimum 2-3 günde bitirip rafa kaldıracağınız türden bir oyun olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beyin Yakan Aşırı Karmaşık 10 Oyun!

Celeste İncelemesi