Warframe, kendine oldukça has bir oyun, benim gözümde. Sci-fi ve hack & slash temasının aynı kategoride bulunması her oyuna nasip olmuyor sonuçta. Fakat Digital Extremes bu konuda oldukça başarılı, ilk çıkışını yaptığında Warframe oldukça riskli bir denemeydi fakat üstesinden gelmişler gibi duruyor.


Uzay temasına olan ilgi gittikçe azalıyordu ve üstüne üstlük hack & slash olarak tasarlandığı için en ufak bir hata oyunun oynanılabilirliğini büyük oranda etkileyebilirdi. Fakat çıkışından itibaren oynanışında ve grafiklerindeki büyük gelişme ile kendine oldukça büyük bir yer edinmeyi başarmış durumda.

Oyunumuz genel olarak Tennoların, Warframe adlı savaşçıları kontrol etmesi ile süregeliyor. Warframe’leri bir bakıma evrenin dengesini sağlayan kişiler olarak görebilirsiniz kötülere karşı savaşan bir grup uzaylıyız basitçe. Dungeon Crawl temasının uygulandığı oyunumuzda gezegenler arasında yolculuk edip, gezegenler içerisinde bulunan bölümler aracılığıyla görevden göreve koşturup duruyoruz.

Şimdi deminki yazdığımdan sonra kafanızda “Yav bu oyun kendin tekrarlamıyor mu?” gibi bir soru oluşabilir. Warframe’i aslında günümüz MMORPG temasının oldukça fazla hack & slash ve sci-fi teması ile birleşmiş bir versiyonu olduğunu söyleyebilirim. Yani her mmorpg’de olduğu gibi bir şeyler elde etmek için uğraş vermemiz gerekiyor fakat birçok şeyi elde etmek aslında çok basit sadece oyuna yeni başladığınız sıralarda kendinizi adapte etmek için oyuna biraz zaman tanımanız gerekiyor.

Gezegenler arası dolaşmak düşündüğünüzden daha kolay.

Şekil A’da görüldüğü üzere oyun içerisindeki gemimizde belli bir navigasyon sistemi mevcut ve tek tuşla gezegenler arasında yolculuk edebiliyoruz, tabii ki her gezegenin farklı materyalleri var fakat her gezegenin farklı düşmanları yok maalesef. Grinner, Corpus ve Infested adı altında 3 farklı düşman birliği mevcut ve her gezegendeki bölümlere tek tek yayılmışlar. Bir bölümde Corpus’lar ile çarpışırken farklı bir bölümde Grineer’lar ile kafa kafaya girdiğiniz oluyor.

Çarpışmak demişken oyunumuzun hack & slash olduğundan bahsetmiştik bu da demek oluyor oldukça geniş bir silah mevcut. Tırpanından, pençelere, pençelerden, kalkan kılıç veya balyoza kadar birçok şey mevcut yakın dövüş için. Tabii ki sadece bununla sınırlı değil, “Ya yakın dövüş beni sarmıyor ben uzaklardan 2 sıkıp indiririm.” de diyebilirsiniz, bunun için de tüfeklerden pompalılara, lazer silahlarına, biyolojik silahlara kadar silah mevcut. Kısacası oyun nasıl dövüşmek istediğinizi size bırakmış durumda ve bana kalırsa herkes kendine göre bir silah bulabilir.

Oyun içerisinde birbirinden farklı 35 adet Warframe bulunmakta yani sıkılmak biraz zor tabii ki hepsini yapmak kolay değil fakat kolay olanından başladıktan sonra eninde sonunda, istemsizce oyundan zevk aldığınızı göreceksiniz.

Grafik açısından ilk çıktığı zamanlarda ortalama bir bilgisayarın bile kaldırabileceği düzeyde olsa bile şu anki gelişmesini göz önünde bulundurduğumuzda orta seviyeden biraz daha iyi bir bilgisayara sahip olmak oyunu rahat oynama konusunda bir adım önde olmanızı sağlayacaktır özellikle de son eklenen oyunun “Open World” bölümünü göz önünde bulundurursak.

Genel hatları göz önünde bulundurduğumuzda Warframe farklı bir tat arayan herkesin kesinlikle denemesi gereken bir oyun.


DEĞERLENDİRME
Genel değerlendirme
75 %
PAYLAŞ
Önceki İçerikANT E-Spor Çin Yolcusu!
Sonraki İçerikDota 2 | 28 Kasım 2017 Güncelleme Notları
18 yaşında, oyun meraklısı, DC hayranı, figür koleksiyoncusu, yazarlığı yeni aşkı olarak gören ve garip moda anlayışı olan bir genç

1 YORUM

Düşüncelerin bizler ve okuyucular için değerli olacaktır.