JRPG oyunlar oyun sektörünün Avrupa tarafında kalan bizler için pek bilindik bir tür değil. Fakat içlerinde gerçekten kaliteli yapımlar da oldukça fazla. Özellikle korku türündeki JRPG oyunlar aniden suratınıza fırlattıkları “Jumpscare‘ler” ile gerçekten ani bir kalp atışı yaşamanıza sebebiyet veriyor. “JRPG nedir?” diye soracak olursanız basitçe: Bildiğimiz Rol Yapma Oyunu türünün Japonlar tarafından farklı bir şekilde ele alınmasıdır JRPG denilen şey. Karakter tasarımları, mekanlar ve hatta hikayeler bile alışık olduğumuz sıradan RPG öğelerinden çok daha farklıdır. Bu gün ele aldığımız oyun olan Yomawari: Night Alone‘da korku temasındaki JRPG oyunlardan bir tanesi.


Küçük tatlı ana karakterimiz için sessiz bir akşam yürüyüşü daha da kötüye gidemezdi. Köpeği ve kız kardeşi gecenin ilerleyen saatlerinde kaybolunca, tatlı kızımız sevdiği kişileri aramak için bir zamanlar barışçıl olan fakat şu an kötü ruhların cirit attığı kasabasının karanlık, ürkütücü ve dar koridorlarına girmeye karar verir.

İşlenen konunun çok etkileyici yanları olmasa da genel olarak oynanış üzerine yoğunlaşıldığı anlaşılıyor. Oyunun karanlık temasının yanı sıra korku öğelerinin, kalp atışları ve ani sesler ile yükselmesi gerilim dozajını arttıran etmenlerden. Mekanik açısından sadece çevremizdeki detaylar ile etkileşime geçebiliyor ve de koşabiliyoruz. Koşma için karakterimizin belli bir enerjisi mevcut ve karşımıza bir canavar fırladığında, korktuğunda veya stres altına girdiğinde koşarsanız normalden daha az enerjiye sahip olduğunuzu fark edeceksiniz ve normale kıyasla da çok daha çabuk azaldığını göreceksiniz. Stres altındaki bir insanın veya korkan bir insanın enerjisini düzgün koruyamadığı gerçeğini oyuna yansıtmaları gerçekten çok hoş bir detay.

Görüşünüze Güvenmeyin

Karşınıza bir canavar vb. bir şey çıktığında en basit yöntem kaçmak olsa da ondan daha basit ve sizi hayatta tutabilecek olan diğer bir yöntem ise saklanmak. Çalıların içine, büyük pankartların arkalarına vb. yerlere saklanabiliyorsunuz. Fakat saklanmak gerçekten insanı oldukça geren bir durum. Saklandığınız takdirde tek gördüğünüz şey kendi karakteriniz davul gibi atan kalbinizin sesi oluyor. Belli başlı siluet şeklinde düşmanlarını yerini görebiliyorsunuz ve kalp atış hızının azlığına veya çokluğuna göre çıkmayı veya bir süre daha kalıp saklanmayı seçebiliyorsunuz.

Kendi görüşünüze pek güvenmemenizi tavsiye ederim. Siz görebiliyor olsanız da karakteriniz elindeki küçük fener ışığının aydınlattığı yer dışında hiç bir yeri göremiyor. Çevreyle etkileşimleriniz için de aynı şekilde ışığı kendi görüş menziliniz olarak kullanmanız gerekiyor. Kalp atışınız bir anda hızlanmaya başlarsa benim yaptığım gibi sağa sola koşmayın. Sakince olduğunuz yerde feneriniz aracılığıyla çevrenizi kolaçan edin. Peşinizden gelen bir şey görürseniz veya sizi korkutan bir şey görüş menzilinize girerse, işte o zaman hayatınız için koşmaya başlayabilirsiniz. Genel anlamda yaratıklardan kaçmak çok da zor değil. Korkmuş durumda enerjiniz düşük olacağından doğru zamanda ani bir depara kalkmanız sonucu peşinizdeki arkadaş dan uzaklaşabiliyorsunuz. Fakat canavarların yanına çok yaklaştığınız takdir de veya sizi yakaladıkları takdir de sonunuz direk ölümle sonuçlanıyor. Çünkü hasar alma veya yaralanma gibi bir durum söz konusu değil direkt hayatınızı karartıyorlar.

Yomawari: Night Alone, kendine has grafikleri ve etkileyici oynanış stili ile basit bir oyunmuş gibi gözükse de gerçekten korkuyu yaşamanızı sağlayabilecek türde bir oyun. JRPG, temasını merak ediyorsanız veya hiç duymamışsanız denemeniz için bir şans olabilir.


Düşüncelerin bizler ve okuyucular için değerli olacaktır.