in

Birbirinden Depresif Sonlara Sahip 11 Oyun.

The Walking Dead 1.Sezon

Gerçek hayattaki trajediler, hayatlarımızın maalesef gerçekleri arasında. Hastalık olabilir, maddi sıkıntılar olabilir ya da binlerce sebepten dolaylı ya da direkt olarak ortaya çıkan farklı problemler de olabilir. Bazen etten püften sebeplerle depresif olabilsek de bazı durumlarda da şartlarla başa çıkabilmek gerçekten de imkansızdır. Video oyunları, her zaman olduğu gibi bu durumlarda da kendilerini sahaya çıkarıyorlar ve harika toparlanmış berbat biten sonlara imzalarını atabiliyorlar. Senaryosu kalite kokan yapımların bir gerçeği de bazen depresif sonlar ve çıkmaz sokaklar olabiliyor. Birbirinden güzel sonlara sahip 10 oyun listemizi sizlere sunduk, modumuzu da yükselttik. Şimdi o mutluluk hormonlarının miktarını biraz azaltalım dedik(kalbimiz fesat galiba) ve bu sefer tam tersi olacak şekilde birbirinden depresif 10 oyunu sıraladığımız bir liste hazırladık.

Spoiler uyarısı vermemize gerek olmadığını düşünsek de yine vermiş olalım. Unutmayın ki bu oyunlardan bazıları alternatif sonlara da sahip olduklarından dolayı özellikle bu tarz oyunların sonları hakkında spoiler yememek için yazıyı hızlıca ilerletebilirsiniz. İyi seyirler gençlik:

11-) THE LAST OF US

The Last Of Us

Nereden başlasak ki? Oyunun başında yediğiniz şok zaten Joel’u mahvetmeye yetmişken bu olaydan tam 20 yıl sonra tekrardan bir silah alışverişi için bir kızın sorumluluğunu üstlenmesi, eski anıları tekrar canlandırıyor. Joel gibi bence harika yazılmış bir karakterin travma sonrası depresyonla yıllar boyunca mücadele vermesi ve sonucunda resmen yüz olarak da iyice çökmesi, Joel’un yaşadığı sıkıntıyı muazzam bir şekilde bizlere yansıttı.

Ancak yıllar sonra Ellie ile tanışan ve tıpkı Sarah’yı anımsatmasından dolayı zaman içerisinde yavaş yavaş Ellie’ye ciddi bir bağlılık göstermesi de yine harika bir karakter gelişimi olarak değerlendirilebilir. Ne zaman ki Ellie, Joel’un hayatını kurtarıyor ve mucizeyi başarıyor o zaman Joel’un Ellie’ye bağlılığı daha da artıyor ve Joel’un Ellie’nin hayatını kurtarmak için koca Ateş Böceği organizasyonunda iç savaş çıkarıp onlarca askeri de katletmesi, aslında onun yıllar önceden yaşadığı boşluğu doldurma çabasını gösteriyor. Özellikle en sonda Ellie’nin Joel’un ne yaparak kendisini ameliyattan alıp götürdüğünü sorduğunda da Joel’un, Sarah’dan hediye gelen saatine bakıp Ellie’ye yalan söylemesi de şahsen beni çok etkilemişti ve üzmüştü. Joel’un yaşadığı dram ve Ellie’ye bağlılığını harika bir şekilde geliştirip seviye atlatan Naughty Dog ekibi, çok büyük bir alkışı hak ediyor.

10-) CALL OF DUTY: MODERN WARFARE 3

Call Of Duty: Modern Warfare 3

Bu oyunu gördüğünüzde aslında aklınızdan ne geçtiğini az çok tahmin eder gibiyim. Muhtemelen Price’ın Makarov’u adeta idam edercesine ipe asmasının neresinin kötü olduğunu merak ediyorsunuz. Aslında kötü olan o değil, Price’ın oyunun sonunda purosunu yakıp adeta yılmış ve biraz da çaresiz bir şekilde Makarov’un cansız bedenini izlemesinde ince bir detay var. Üçleme boyunca çok sıkıntılar yaşayan Price ve ekibi, önceki oyunda da Shephard tarafından haince ihanete uğramış ve ölümün eşiğinden dönmüştü. Ghost ve Roach’un öldürülmesinden sonra Soap ile baş başa kalan Price, bu oyunda Soap’u da kaybetmiş ve üstüne üstlük oyunda beraber çalıştığı Yuri de oyunun sonunda Makarov’un elinden ölümü tatmıştı. Sinir ve öfkeyle Makarov’u acımadan ipe asan Price, aslında iç dünyasında yaşadığı buhran ve sıkıntıyı dışa vurarak bize göstermiş oldu. Bana kalırsa, üçlemenin tek kötü sonu bu oyuna ait oldu.

9-) MORTAL KOMBAT 2011

Mortal Kombat 2011

Netherrealm bünyesinde tekrardan oluşturulan Mortal Kombat serisi, gayet başarılı bir remastered oyun ile yeniden başlamıştı. Outworld imparatoru Shao Kahn’a karşı mücadele eden ve yaveri Shang Tsung’u ilk etapta yenmeyi başaran Dünya savaşçıları, daha sonrasında da Shao Kahn’ı yenme aşamasına gelmelerine rağmen Shao Kahn’ın, kendisinin üzerine kara büyü uygulayarak başka evrenleri işgal etmemesini sağlamak için intihar eden karısı Sindel’i tekrar diriltip Shang Tsung’un yeteneklerini de ona vermesi ile işler tamamen değişiyor. Üstelik Quan Chi’nin beyin yıkaması ile de Sindel kötü tarafa geçiş yapıyor. Raiden’ın ana evrenden sürekli olarak aldığı uyarıları yanlış yorumlaması ile işler daha da berbat bir hale geliyor ve Sindel, oldukça güçlü bir şekilde ani bir baskın ile Siber Lin Kuei askerlerinin de yardımını kullanarak Dünya savaşçılarının nerdeyse tamamını öldürüyor. Johnny Cage ve Sonya Blade dışında kimse hayatta kalmıyor ve Raiden, Liu Kang’i kazara da olsa öldürüyor. En sonunda, Büyük Tanrıların da yardımıyla, Raiden ile Shao Kahn dövüşüyor ve Raiden galip geliyor. Raiden, her ne kadar Dünya’nın işgalini durdurmayı başarsa da savaşçılarının neredeyse tamamını kaybediyor. Oyunun ana karakterlerinin neredeyse yarısının öldüğünü düşünürsek inanın bu biz oyunun severlerini bile şaşırtmaya yetti.

8) HALF LIFE 2: EPISODE 2

Half Life 2

Geldik mi yine benim zayıf noktalarımdan birine? Bu sefer karşımızda Half Life 2’nin 2.bölümü var. Aslında çoğu kişinin pek de dikkat etmediği bir gerçek var ki Half Life 2’nin senaryosu, bilim de içine harmanlanarak oluşan başarılı bir senaryo. İlk oyundaki kaostan 20 yıl sonra tamamen işgal edilmiş ve sömürgeleştirilmiş bir Dünya gezegeni ile karşılaşan Gordon, işgalcilere karşı başlatılan direnişin de lideri oluyor. İlk oyundan sonra taraf değiştiren Vortigauntların da yardımıyla işgalcilerle çalışan Dünya liderini yenmeyi başarıyor. Sonda G-Man ,Gordon’ı tekrar uyutmaya kalksa da Vortigauntların son anda Gordon’ı kurtarmasıyla diğer bölümler başlıyor.

Combine işgaline karşı bu bölümlerde büyük darbeler indiren Gordon, ana darbeyi ise Combine’ın Dünya ile bağlantısını kesmeyi başararak yapıyor ama tabii ki bu hoş karşılanmıyor ve Combine birliklerinde yer alan Advisor adlı yaratıklardan ikisi, direnişin büyük liderlerinden birisi olan Eli Vance’ı öldürüyor. Gordon ve Alyx de ölmek üzereyken Dog tarafından kurtarılıyorlar ama Dog biraz geç kalıyor ve oyun, tam da Alyx’in babasının ölümünün şokunu yaşadığı anda bitiyor. Sonra işte zahmet edip Half Life 3 çıkarmayan saygıdeğer yapımcıların intikam almamıza fırsat vermemesiyle yanıp tutuşuyoruz.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  PUBG Rulet Siteleri

7-) DETROIT: BECOME HUMAN

Detroit Become Human

Quantic Dream oyunlarından bayağı uzun bir süredir bahsetmiyorduk, güzel bir fırsat yakaladık. Detroit: Become Human oyunuyla büyük yankı uyandıran geliştirici ekip, hikaye tarafında da çok güzel bir başarı yakaladı. Yakın gelecekte robotların hayata daha fazla atılmasıyla insanların robotlar ile yaşadığı mücadeleyi ele alan Detroit, aynı zamanda felsefi açıdan da çok güzel mesajlar verdi. 3 ana karakteri yönettiğiniz bu oyunda, çok farklı sonlar var. Berbat sonların da tabii ki farklı versiyonları var. Örnek olarak, Alice ve Kara’nın oyunun sonlarına doğru yakalanması durumunda toplu şekilde robotların yok edildiği bir kampa götürülüp el ele ölmeleri bunlardan bir tanesi. Connor’ın deviant olmayı kabul etmemesi sonucu Hank’i öldürmesi ya da direkt olarak Hank’in intihar etmesine sebep olması da yine berbat sonların arasında. Özellikle Hank’in Cole’un ölümünü hala unutamamasından dolayı travmayı yenmesi konusunda Connor’ın yardımcı olmamasıyla birlikte Hank’in intiharı daha da beter bir duruma geliyor. Markus’un oldukça şiddetli bir devrim yaratmayı seçmesi durumunda da Detroit şehrinde nükleer bir bomba patlatmasından insan ırkına savaş ilan etmesine kadar oldukça berbat alternatifler de karşımıza geliyor. Alice ve Kara’nın gizlice bir botla kaçmaya çalışırken üzerlerine ateş açılmasıyla ölmelerini de hesaba katmıyorum. Vay be, sigaraya yaktırır bu sonlar, benden söylemesi.

6-) LIFE IS STRANGE

Life Is Strange

Telltale’in seçime dayalı oyun ilerleyişini bize derin bir şekilde tanıttığı dönemlerin biraz sonrasında da Life Is Strange ile tanıştık. Şunu da fark ettim ki böylesine başarılı bir oyuna da galiba hiç bir listemizde yer vermemişiz. Çok başarılı bir senaryoya da sahip olmasına rağmen, son kısımda birbirleriyle çelişen çok fazla durum ve sorular ortaya çıktı. Bunlara çok fazla değinmeden, ilgili bölüme geçiyorum.

Life Is Strange oynarken adeta geliyorum diyen o lanet fırtına sonunda geliyor ve 5.bölümün sonunda Max’in sahip olduğu güçlerin bu fırtınayı yarattığını düşünen Chloe, Max’in fotoğrafların çekildiği an ve tarihe dönebilme gücünü kullanarak gücünü hiç kullanmamasını öneriyor. Ama bunun olması durumunda da Max, Chloe’nin hayatını kurtaramayacak ve Chloe hayatta olmayacak. Max ise buna ilk başta ciddi anlamda karşı çıksa da belki de bunun en iyisi olacağını ufaktan düşünmeye başlıyor. Ama iki sonun da cidden depresif olduğunu belirteyim çünkü eğer zamanda son bir kez geriye giderseniz Chloe ölüyor ve Max için bu çok zor bir durum oluyor. Her ne kadar cenazesinde travma ile başa çıkıyor gibi gözükse de Max’in açık bir şekilde Chloe’ye karşı hissettikleri, bu seçimi yapmamayı dilediğini gösteriyor. Diğer sonda ise Max fotoğrafı yırtıyor ve Chloe anlayış gösteriyor. Fırtına bitene kadar saklanan Chloe ve Max, sabahın ilk ışıklarında da bölgeyi terk ediyorlar. Max’in koca bölgede ölenler için büyük üzüntü duyduğu anlaşılsa da Chloe kendisini teselli ediyor. Benim bu konudaki görüşüme girersek yazı bayağı uzar, en iyisi bu şekilde bitireyim. Yani paranın iki yüzü olmuyor. Tek bir yüzü var, onlar da bayağı iğrenç.

5-) HEAVY RAIN

Heavy Rain

Çok güzel bir hikayeye sahip olan Heavy Rain’in senaryosu kadar güzel sonları olsa da 180 derece farklı şekillerde biten sonları da var. Ethan’ın oğlunu kalabalıkta kaybetmesi ile başlayan Heavy Rain’in hikayesi bir anda çok iyi bir şekilde şekilleniyor. Origami katilinin elinden oğlunu kurtarmaya çalışan Ethan ve diğer karakterlerin de kontrolüyle olayların çözülmesi süreci başlıyor. Ama Ethan eğer ki Shaun’ı kurtarmayı başaramazsa intihar ediyor. Bir babanın oğlunu kurtaramaması ve evlat acısını ağır bir şekilde yaşamasını çok iyi bir şekilde bizlere gösteren Heavy Rain, aynı zamanda Norman için de güzel sonlar hazırlamamış pek. Norman’ın alternatif gerçeklik ve Triptokain bağımlılığı bulunuyor ve oyunun sonunda bunlardan kurtulamazsa ya akli dengesini kaybediyor ya da aşırı dozdan ölüyor. Bu yönüyle sosyal mesaj vermesinden dolayı sevsek mi yoksa trajediye üzülsek mi anlayamadık.

4-) RED DEAD REDEMPTION

Red Dead Redemption

Çok kaliteli senaryolarıyla bilinen Rockstar oyunlarının Vahşi Batı cephesine şöyle bir göz attığımızda, aynı başarının burada da kendini gösterdiğini fark edersiniz hemen. Vahşi batı temasını çok güzel yansıtan bu oyun, John Marston adlı bir kanun kaçağının eski ortaklarını öldürmek için anlaşma yapmasıyla başlıyor. John bu anlaşmayı yaparken kendisi ve ailesine huzur arayışında aslında ve bu anlaşmayı yapmasındaki en büyük etken, bir aile reisi olarak karar almasıydı ve karakter gelişimiyle bizleri kendine hayran bıraktı. Eski çetesini ortadan kaldırmayı başaran John, tam huzura kavuştuğunu düşünürken hükümet görevlileri tarafından baskın yiyor ve son bir karar alarak ailesini ata bindirip uzaklaşmalarını sağlıyor. Hükümetin asla peşini bırakmayacağını farkında olan John, ailesini güvene kavuşturarak peşinden gelenleri karşılıyor ve son bir mücadele veriyor ama nafile değil. Karşısında onlarca kişi olan John, kurşuna dizilerek ölüyor. 3 yıl sonra oğlu babasının ölümünden sorumlu olan adamı öldürüp intikamını almayı başarsa da Jack’in intikamı, babasının kurşuna dizilmesini hafifletmediği gibi trajediyi silemedi. Kanun kaçağı olarak başlayan ve çaresiz bir baba olarak ölen John’un ölümü, bizlerde kötü bir acı bıraktı.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  En Eğlenceli 10 Android Oyunu

3-) RED DEAD REDEMPTION 2

Red Dead Redemption 2

Sırf bu oyunu da listeye koymak için listeyi 11 oyun yaptık. Öyle ki, Arthur’un sessizce gelen trajik sonundan haberdar bile olmaması ve bir kanun kaçağından çaresiz bir adama doğru dönüş yapması da bu oyunda çok güzel bir şekilde aktarıldı. Arthur’un yüzüne tükürük geldiğinde tüberküloz kaptığından haberinin bile olmamasından sonra doktorluk hale geldiğinde bunun farkına varması da kendisinin hayatını sorgulamasına sebep oluyor. Daha öncesinde de aslında Arthur’un tamamıyla bir kanun kaçağı olmadığını ve moral açısından iyi özellikler de gösterdiğini fark etmek mümkün. Dutch tarafından manipüle edilen ve neredeyse hayatı boyunca bu gerçekle yaşayan Arthur, aslında rahibeyle konuşmasından sonra anlıyor ki aslında kim olduğunu kendisi de bilmiyor ve Dutch’ın oluşturduğu bir kişiliğe sahip olmuş bunca zamandır. Günlüğüne baktığınızda da Arthur’un aslında ne kadar düşünceli biri olduğunu fark ediyorsunuz ki bir kanun kaçağına göre Arthur’un çok büyük bir kalbi var.

Bu nedenlerden dolayı da onun tüberküloz’a kendini teslim edip ölmesi çok büyük üzüntü yarattı bende. Aslında hatalarını çok geç fark eden ve başkaları tarafından manipüle edilerek bir kanun kaçağı hayatı yaşayan Arthur’un kaybettiği yıllara karşı yaşadığı üzüntü de oyunun sonlarına doğru fark ediliyor. Derinde aslında çok iyi bir karaktere sahip olan Arthur’un, bunun bilincinde olup ölmesi de bizleri çok üzdü. Rockstar’ın harika bir şekilde Arthur’un karakter gelişimini şekillendirmesi de ölümünü daha da üzücü yaptı. Ağlasak mı, alkışlasak mı bilemedim. En iyisi, ikisini bir arada yapalım.

2-) THE WALKING DEAD – 1.SEZON

The Walking Dead 1.Sezon

Ne desem ki bu oyun hakkında? Kaç tane listede bu oyunu yazdık, bilemiyorum. Hepsi de olumlu listelerdi. Ama böylesine depresif bir listeye de bu oyunu aldık çünkü ufak bir kızın, tanımadığı etmediği bir adamla başlayan yolculuğunda bu adamın içinde olan çocuk sahibi olma hissiyatını doldurmasıyla devam eden yolculukta çok acı bir son buluyor bizleri. Kıyamet ortamında huzur bulmak mümkün değil tabii ki ve böyle bir ortamda büyümesine rağmen Clementine, zekasının da yardımıyla, manyaklaşmadan masumluğunu koruyarak Lee ile beraber hayatta kalmayı başarsa da kaçınılmaz olan gerçek oyun sonunda bizleri çok acı bir şekilde vuruyor.

Kolunu kesseniz de kesmeseniz de Lee ölüyor. Kolunu keserseniz kan kaybından, kesmezseniz de enfeksiyondan ölüyor. Böyle bir durumda da ne olursa olsun Clem, ya Lee’yi öldürüp acısına son verecek ve zombi olmamasını sağlayacak ya da böylesine ağır bir kararı uygulayamayıp Lee’yi ölüme terk edecek. İki türlü de çok berbat bir sonla biten ilk sezonun bu sahnesinin seslendirilmesinde de eğer Lee’yi öldürmeyi seçerseniz Lee’nin ses aktörünün sahnenin duygusallığına kapılıp inceden ağladığını duyabilirsiniz. Aktörlerini bile ağlatmayı başaran bu oyunu listeye almayalım da ne yapalım?

1-) GRAND THEFT AUTO IV

Grand Theft Auto IV

Rockstar ile listeyi bitiriyoruz. Ama bu oyun, 2008 yılında çıktığı dönemde çok ses getirdi ve Rockstar’ın kendi oyun motoruyla yaptığı ilk oyun olmasından dolayı da çok önemli bir yere sahip. İstisnasız başarılı hikaye aktarımını bu oyunda da gördüğümüz Rockstar, oyunun son kısmını ise öyle bir hazırladı ki bizleri bayağı üzdü. Sırp bir adamın Amerikan rüyasını yaşamak istemesiyle başlayan ve Amerikan rüyasından ziyade Amerikan cehennemini yaşamasıyla devam eden oyun, Niko’nun Kate ile tanışıp ona büyük bağlılık duymasıyla da çok kritik bir yere sürükleniyor. Niko’nun beraber çalıştığı İtalyan ailesinin liderinin kendisine son bir iş teklifi yapmasıyla bir anda başından soğuk sular dökülen Niko, artık bu hayattan çıkmak isteyip sakin bir hayat yaşamak istemesine rağmen çok da güzel ve cazip bir para teklifi alır ve evlenmek üzere olan kuzeni Roman’ın da bu parayı kullanabileceğini düşünür. Ya kendisine daha önce ihanet eden Dimitri’yi öldürerek intikam alarak teklifi reddetmiş olacak, ya da bu kansızla çalışmayı kabul ederek parayı alacak.

Ama seçim yapmakta çok zorlanan Niko, hem Kate’i hem de Roman’ı arar. Kate parayı almasına karşı çıkar ve paranın herşey olmadığını söyler ama Roman öyle bir gaz verir ki Niko’nun ikilemde kalmasına da iyice yardımcı olur. Roman’ı dinleyip parayı alırsa Dimitri yeniden Niko’ya ihanet ederek onu Roman’ın düğününde öldürmeye çalışır ama ölen Roman olur. Çok sevdiği kuzenini kendisini öldürmeye gelen adamların öldürmesiyle kaybeden Niko, teklifi kabul etmez ve Dimitri’yi büyük bir zevkle öldürürse de İtalyan mafyası düğünü basıyor ve ateş açıyor. Ateşte de ölen Kate oluyor ve Niko, aşık olduğu kızın cansız bedenine bakarak pişmanlık duyuyor. Her iki sonda da derin bir depresyona giren Niko, sonunda Roman veya Kate’i öldürenleri öldürmeyi başarsa da hissettiği üzüntü gitmiyor ve yaşadığı acı daha da kötüleşiyor. Herkesi arayarak son kez telefonda görüşme yapan Niko’nun sonrasında ne yaptığı ise tam bilinmiyor. GTA V’de bulunan bir easter eggde Niko’nun Kate’in öldüğü son ele alınarak Roman ile beraber taksiciliğe devam ettiği ve aslında mutlu bir yaşam sürdüğü öne sürülse de oyunun iki sonu olduğundan dolayı buna çok güvenemiyoruz.

Siz Birbirinden Depresif Sonlara Sahip 10 Oyun. listemizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu listede olmayı hak etmeyen ya da olmasını istediğiniz oyunları da yorum kısmında paylaşmayı unutmayın!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Black Desert Mobile Android Üzerinden Ön Lansmanını Gerçekleştireceği Ülkeleri Açıkladı!

Mortal Kombat Serisi Daha Bitmedi!