in

LOLLOL

Düşük Sistem İsteyen 15 Harika Oyun #2

Celeste

Düşük sisteme sahip olan oyuncular sadıktır. Çünkü imkanları ne olursa olsun, yine oyun oynamaya çalışırlar ve oyun zevklerinden vazgeçmezler. Gerekirse her özelliği very low hatta onun da daha düşüğü olarak özel modlarla 2000’li yılların başlarındaki grafiklerle(GTA 5’i Sanandreas grafikleri ile oynayanlar da varmış.) oynayan sizler, azmin ve inancın vücut bulmuş halisiniz. İşte bu nedenle bu oyuncu kitlesi bence uzun uzadıya bir öneri listesini hak ediyor. Bu kıyağımızı unutmayın. İlk listeye çok güzel yorumlar geldi ve size bu sebeple teşekkür ediyoruz. İlgi gelince listenin ikincisini de hazırlayalım dedik, fena mı yaptık? Yalnız bu listede ufak bir tık daha sistem çıtasını yükselttik yani düşük ile orta arası bir sisteminiz varsa listedeki bazı oyunları oynayabilmeniz de sıkıntı yaşayacağınızı düşünmüyorum. Öyleyse, Only A Gamer ekibi iftiharla sunar:

15-) MINION MASTERS

Minion Masters

Bazı oyunlar vardır, yeri geldiğinde ağız dolusu küfürler ettirir size ama ne olursa olsun oynamayı bırakamazsınız. En azından bende oluşan durum buydu, sizleri bilemem. Strateji ve kule savunması türünde bir oyun olan Minion Masters, geçtiğimiz günlerde ücretsiz bir DLC ile hafiften gündem yaratmıştı ve Steam üzerinde oyuna dair canlı yayınlar da yapılmıştı.

BetaDwarf adında bir geliştirici ekibin elinden çıkan Minion Masters, belirli sayıda puanlarınızı harcayarak rakip kuleyi yıkmaya çalıştığınız bir oyun. Herolarınızı seçiyorsunuz, ve eşleşme başladığında bu karakterlerin kartlarını kullanarak sahaya sürüyorsunuz. Arenadaki köprüleri alırsanız eğer XP kazanarak level atlıyor ve çeşitli skilleri de kulenizi koruyan heronuz için açabiliyorsunuz. Oyunu ben beğendim, GT 240 ekran kartı ve i3 2.4 Ghz işlemci isteyen bir oyun olduğu için de düşük sistemlere hitap edebileceğini düşündüm. Oyun, strateji türünde son yıllarda oynadığım en güzel oyunlardan birisi diyebilirim. Minyonlara dikkat, aman bizden söylemesi.

14-) MAX PAYNE 1 & 2

Max Payne

İlk Max Payne oynadığım günü dün gibi hatırlarım. O yavaşlatılmış ateş etme sahneleri ve bölüm bittiği zaman araya giren çizgi roman anlatımı bende büyük bir heyecan yaratmıştı. Geçtiğimiz günlerde Max Payne 1’i tekrar oynamaya başladığımda da tıpkı ilk günkü heyecanı bende bırakmayı yine başardı.

Grafiklerin herşey olmadığını ara ara dile getirmiştik. Bu oyunda da bu durum geçerli ve oyunun başardığı önemli bir özellik de karakterimiz Max Payne’in bir aile adamıyken nasıl bir çöküşe sürüklendiği ve moral olarak bir günde nasıl dibe çöktüğünü bu seri çok güzel bir şekilde anlatmayı başardı. Uyuşturucu bağımlıları tarafından ailesi öldürülünce Max’in yaşadığı dramayı oyun, bizlere de hissettirmeyi başardı. Önemli bir detay mı bilemem ama 3.şahıs kamerası da aslında seride çok hoş duruyor. Eksileri yok değil tabii ki ama bu serinin yayıncılığını Rockstar’ın yaptığını düşünürsek bu serinin aslında neden bu kadar sevildiği de anlaşılıyor. İlk iki oyunun remastered edilmesini de dört gözle bekliyorum, yalan yok.

13-) CELESTE

Celeste

Psikolojik olarak oyuncuya kendini hissettirmeyi başaran oyunların sayısı nispeten diğerlerine göre daha azdır. Ama Celeste’nin yapmayı başardığı bir şey varsa, o da karakterin yaşadığı psikolojik çekişmeleri güzel metaforlarla yansıtabilmek. Bunu çok iyi bir şekilde başaran Celeste’nin, küçük bir takımdan çıktığını düşünürsek bu ayrı bir hayranlık sebebi.

Oyunda ilerlerken zaman zaman karakterin kendi iç dünyasında yaşadığı problemlerin dışa vurumuna şahit olacaksınız. Ben şahsen böyle içerikleri sevdiğim için bu oyunu oynarken de oldukça memnun kaldım. Özellikle oyunda anksiyete vurgusu da zaman zaman yapılıyor. Metaforları özellikle çok iyi buldum. Platform oyunlarının mekaniklerini de zorlayan ve daha zorlayıcı bir oynanış ekleyen geliştirici ekip, bu alanda da güzel bir işe imza atmış. Üstelik oyun şu an Epic Store’da ücretsiz. Sadece bir nefes alın ve Celeste’yi ücretsiz olarak bu linkten almayı da unutmayın.

12-) BULLY: SCHOLARSHIP EDITION

Bully: Scholarship Edition

Lise çağları yok mu? O çağlara bir de Rockstar’ın gözünden bakmaya ne dersiniz? Grand Theft Auto gibi harika bir serinin altına imzasını atan Rockstar, hafiften bir 90-100 derece bir dönüş yaparak başka bir içerik üretmeye karar verdi ve Bully oyunu piyasaya sürüldü.

Peki oyun nasıl? Oyun kesinlikle güzel. Eski sistemimde sık oynadığım şimdilerde ise Windows 10 problemi yaşadığım için oynayamadığım bir oyun olmasına rağmen farklı çözümlerle oyunu tekrar açmayı başardım. Bunu saymazsanız, aslında zamanın grafiklerine göre gayet iyi bir oyun denebilir Bully için.

Karakterimiz lise çağında bir ergen ve 15 yaşında. Annesi başka biriyle evlenince üvey babasıyla anlaşamayan Jimmy Hopkins, yatılı bir okula gönderiliyor ve olaylar başlıyor. Daha detay vermeden şunu belirteyim, oynayabileceğiniz en güzel açık dünya oyunlarından birisi. Oyuna biz Türkler, Endüstri Meslek Lisesi Simülatörü adını da koymuş olduk. Ama dikkatli olun, lise ortamı burası. Adamı harcarlar, demedi demeyin.

11-) THIS WAR OF MINE

This War Of Mine

Tarihle ilgileniyorsanız, savaşın toplumlarda nasıl sonuçlar yarattığını aşağı yukarı görüyorsunuzdur. Bugüne kadar içerik dünyasında ağırlıklı olarak savaşlar cephede gösterilirken, bir de bunu cephe dışı yüzü var. Çatışmaların ortasında kalan ve hayatta kalmak için insanlıklarını zorlayan insanların hikayesi de This War Of Mine oyununda ele alındı.

Oyuna hayatta kalan bir grup halinde başlıyorsunuz ve sürekli çevre yerleri araştırarak yemek, su ve diğer ihtiyaçları karşılamaya çalışıyorsunuz. Tabii bu uğurda çizgiyi geçip geçmeyeceğiniz de size kalmış. Bazı durumlar oluyor ki bir yaşlı çiftin evini soymanız bile gerekebiliyor. Ya da zorda kalan bir kadına taciz eden bir askere müdahale edip etmemek gibi durumlar da oluyor mesela. Bu aksiyonlarınıza göre karakterin moral durumu da değişiyor hatta intihara bile kalkışabiliyor. Dışarıdan gelecek kişilere karşı yaşadığınız yeri savunmanız gerekiyor. Karakterlerinizin hastalık kapmaması da yine sizin elinizde. Yani gayet detaylı ve savaşın diğer yüzünü de başarıyla göstermiş olan bu oyunu oynadığınız anda, bazı şeylere bakış açınız kesinlikle değişecektir.

10-) STAR WARS: KNIGHTS OF THE OLD REPUBLIC

Star Wars: Knights Of The Old Republic

Düşük sistemde oyun keyfi yaşamak için oyuncuların gösterdiği çabadan olayı bu oyuncu kitlesinin gücü kesinlikle içlerinde barındırdıklarını düşünüyorum. Bu azmi ve disiplini asla kaybetmeyin, gençler. Güç sizinle 🙂

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  FPS Türünü Şekillendiren En İyi 10 Oyun!

Oyuna gelecek olursak, Star Wars evreninin barındırdığı ve beğendiğimiz çoğu şeyi bünyesinde yer veren oyun olduğunu söylememiz doğru olur. RPG oynanışı ile oynadığımız çok oyun vardı ama bir de Star Wars evrenini böyle bir oynayışla oynama şansı yakalamak kesinlikle bu oyunun sahip olduğu en güzel şeylerden biri. Yaptığınız seçimlerin oyunun gidişatını etkilediği gerçeği de mevcut. Kötü ve iyi arasında gidip gelirken Jedi olarak mı kalacaksınız yoksa karanlık tarafa mı kayacaksınız? Bazen bu sorunun cevabını siz bile bilemiyor olabilirsiniz. Bu nedenle oyunu oynayıp görmenin faydası var. Özellikle Star Wars evrenine ilgiliyseniz zaten bu oyundan güzel zevk alacaksınız. Seçtiğiniz tarafa göre, tam o tarafa ait oluyorsunuz bu arada. Onu da söyleyelim.

9-) CONDEMNED: CRIMINAL ORIGINS

Condemned Criminal Origins

Outlast’teki kameradan bazen cidden sıkılmıştım. El fenerini de özlemedim değildi ne yalan söyleyeyim. El fenerli bir korku oyununu tekrar oynamak da o dönemde nasip olmuştu Comdemned Criminal Origins sayesinde. Comdemned: Criminal Origins ile birlikte korku oyunlarının neden bu kadar sevildiğini tekrar görmüş olduk. Korku oyununda olması gerekenleri ve oyuncuya aktarılması gereken hissiyatları çok güzel bir şekilde oynanışına eklemeyi başaran bu oyun, korku faktörünü çok güzel bir şekilde size sunuyor. FBI ajanı olarak bir cinayeti sorguluyorsunuz ve oyun başınızdan geçenleri ele alıyor. Farklı polisiye dizileri izleyen biriyseniz zaten bu oyunda sıkılmazsınız, şahsen ben baya zevk aldım ve çok güzel bir korku deneyimi yaşadım.

Teknik konularda ise oyun gayet iyi, dönemin şartlarına göre grafikler ve oynanış gayet başarılı. Oyunun 13 yaşında olduğunu düşünürsek o dönemden iyi düşünülmüş detaylara sahip olması da gayet etkileyici. Dönemin bazı oyunlarına da örnek olacak bir oyun diyebiliriz Comdenmed için. Çoğu kişinin Outlast sevdiğini düşünürsek Comdemned: Criminal Origins’i de seveceğine inanıyorum.

8) TRINE: ENHANCED EDITION

Trine

Karanlık bir oyundan sonra aydınlık bir oyunla devam edelim. Şirin mi şirin bir dünyası bulunan Trine serisinin ilk oyunu da sahip olduğu görsellerle aslında düşük sistemli bilgisayarlar için bir nimet denebilir. Farklı karakterlerle birlikte, bulmacalarla dolu bir 2.5D oyunda platformlardan ilerlemeye çalışıyorsunuz. Strateji da var aslında biraz işin içinde. Sihirbaz, şövalye ya da hırsız olarak başlayabildiğiniz oyunda farklı skillsetler de var tabii karaktere bağlı olarak. Sevimli bir dünyası var ve iç açıyor açıkçası. He, bir de bazı oyunlardaki gibi öldüğünüzde haritanın başından ya da başı olarak yorumlanabilecek bir yerden başlamıyorsunuz(*öhm* CUPHEAD *öhm*). Save ederseniz save ettiğiniz yerden devam ediyorsunuz. Kendisi gibi şirin davranarak bu tatlılığı bize sunan Trine oyununa da teşekkür ediyoruz.

7-) COMMAND AND CONQUER: RED ALERT 2 & 3

Command And Conquer: Red Alert 3

Wolfenstein oyunlarında Nazilerin galip geldiği bir evreni görmüştük. Tarih içerikli oyunlarda alternatif sonları görmek de aslında çok zevkli oluyor. Bu temadan bahsetmişken Command And Conquer serisine de bir değinmek gerekiyor. Red Alert 2, çok daha popüler olsa da ben bu seriye ilk girişimi 3.oyun ile yaptım. Belki de bu nedenle benim gözümde Red Alert 3 daha önde geldi.

Seri zaten strateji temasındaki başarısıyla ünlü. Bu nedenle özellikle Red Alert 2 zamanında kendini çok oynatan bir oyundu ve Counter Strike’ın FPS oyunlarında yarattığı etkiyi Red Alert 2 de kendi türünde yaratmıştı. Ancak oyunun üçüncüsü de piyasaya çıktığında beklentileri genel olarak karşılamayı başarmıştı. İkinci oyunun neden bu kadar başarılı olduğunun unutulmaması da önemli çünkü Red Alert 3, birçok Command And Conquer serisi hayranını da kendine çekmeyi başarmıştı.

Oyuna 3 farklı seçenek ile başlıyorsunuz ve oyun, Einstein’ın atom bombası teknolojisini bulamadan ölmesi ile başlıyor. Sovyetlerin zamanda geriye gitmeyi başararak Einsten’ı öldürmesi ile Japonya’ya atom bombası düşmüyor ve yıkıcı sonuçlar olmuyor. Sonrasında da Rusya, Japonya ya da ABD tarafını seçerek oyuna başlıyorsunuz ve amaç dünya üzerinde mutlak hakimiyet kurmak. Ayrıca oyunun albümü de çok başarılı. Oyundaki Sovyet marşını da buraya bırakarak listenin bir sonraki adımına geçelim:

6-) KILLING FLOOR

Killing Floor

Zombi sevenler, nerdesiniz? Bu oyun size gelsin. İkincisinin videoları YouTube’da ara ara dolaşırken içiniz geçiyorsa aslında oyunun ilkini oynayıp, bu açlığınızı dindirebilirsiniz. Öyle ki cidden çok az bir sistem isteyen Killing Floor, ikinci oyun kadar iyi olmasa da gayet iyi bir oyun. Zombi aksiyonunu zamanın şartlarına göre çok güzel bir şekilde yansıtan Killing Floor, Left 4 Dead serisinden pek de aşağı kalmıyor aslında. Klasik zombi oynanışını saymazsak oyunun oyuncuya sunduğu 30’dan fazla silah seçeneği var ki yeterli aslında. Zombi çeşitliliğine de önem veren Killing Floor, Left 4 Dead serisine alternatif arıyorsanız değerlendirmeniz gereken oyunlar arasında. Oyunun ikincisi çıktığı için ilk oyun şimdilerde o kadar rağbet görmese de arkadaşlarınızla beraber oynayabileceğiniz düşük bütçe alternatifler arasında.

5-) COUNTER STRIKE NEXON: ZOMBIES

Counter Strike Nexon Zombies

Counter Strike’ı sevmeyenimiz yok heralde. Counter Strike’ın başarısından sonra Counter Strike: Online oyunu çıkmıştı ve o oyunda çok yüksek bir ilgi gördü. Eski oyuna gayet güzel eklemelerin yapıldığı ve yeni modların eklendiği gerçeğinin yanı sıra zombi aksiyonu ve yeni silahların gelmesiyle de oyunun görsel açıdan sundukları daha da arttı. Nexon tarafında daha sonrasında 2014 yılında çıkarılan CS:Nexon Zombies oyunu da Online oyununun bıraktığı yerden devam etti. Counter Strike serisine bir de farklı bir bakış açısı sunan Nexon Zombies, bizi bu sıralar bayağı üzen Global Offensive oynamak istemeyenler için güzel bir alternatif. Dev zombi, zombi senaryosu, insan senaryosu gibi zevkli modlara da sahip olan Nexon Zombies’i denemekte fayda var.

4-) FALLOUT: NEW VEGAS / FALLOUT 3 

Fallout New Vegas

Bethesda ile çok tuhaf bir ilişkimiz var, atsan atılmaz satsan satılmaz tarzı bir ilişki. İçten içe nefret etmiyor değilim. Doom dışında aham şaham beğendiğim bir oyununu maalesef sayamıyorum Bethesda’nın son yıllarda. Ama yine de silemiyoruz işte kendilerini kalbimizden.

Fallout serisi eski formunda değil, bu bir gerçek. Ama Bethesda’nın aslında oyuncularına saygı duyduğu ve kitlesine önem verdiği günlere dönersek öyle bir oyunla karşılaşırız ki bu oyun Skyrim gibi RPG türünün sayılı oyunlarından biri olacak bir oyunun da önünü açmış oldu. Fallout 3 gibi oldukça başarılı ve sevilen bir oyunun devamı olarak karşımıza gelen Fallout: New Vegas, 1 yıl sonrasında çıkacak olan Skyrim’in öncesinde Bethesda’nın oldukça başarılı olan bir oyunu olarak karşımıza çıkmıştı. Bünyesinde barındırdığı RPG oynanışı ile birlikte birçok oyuna adeta örnek teşkil eden Fallout : New Vegas, zamanın şartlarıyla büyük bir başarıydı. Sonra çıkacak olan Fallout oyunlarına çok güzel bir prototip olarak hizmet vermiş olsa da bu oyundan örnek almak yerine kendi çapında birşeyler deneyen Bethesda, topuğuna sıkmayı bıraktı ve artık direkt bacağına sıkmaya başladı. Nerde o eski Bethesda? demiştim, yine diyorum. Bence şu anki Bethesda, eski Bethesda’nın bir kopyası olan bir ajan. Eski Bethesda ya öldü ya da rehin tutuluyor. Parası neyse verelim, artık kanalımıza hayal kırıklığı listeleri yaparken Bethesda oyunları eklemeyelim. Çok mu şey istiyoruz?

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Yaz İndirimde Alınabilecek 10 TL Altı Oyunlar

3-) THE WITCHER 2: ASSASINS OF KINGS

The Witcher 2 Assassins Of Kings

Witcher aksiyonu, şu anki üçüncü oyun ile birlikte yükselmedi tabii ki. İlk yükseliş, ikinci oyunla birlikte başladı. Efsanenin gelişi, 2011’den hissedildi tabii ki. Durum böyle olunca da, üstüne indirimlerde oyun 4 TL gibi çok makul bir fiyata düşünce de, üstelik bu oyunun çok yüksek bir sistem gereği duymamasıyla da bu oyun resmen bir nimet haline dönüştü ve oynamak bir yerde gerekli oldu.

Oyunda kendinizi “PAT!” diye bir aksiyonun içinde buluyorsunuz hemen. Asker kebap yapmaya biraz erken başlıyorsunuz, ki normalde bu oynanışı olumsuz etkileyen bir faktör olsa da, Witcher 2’de bu olumsuzlukları hissetmiyoruz bile. Oyundaki dövüş sistemi ve görevlerin dizaynı çok başarılı. Çevre dizaynında da optimizasyon konusunda büyük bir çaba sarfeden CD Projekt Red, çok fazla imkan olmamasına rağmen bu durumda bile güzel bir oyun motoru yaratıp bu oyun motorunun nimetlerini kullanarak da orta halli sistemlerde bile güzel bir oyun zevki yaşatacak bir oyun getirdi karşımıza. 2011 yapımı olmaktan ziyade sanki Witcher 3’ten 1-2 sene geride yapılmış bir oyun olarak duran Witcher 2, açık dünya oyunları arasında örnek teşkil eden bir oyun olmasının yanı sıra biraz zorlanması ve birazcık da fedakarlık yapılması durumunda düşük sistemlerde de oynatılabiliyor. Benchmarkları ve internetteki yorumları inceleyerek sisteminizin kaldırıp kaldırmayacağını öğrenebilirsiniz.

2-) CALL OF DUTY 4: MODERN WARFARE

Call Of Duty 4 Modern Warfare

FPS oyunları sadece silahlardan ibaret değil. Bir oyunu iyi kılan diğer özellikler de sürekli “ATEŞ ET VE KAÇ!” olayından ziyade biraz da başka konularda derinliğe sahip olması. İşin içine hikaye de girerse ve oynanışla birlikte güzel bir oyun zevki yaşarsak çok güzel oyunlar karşımıza gelir. Call Of Duty’nin nerdeyse bütün eski oyunlarında da bunu yaşamayı başardık ve bu nedenle Call Of Duty serisini zamanın en başarılı FPS serilerinden biri olarak saymak mümkün.

Call Of Duty serisinin harika olduğu zamanlara da bir geri dönüş yaparsak serinin neden bu kadar rağbet gördüğü daha da belli oluyor. Call Of Duty oyunlarında Black Ops serisi ile beraber Modern Warfare serisi de zamanının en çok sevilen oyunlarındandı ve bizlere güzel bir oyun deneyimi yaşattılar. Call Of Duty 4: Modern Warfare ile başlayan efsane seri ise çok güzel bir şekilde devam etti. Serinin hikaye tarafında bence inkar edilemeyecek çok büyük bir başarısı var ve özellikle ilk Black Ops ve ilk Modern Warfare oyunlarında bu başarıyı görmek mümkün.

Modern Warfare serisinin İlk oyunuyla beraber görevlerde yaşadığımız aksiyon, nerdeyse kendimiz savaş alanındaymışız gibi oluşturulan o atmosfer gerçek anlamda başarılıydı. İlk oyun belki de diğer ikisinden daha iyi bir şekilde bu elementleri bizlere aktarmayı başardı. Soap, Captain Price gibi uzun yıllar yüreğimizde yer edinecek karakterlerle tanışma imkanı bulduğumuz bu oyun aslında FPS oyunları arasında büyük bir devrimdi. Çıktığı dönemde skalayı baya yüksekte tutan Call Of Duty: Modern Warfare, çıktığı ilk dönemde büyük ses getirdi ve 2007 yapımı olmasından dolayı da düşük bir sisteme sahipseniz kesinlikle oynamanız gereken oyunlardan birisi. Muhtemelen oynamışsınızdır ama özellikle yeni jenerasyon oyuncuların kesinlikle tecrübe etmesi gereken bir oyun olarak Modern Warfare’i şiddetle tavsiye ediyorum.

1-) THE ELDER SCROLLS V: SKYRIM

The Elder Scrolls V: Skyrim

Geldik zaaf noktama… Skyrim’i toplamda 2 sefer bitirdim ve muhtemelen 200 saati aşmışımdır toplamda. Zamanın şartlarıyla kıyasladığınızda Witcher 2 ile beraber bizlere muazzam bir oynanış süresi sunan Skyrim, çoğu oyuncunun aslında hayal ettiği RPG oynanışı sunmayı başaran sayılı oyunlardan birisi. Witcher serisi ile beraber Elder Scrolls serisi, bu alanda büyük devrim yarattı ve RPG temasının belki de adını koydular.

Skyrim için söylenecek çok fazla olumlu şey var. Oynanış çok uzun, devasa bir haritanız var ve yetenek ağacı sayesinde onlarca varyasyonda karakter oluşturabiliyorsunuz. Çok fazla çeşitlilik sunan Skyrim, oynanış tarafında da çok güzel seçeneklere sahip. Açık dünyası çok geniş ve 100 saatten fazlasını sırf bu dünyada harcayabiliyorsunuz. Yani ana görevlerle oyun aşağı yukarı 20-30 saatte bitiyor ama 100 saatten fazlasını sırf dünyayı keşfetmeye harcıyorsunuz. Bu nimeti biz oyunculara sunmayı başaran Skyrim, iyi görev dizaynına da sahip ve hiçbir varlığı olmayan birinden oyun evreninin en güçlü karakterlerinden birine dönüşebiliyorsunuz. Bu uğurda da sahip olduğunuz serüven bitmek bilmiyor tabii ki. Dizine ok yiyip maceralarını sürdüremeyenlerden kız kardeşini köle olarak satan satıcılara kadar onlarca farklı insanla karşılaşıyor ve maceranızı şekillendiriyorsunuz. Üstüne üstlük Skyrim’in birçok optimizasyon seçeneğine de sahip olması hatta oyuna gelen modlarla birlikte nerdeyse çoğu düşük sistemde 30 fpsle oynamak mümkün oluyor. Bir mucize olup da Skyrim’i hiç oynamadıysanız ya da görmediyseniz, çok şey kaybediyorsunuz demektir.

Siz düşük sistem gereksinimli oyunlar listesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu listede olması gereken başka zayıf ve çöp bilgisayarlar için oyunlar var mı? Fikirlerinizi ve yazı hakkındaki görüşlerinizi de yorumlarda paylaşın!

 

 

Ücretsiz Oyun: DiRT Rally Ücretsiz Oldu!

Telltale Geri Dönüyor!