in

En İyi 7 Assassin’s Creed Karakteri!

Acısıyla, tatlısıyla Assassin’s Creed yıllardır gönlümüzde yerini koruyan serilerden biri. Kimi zaman çok iyi, kimi zaman rezalet oyunlarla gelen bu serinin sağlamlığını koruyan şey ise neredeyse sadece karakterleri.

Gelin çatıdan çatıya atlayalım, tepelerden saman istiflerine düşelim, gizli bıçaklarımızla yolu açalım ve hep beraber en iyi Assassin’s Creed karakterlerine göz atalım!

7- Aveline de Grandpre

Aveline aslında hikaye ve yazım olarak kötü bir karakter değil ama onu öne çıkaracak bir şey de bulamıyoruz arayınca. Ek olarak tüm seri içinde baktığımızda hikayesi pek de önemli olmayan karakterimiz listemize son sıradan giriş yapıyor.

Kendisini diğer oynanabilir ana karakterlerden farklı kılan tek şey ise kapüşon takmaması, vay be ne kadar orijinal özellik…

6- Yusuf Tazim

Yusuf göğsümüzü kabartması için 2023’ü beklemediğimiz yerli ve milli kaynaklardan biri. Serinin en ikonik, en sevilen karakterlerinden biri olan master assassin Ezio’ya yeni teknikler öğreten Yusuf, şöyle bir ufak gururlandırmıyor desek kesinlikle yalan olur.

Türk olması ve iyi bir silah ustası olmasının dışında aynı zamanda hikayeyi güzel tamamlayan bir karakter olan Yusuf, sık sık yaptığı şakalarla da oyundan alınan keyfi arttırıyor.

5- Kara Sakal

Akdeniz’de bir korsan hikayesi anlatıyorsanız Barbaros’tan bahsetmeden kılınızı kıpırdatamazsınız, Batı Atlantik kıyılarında geçen bir korsan hikayesi anlatıyorsanız Kara Sakal’dan bahsetmeden kılınızı kıpırdatamazsınız.

Tarihin en ünlü korsan personalarından biri olan Kara Sakal, Assassin’s Creed: Black Flag’in güzel bir pasta gibi hazırlanmış dünyasında tepedeki çilek olarak yerini koruyor. Oyunun hikayesi ne kadar kötü olsa da duygusal gerilimi hep yüksek tutan, yiğit, cömert, mert korsanımız tek başına Black Flag’i oynanabilir kılan bir kaliteye sahip

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Kulakların Pasını Silen 10 Aşırı Kaliteli Oyun Şarkısı #5

4- Haytham Kenway

Tam bir İngiliz beyefendisi, havalı bir dövüşçü ve muazzam bir hatip. Haytham Kenway ile karşılaşana kadar gördüğümüz tüm Templar taraftarlarına şeytanlarmış gibi bakarken Haytham tek başına bu görüşü yıktı.

Çok kötü bir oyundan bu kadar ince nüanslı, bu kadar başarılı bir karakter çıkması gerçekten şaşırtıcı. Haytham tek bir repliğiyle aslında Assassin ve Templar cephelerinin hedeflerinin aynı olduğunu açıklarken farkın sadece ideolojilerde yattığını anlıyorsunuz.

Hem Templar, hem de yan karakter olmasına rağmen Haytham Kenway, Assassin’s Creed serisinde bu kadar sevgi gören ve gördüğü sevgiyi hak eden tek karakter olabilir.

3- Edward Kenway

Kenwaylerden bahsetmeye başlamışken hiç sapmadan hemen devam edelim. Edward’ı sadece dört kelimeyle anlatmak zorunda olsaydım “dünyanın en havalı adamı” deyip geçerdim.

Gemilerden gemilere atlayıp, okyanusun dibindeki hazineleri kovalayan, Kara Sakal’ın dahi “İnsan gibi giyinip Şeytan gibi dövüşen biri” diye bahsettiği adrenalin bombası bir adam Edward Kenway.

İçinde bulunduğu oyunun hikayesi ne kadar rezil rüsva olsa da ayakları yere basan bir yapıyla yazılmış karakteri oynanışın her hattıyla ihya ediliyor. Ve bu adamla zaman geçirdikçe zaman geçirmek istiyorsunuz!

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Yazılıma Başlayanlar İçin 6 Önemli Madde

2- Ezio Auditore da Firenze

Tehlikeli bölgeye girdik, eminim hepimiz bir ve ikinci sıralarda kimin olacağını biliyorduk ama hangi sırayla gelecekleri heyecan konusuydu. Ezio Auditore da Firenze, bu serinin gördüğü en büyük ikon. Oyunlar boyu devam eden hikayesi olan bu dev elimizde büyüdü desek yanlış olmaz.

İlk gençliğinden yaşlılığına kadar beraber maceraya çıktığımız Ezio gördüğü ilgi ve saygıyı sonuna kadar hak ediyor.

“Evet ama Ezio neden birinci sırada değil?” dediğinizi duyar gibiyim, onu da birinci sırada açıklayalım hadi!

1- Altaïr Ibn-La’Ahad

Biraz fazla bilgi yüklü cümle olacak, bir sürü isimden bahsedeceğim kendinizi hazırlayın, sanırım hazırsınız: Wladimir Bartol’un, Hasan Sabbah ve suikastçilerinden bahsetiği “Alamut” kitabındaki Avni Ibn-i Tahir karakterinden direkt bir esinlenme aslında Altair.

Bu sebeple onun etrafındaki dünyayı diğer karakterlerden biraz daha iyi anlama şansına sahip oluyoruz ve ilk oyunun tek renkli aşırı ciddi havası biraz daha anlam kazanıyor.

Evet serinin tüm oyunları ikonik zaman dilimlerinde geçiyor ve bunları güzel görünen dünyalarda tecrübe ediyoruz ama hikaye doluluğu açısından Altair’in doygunluğu maalesef hiçbir karakterde yok.

Öte yandan yeni çıkan RPG temelli oyunları görmezden gelirsek (nolur gelelim hepsi çok kötü) Assassinlerin ortaya çıkışını ve bir çağın başlangıcını görüyoruz Altair ile birlikte ve bunun da tüm hikaye içindeki yeri epey özel.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Epic Games’in Bir Sonraki Ücretsiz Oyunu Belli Oldu!

1907 Fenerbahçe Espor, Apex Legends Takımı Kurdu!