in

LOLLOL VAY BEVAY BE WTFWTF

Gelmiş Geçmiş En İyi FPS Oyunları

Dünya yüzeyindeki tüm oyuncuların oynadığı tür olan, FPSler üzerine konuşmak biraz mayın tarlasına doğru depar atmak gibi. Hepimizin diğerlerinden çok çok daha fazla sevdiği birkaç oyun var ve o oyunları listede görmemek listeyi yazan kişi için ölüm anlamına gelebilir.

Silahlarınızı doldurun, fişekliklerinizi kuşanın, düşmanın alnına nişan alın ve hadi gelin gelmiş geçmiş en iyi 10 FPS oyununa göz atalım!

10- Quake 1999 (Quake 3)

Listeye “Önce ateş et, sonra soru sor.”  prensibini kabullenmiş bir oyumla başlayalım. Quake 1999, kendisinden birazdan bahsedeceğiz yine, DOOM’un tek oyunculu modda inanılmaz başarılı yanlarının hepsini alıp şahane bir çok oyunculu deneyim sunuyor. Aşırı hızlı oynanış, süper güçlü silahlar ve ciddi anlamda muazzam haritalarıyla akılları baştan alan bir oyun Quake 1999.

9- 007 Golden Eye

Golden Eye oyun endüstrisi için önemli bir eser. Büyük bir konsolda hit olan ilk FPS oyunu olma şanını elinde tutan oyun, bölüm içeriğinden haberdar düşmanları, başarılı tek ve çok oyunculu modları, dürbünlü tüfeklerin ilk defa kullanılması gibi büyük inovasyonlara sahip.

Bir FPS oyunda dürbünlü tüfek kullanmak gibi şeyler bugünlerde size çok büyük bir başarı olarak gelmiyor olabilir ve evet kesinlikle haklısınız fakat artık bir oyunu açınca olmasını direkt beklediğimiz şeyleri ilk defa yapan Golden Eye, FPS tarihini sonsuza dek değiştirdi.,

8- Bioshock

Mekaniklere, ilklere ve teknolojilere şimdilik ara verip “Bir oyun, oyuncusunu dünyaya nasıl karşılamalı?” sorusunun cevabına bakalım. Cevap çok basit, Bioshock gibi karşılamalı. Bioshock serisi yıllar içinde birbirine dolanan etkileyici hikayeleri ve aşırı güzel dünyalarıyla ünlendi.

Serinin FPS olmasını önemli ve doğru bir karar olarak buluyorum zira Bioshock’ta direkt olarak her şeyi ilk elden tecrübe ediyoruz. Karakterimizin vücudunu terk etmeden, onunla bir bütün halde verdiğimiz karar ve tepkiler gerçekten hikayeyi bünyemize kabul ettiriyor.

7- Far Cry 3

Hikaye ve dünyalardan bahsediyorken Rook Adaları’na uğramasak büyük ayıp olurdu. İçindeki her şeyi çıkarsak bile sırf Vaas’ın hatrına bu listeye girebilecek kadar kaliteli bir oyun Far Cry 3. İnteraktif açık dünyasından sarıp sarmalayan hikayesine, aşırı kötü çok oyunculu modundan poker mini oyununa kadar her hattını tecrübe etmek isteyeceğiniz bir yapım Far Cry 3.

Oyundan ne zaman bahsetsem bayılıp istediğim dışımda birinin koluma aşırı çirkin bir dövme yapmasını istiyorum…

 

6- Left for Dead 2

“Kapıları kapatın, virüslü kişilerle temasta bulunmayın, resmi yönergeler için bekleyin… B*k beklerim.”  Sanki biraz bugünden bahsediyor…

Co-Op zombi oyunu denildiğinde akla gelen ilk yapım direkt olarak Left for Dead 2, Bölümler içinde sürekli yükselen gerilim, yere düşen arkadaşı kurtarma çabası, ürkütücü zombi yığınlarının yanında motorlu testere, balta, katana gibi aşırı havalı ve iyi hissettiren silahları keyif içinde kullanmanın tadı bambaşka.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Inside Xbox Etkinliğinde Duyurulan Tüm Oyunlar!

5- Counter- Strike 1.6

20 yıl boyunca çok oyunculu FPS sahnesinde ilk 5’ten asla düşmemek inanılmaz ötesi bir başarı. Counter Strike tüm zamanların en etkileyici oyunlarından biri olarak oyunculuğu şekillendirirken başarısının arkasındaki sebepler de çok açık.

Oyun karakterler, load-outlar gibi kafa karıştırıcı ezber gerektiren elementlere sahip değil, girdiğiniz ilk andan itibaren yapmanız gereken tek şey ateş etmek ve strateji oluşturmak. İlk bakışta kolay duran bu iki dinamik ise oyunun inanılmaz dengeli cephaneliğinde olağanüstü bir ustalık imkanı yaratıyor.

Oyun içindeki tüm silah ve ekipmanların her birinin yüzlerce saat boyunca üzerinde ustalık kazanabileceğiniz şeyler olması çok değerli.

4- Wolfenstein: The New Order

Tüm Wolfenstein serisini tatsız bir cümleyle özetleyecek olsam “DOOM’un nazi vurmalısı işte.” derdim. Yalnız Wolfenstein dışarıdan “hafif değişik DOOM” gibi görünse de içeride çok fazla kaliteye sahip bir seri.

BJ Blazkowicz gibi oyun dünyasının en ünlü karakterlerinden birini barındıran seri alternatif tarih yaratma işinde epey başarılı. Oyunlar ne kadar iyi veyahut kötü olursa olsun Wolfenstein haritalarında gezerken gerçekten de gösterilen alternatif tarih olaylarının olduğunu ruhunuzun derinliklerinde hissediyorsunuz.

Güzel dünyalar akıcı oynanışla buluşunca da tahmin edebileceğiniz üzere unutulmaz bir deneyim sunuyor oyun. Wolfenstein’ın oyun dünyasına bıraktığı imza ise tam olarak bu deneyim.

3- Battlefield 4

Battlefield 4’ün çıkış dönemi aşırı sorunluydu, bugdan hileden geçilmeyen yapım, efsanevi 3. oyunun yanında seriye hakaret gibi duruyordu. Aylar süren sallantıdan sonra oyunun problemleri DICE’ın Los Angeles stüdyosu olan DICE LA’e devredildi.

Ne olduysa oradan sonra oldu, DICE LA devraldığı enkazdan eşi benzeri görülmemiş bir deneyim yaratmayı başardı. Bugsız, hilesiz bir hale gelen BF4, başarılı DLC üzerine başarılı DLC aldı. Çıkan tüm haritalar, yeni silahlar ve mekanikler oyuncular tarafından sevgiyle karşılanırken BF4 adeta anka kuşu gibi yükseldi düştüğü çukurdan.

Oyun olağan üstü silah düzenleme sayfası, görece dengeli araçları (anti air kullanan herkes gerçekten ölmeyi hak ediyor, o alet bozuk) ve şahane grafikleriyle adını FPS tarihine altın harflerle yazdırdı.

“E madem oyunun başlangıcı aşırı kötüydü, listeden neden BF3 yerine BF4 var?” diyorsanız onun da iki sebebi var:

1-BF4’ün tüm içerikleri tamamlandığıda 3. oyundan daha başarılı bir konumdaydı.

2-BF4’ü ben şahsi olarak seviyorum, o yüzden onun da etkisi büyük!

2- DOOM: Eternal

DOOM olmasaydı bu listedeki oyunların hiçbiri olmazdı(en azından büyük ihtimalle). FPS oyunları ana akıma kazandıran DOOM, bugün severek oynadığımız “Team Deathmatch” gibi oyun modlarını da yaratan yapım. DOOM o kadar önemli bir “enstitü” ki bu oyunun motoru üzerinden Half-Life, Call of Duty ve Quake yapıldı.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Peak Games Hakkındaki 4 İlginç Gerçek

Tüm FPS severlerin adına DOOM için “Olmasaydın olmazdık.” desem kimse itiraz etmez sanırım.

DOOM: Eternal’a gelecek olursak, Eternal gerçekten “Doom” denince akla gelen her şeyi bulunduran bir oyun. Eternal, serinin eski hayranları için gölgede kalan hikayeyi keyifli bir şekilde devam ettiriyor, yağ gibi akan oynanışı daha da ileri taşıyor ve yeni mekaniklerle puzzleları daha komplike hale getiriyor.

BONUS: Half-Life

Half-Life’ı bir şekilde bu listenin dışında tutmam hem hayatımın tehdit edilmesi anlamına gelirdi, hem de bu duruma gönlüm el vermezdi. Half-Life sırf içinde Counter-Strike ve Team Fortress’ı bulundurmasıyla dahi burada olmayı hak eden bir oyun. Hepimiz biliyoruz ki Half-Life bundan çok çok daha fazlası.

Endüstriyel inovasyonları, başarılı hikayesi ve unutulmaz anlarıyla Half-Life gönüllerin şampiyonu olan yapımlardan biri.

1- Call of Duty: Black Ops II

Hiçbir şey söylemeden önce şunu belirtmekte büyük fayda var: Bu oyun çıktığı salı gününden çarşamba gününe 24 saat içinde 500 milyon dolar kazandırdı.

Call of Duty: Black Ops 2, seriye “inme inmesinden” önceki son oyun, parabolün tepe noktası, serinin 21 haziranı… Bu durum daha başka nasıl ifade edilir bilmiyorum ama bu oyun gerçekten serinin zirvesi.

Kendisinden önce gelen tüm efsanevi oyunları iyi yapan şeyleri alıp üstüne geliştirerek gelen bir oyun Black Ops 2. Tüm COD serisinin tartışmasız açık ara en iyi kötü adamını, en iyi karakterlerini ve en iyi öykülerinden birini bu oyunun tek oyunculu modunda buluyoruz.

Tüm serinin en iyi çok oyunculu modlarından biri de yine burada. Vertikalite üzerine kurulu küçük/orta boy haritalarda akıl oyunları yapabildiğiniz ama aynı zamanda sevdiğiniz koşup taramalı CoD gameplayini de öldürmeyen mekanlarıyla oyuncuları ihya ediyor Black Ops 2.

Aynı zamanda dereceli lig modunu tüm oyunculara açık olarak sunan Black Ops 2, Call of Duty’nin e-spor evriminde çok önemli bir yere sahip. Bugün hala sevdalıları tarafından PS3 ve Xbox 360’ta binlerce insan tarafından oynanan oyun, dengeli, hızlı ve inanılmaz keyifli.

Zombies konusunda ise 1,5. sıraya koymak istiyorum Black Ops 2’yi zira sevdiğimiz ana dört karakterimizin dışında bir deneyim sunuyor. Die Rise ve Tranzit’in inanılmaz başarısızlığını Mob of the Dead ve Origins’in dahiyane mekanikleriyle kurtaran oyun Black Ops 3’ten iyi değil ama kötü de değil. Bu yüzden de oyunu ne birinci, ne de ikinci sıraya koymaya gönlüm el verdi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni Sokak Futbolu Oyunu Street Power Football Duyuruldu!

trackmania röportaj

Trackmania Nations Remake İncelemesi