İyi puzzle oyunları birçok şekillerde karşımıza çıkar. Tetris klasiğinden tutun da The Legend of Zelda gibi problem çözmeye dayalı bir oynanışa sahip olan oyunlara kadar çok geniş bir yelpazede puzzle olmasına rağmen tüm bu oyunların sabit bir ortak noktası var: Beyninizin kapasitesini zorlamak! Şahsen bu tarz oyunları çok severim ve oyun oynamak gibi güzel bir hobiyi beyin egzersizi ile birleştirmek çok güzel bir aktivite oluyor. Geçmişten günümüze kadar, hitap ettiği nesil fark etmeksizin piyasaya çıkmış en güzel 10 puzzle içerikli oyuna gelin hep beraber bakalım.

9PUYO PUYO TETRIS (NINTENDO SWITCH / PLAYSTATION 4)

Puyo Puyo Tetris

İsmi gördünüz ve büyük ihtimal bir şaşırdınız. Şaşkınlığınızı bir giderelim önce. Evet, bu oyun o meşhur Tetris ve Puyo Puyo oyunlarının bir karışımı. Benzer mekaniklere sahip bu iki oyunun tek bir oyunda birleşmesinin harika olması bir yana, iki oyun da kendi başlarına oyuncularını mest ediyor. Basit gibi görünen ama zorlayıcı yönü de tatmin eden bu iki oyun ise şu günlerde bile popülerliklerini korumayı başarıyor. Saniyeler içerisinde, aynı oyunda iki farklı temayı oynayabildiğinizi düşünün. İşte o düşüncelerin bir kaynağı da Puyo Puyo Tetris.


8PORTAL (PC)

Portal

Bazı oyunlar vardır. Harikalığını inkar etmeniz neredeyse imkansız. Üstüne bir de Valve firmasının sektörü domine ettiği zamanlarda çıkan bir oyundan bahsediyorsak bu kategoriye çok fazla oyun giriyor aslında. 2007’de çıkan Portal oyunu ise bu oyunlardan birisi. Half Life 2: Episode 2 ve Team Fortress 2 ile beraber sektördeki saltanatını güçlendiren Valve, araya bir de Portal oyununu sıkıştırdı. Hiç beklenmedik bir şekilde duyurusu yapılan Portal oyununu ise sektörde çok büyük beğeni topladı ve şu anda Steam üzerinde de Son Derece Olumlu kategorisine %98 pozitif oylamayla girdi.

FPS bakış açısı ve Valve’in klasik “sessiz ana karakter” mekaniğinin uygulandığı bu oyunda aslında bir laboratuvar deneyisiniz. Chell adında bir kızı yönetiyorsunuz ve bir yapay zekanın sizi tabi tuttuğu bazı deneyleri bitirmeniz lazım. Deneyler gittikçe zorlaşıyor, hatta başarısız olursanız ölümle sonuçlanan deneylere giriyorsunuz. Kara mizahı da ağzından eksik etmeyen Glados adlı bu yapay zeka ile işler pek de yolunda gitmiyor ve Chell kontrolünde işin boyutunun çok başka bir boyutta olduğunu öğreniyorsunuz. Asıl oyun ise bundan sonra başlıyor.

Oyundaki atmosfer harika, bir portal silahının da yardımıyla bulunduğunuz odalardan çıkış yolu arıyorsunuz. Basitten zora giden bu bulmacalarda portal silahının mavi ve turuncu portallarını kullanarak bir geçiş yolu yaratıyorsunuz. Bulmacalar ise gerçekten zorlayabiliyor sizi ve bu da oyunu daha da sürükleyici yapıyor. Tüm zamanların en iyi oyunlarından birisi listesi yapsak listenin genişliğine bağlı olarak Portal oyununa da yer vermezsek Gabe Newell’a haksızlık etmiş oluruz.

7THE LEGEND OF ZELDA: BREATH OF THE WILD (NINTENDO SWITCH / WII U)

The Legend Of Zelda : Breath Of The Wild

Daha önce bu oyuna “Tüm Zamanların En İyi 10 Açık Dünya Oyunu” listesinde yer vermiştik. Yer verdik vermesine ama bu oyun daha birçok listeye girecek gibi duruyor. Belki de Zelda serisinin en iyisi olan bu oyun ise oyun tarihinin en iyi beyin yoran bulmacalarına sahip oyunlardan birisi. Zelda oyunları, aslında zindanlarda genişçe yayılmış bulmacalara sahip de olsa Breath Of The Wild oyunu ise bütün haritaya küçük bulmacalar yayıyor. Küçük puzzle odaları ise “başla ve bitir” tarzında, yani kısa süreli bir oynanış tecrübesi içerisinde bizlere çok daha iyi bir deneyim sundu. Geniş zindanlara yayılmış büyük puzzlelar belki de can sıkıyor ama bu tarz bir oynanış kesinlikle çok daha iyi bir tecrübe sundu. 120 civarı sayıda bulunan tapınak bulmacalarına ek olarak 4 tane de büyük çapta ve eski Zelda oyunlarındakileri andıran bulmacalar da mevcut ama bu oyunun size sunduğu bulmaca mekanikleri ise çok çeşitli ve muazzam! Bulmaca adına her şeyden biraz alan ve her türlü oyuncuyu tatmin etmeye çalışan bu oyunun puzzle mekaniklerinde yakaladığı başarıyı şu an hiçbir açık dünya oyunu yakalayamamış durumda.

6THE WITNESS (PS4 / XBOX ONE / PC / iOS / ANDROID)

The Witness

Bu oyunu Portal’ın önüne almak için çok düşündük. Portal harika bir oyun olmasına rağmen 1-2 hayal kırıklığı da yaşatmadı değil. Oyunu kısa bulduk ve daha fazla puzzle da eklenebilirdi. Biraz Half-Life crossoverı da beklerdik açıkçası. Ancak The Witness oyunu nedense bizi daha çok etkiledi. Portal oyunu gibi bir FPS bakış açısı ile oynanan bu oyun ise bir adada geçiyor. Ada 11 bölüme ayrılmış ve her biri ise bir çok labirenti çözmeniz için sizlere sunuyor. Mekaniklerini ise bu oyun hemen sizlere tanıtmıyor. Mekaniğin lazım olacağı bölüme geldiğinizde size kullanabileceğiniz bir özelliği tanıtan bu oyun ise tam 600 küsur bulmacaya sahip! Bulmacaları bulmak için bile ayrı bir kafa yormanız gerek. Bulmacaları çözmeniz için ise aslında biraz çevreyi arayıp kolaçan etmeniz lazım. Kolaçan etmek derken kabaca değil, tam anlamıyla kolaçan etmeniz gerektiğinden bahsediyoruz. Hiç ummadığınız bir anda bir ağaç dibinde çözüm buluyorsunuz. Oyunun bulmacalarını çözmek için bazen bir kalem-kağıt bile gerekli oluyor. Gerçekten zorlamasını bekleme ümidiyle başlanılan ve de tatmin edebilen oyunlardan birisi olan The Witness oyununu sizlere de tavsiye ediyoruz.

5THREE’S (iOS / ANDROID / XBOX ONE)

Threes

Puzzle oyunları güzeldir. Özellikle akıllı telefonlarda erişim sağlayabildiğiniz zamanlar çok daha güzeldir. Zaman mekan fark etmeksizin oynayabiliyorsunuz. Ama aralarından öyle bir oyun sıyrıldı ki 2014 yılında çıkan bu oyun bulmacaseverleri çok memnun bıraktı. Mobil oyun mekaniklerini çok güzel bir şekilde yansıtan bu oyun ise oldukça bağımlılık yapan ve sürekli oynama dürtüsü ile sizi meşgul eden bir oyun olmayı da başardı! 4’e 4 bir matrisin içerisinde oynanan bu oyun ise aslında 2048’i andırmıyor da değil. 1, 2 ve 3 sayılarını kullanarak daha büyük sayılar yaratmaya çalışıyorsunuz. 1 ve 2’yi birleştiriyorsunuz 3 oluyor, üçleri birleştiriyorsunuz 6 oluyor, altılar birleşiyor 12 oluyor ve bunun gibi süre geliyor. Sayılar zaman geçtikçe büyüyor ve işler daha da zorlaşıyor. Hareket edemez hale geldiğinizde de zaten oyun bitiyor. Zaman öldürmeye birebir olan bu oyun ise güzel bir beyin egzersizi. Bu arada oyunu 12.288 blok ile kazanmak mümkün. Bu rekor ise geçtiğimiz yıl kırıldı.

4FEZ (PS4 / PC)

Fez

Indie oyunları sektörde daha fazla görmek güzel olurdu. Indie oyunlar aslında sektördeki bazı oyunlardan daha güzel bir deneyim yaşatabiliyor. Bu başarılardan birisi de, 2012 yılında XBOX 360 üzerinde endüstriye merhaba diyen Fez oyunu. Oyunun yakaladığı başarı ise çok şaşırttı ve kısa sürede bir devam oyunu da planlandı hatta tasarlanmaya da başlandı ancak oyunun yapımcısı 2013 yılında endüstriyi terk etti. Basında yaşadığı problemlerin de bu kararda oldukça etkili olduğu anlaşılan oyunun yaratıcısı Phil Fish ise,endüstriye başka bir bakış açısı kazandırmayı da başardı.

Gomez, hayatını 2D bir dünyada yaşamaktaydı. Birden dünyasında bir değişiklik oldu ve 3D bir dünyaya Gomez merhaba dedi. 2D Platformer tarzında oynanan bu oyunu ise rotate ederek 3D bakış açısıyla da oynayabiliyorsunuz. Rotate mekaniği ise aslında oyunun en büyük bulmacalarından birisi. Oyunda bulmanız gereken bazı ihtiyaçları ise dünyayı rotate ederek bulabiliyorsunuz. Bombalar kullanarak bazı bölümleri temizleyip ise oyunda ilerleme kaydetmeniz gerekiyor. Indie oyunların da sektörde ses getirebileceğini kanıtlayan Fez oyunu ise yaşanması gereken bir tecrübe.

3BRAID (XBOX ONE / PC)

Braid

The Witness ile güzel bir çıkış yakalayan Jonathan Blow, daha öncesinde Braid isimli oyununu da piyasaya sürmüştü. Bu oyun ise aslında Super Mario’nun izinden giderek benzer mekanikleri bünyesine dahil etti. Tim adlı bir karakteri yönetiyorsunuz ve karakter, karanlık kötü huylu bir canavarın elinde tutsak bir prensesi kurtarmaya çalışıyor. Senaryosu bile Mario odaklı. 🙂

Ama oyunun içine girdiğinizde, oynanışta yaşadığınız tecrübe sizi mest ediyor. Zaman odaklı mekaniklere sahip oyunda ise ana karakterimiz, zamanı geriye sarabiliyor ve oyuna ilk başladığınızda bu gücü kullanarak ilerleme kaydediyorsunuz. İşler daha da tuhaflaşıyor ve ilk bölümü geçtiğinizde aynı gücü tekrar kullanamıyorsunuz. Fakat daha değişik bir güce sahip oluyorsunuz. Aslında aynı güce sahip olsanız güzelce bitireceğiniz levelı daha da zorlanarak bitiriyorsunuz. Saçma bir mekanik belki de ama oyunda sürükleyiciliği güzel bir şekilde aktarıyor ve sahip olduğunuz her güç adına tek bir tecrübeye sahip oluyorsunuz. Daha sonrasında zamanda değişiklikler yaparak zamanı kendi partneriniz haline getiriyorsunuz. Ayrıca en ilginç mekanik ise, Tim’in gölgesini çağırabiliyor olmanız. Gölgesini de kullanarak bölümlerde başarı yakalayabiliyorsunuz ve böylece tek kişiyle mümkün olmayan levelları geçebiliyorsunuz. Clockwork gibi oyunlarda da bu mekanik kullanıldı daha sonra.

Müziği, sanat tarzı ve güzel hikayesi ile Braid gerçekten de indie oyunlara sempatiyi arttırmayı başardı ve indie geliştiricilerin daha da yolunu açtı.

2PICROSS 3D (NINTENDO DS)

Picross 3D

Nonogram olarak da bilinen Picross serisi, mantık içerikli bulmacaları emrinize sunan bir oyun. Aslında bu listede ileri sırada olmasını gerektiren bir mekanik en başta yoktu. Ancak HAL Laboratory’s’in 2010 yılında DS’ye yaptığı adaptasyon bunu değiştirdi.

Picross 3D oyununda her resim, bir dikdörtgen prizmada saklı. Resmi bulunca işiniz bitiyor, değil mi? Maalesef, hayır. Her satır ve sütunda belirli sayıda küp bırakmanız gerek. Bazı küpler ise size başka ipuçları sağlayarak bulmacayı çözmenizi sağlıyor. Daire içerisindeki numaraları ise 2 grup kübe ayırmanız lazım, aynı şekilde kare içerisinde sayıları ise 3 veya daha fazla gruba ayırmalısınız. Picross’tan çok daha karışık bir mekaniğe sahip bu oyun ise zorluk konusunda başardığı arzulanılan akli dengeyi kaybetme tehlikesini bize yaşatabildiğinden dolayı listeye 2. sıradan girdi ve birçok oyunu geride bırakmayı başardı.

1ZERO ESCAPE: VIRTUE’S LAST REWARD (NINTENDO 3DS / PLAYSTATION VITA)

Virtue’s Last Reward

Nintendo’nun meşhur Nine Doors, Nine Persons, Nine Hours oyununun devamı olarak 2012 yılında çıkan bu oyun; visual novel temasında geçiyor ve oda kaçışı üzerine kurulu. Oda kaçışı belki de çok iç açıcı gelmeyebilir ama 9 karakterin Nonary game adlı bir oyun oynamaya zorlanarak sadistçe bir tecrübe altında diğer mahkumlara ihanet ederek canlarını kurtarmaya çalışmaya zorlandığı bu oyun, sürpriz bir şekilde muazzam bir başarı yakaladı.

Hikayenin kendisi, oyuncunun seçimleri üzerine şekilleniyor ama şekillenmeden bağımsız olarak bünyesinde çok fazla gizem ve sır barındırıyor. Birinci kişi bakış açısında oynadığınız bu oyunda kendinizi bir odada buluyorsunuz. Hareket edebiliyorsunuz ama oyunun size izin  verdiği kadar. Özgürlüğünüz pek de yok. Bazı objeleri bulup kullanmaya çalışıp odadan kaçmanız lazım. Bazen objeleri bir araya getirerek daha gelişmiş araçlar yaratabiliyorsunuz. Ama bu kısmı da tabi size kalmış. Objeleri bulmak bir yana, objeleri bir araya getirip doğru aracı bulmak ayrı bir bulmaca. Hikayenin kendisi bulmaca aslında. Tamamen bulmacalardan oluşan bir hikaye olmasından dolayı oyun listeyi birinci sırada bitiriyor.

Siz en iyi bulmaca içerikli oyunlar listesindeki sıralamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu listede olmayı hak etmeyen ya da listeye girmesi gereken bulmaca oyunları var mı? Fikirlerinizi yorumlarda paylaşın!


Düşüncelerin bizler ve okuyucular için değerli olacaktır.