in

HARİKAHARİKA

Oynanışa Grafikten Daha Çok Önem Verenlerin Bayılacağı 10 Pixel Art Oyun!

İçinde bulunduğumuz 2019 yılında gerçeğe çok yakın grafiklere sahip oyunlar çıkmakta. Bazı oyuncular için grafik her şeyken bazı oyuncular da grafiği nasıl olursa olsun yeter ki oynanışı beni tatmin etsin demekte. En iyi pixel art oyunlar listemizde yukarıda bahsetmiş olduğumuz ikinci gruba yönelik bir liste hazırladık. Yani grafikleri harika olmasa da hatta piksel grafiklere sahip olsalar bile başından saatlerce kalkamayacağınız kadar iyi oynanış sunan, geceleri rüyalarınıza girecek kadar iyi bir hikaye anlatımına sahip 10 piksel art oyunu derledik. İyi okumalar…

SUPERHOT

Siz hareket etmediğinizde zaman durma noktasına gelse, siz hareket ettiğinizde ise hızlanıp normal akışına dönse neler yapardınız ? Peki etrafınızdaki insanlar bunun farkında olur muydu? Bu ve bu tip soruların cevabını vermeye çalışan Superhot biz oyuncuların oyun dünyasına gömülmemizi de eleştirmekte. Bununla birlikte yaklaşık 4 saatlik bir oyun süresine sahip olan bu yapım 39₺ fiyat etiketinin değerini kesinlikle veriyor.

Paint The Town Red

Kapalı ve insan kalabalığının yüksek olduğu bar, gece kulübü, hapishane gibi ortamlarda kavganın fitilini ateşlemek Paint the Town Red ile rutin haline gelen bir olay. Etraftaki nesneleri ve özel güçlerinizi kullanarak tüm mekanı yerle bir etmeye ve en son ayakta kalan kişi olmaya çalıştığınız oyunda eğer bir amaç varsa o da stres atmak.

Terraria

Başlangıçta size bir Minecraft çakması bir oyun gibi gelebilir ama hiç de göründüğü gibi bir oyun değil. Terraria saatlerinizi bilgisayar karşısında geçirmenize neden olacak bir oyun. Merak ettikçe daha da merak ediyor ve kendinize engel olamıyorsunuz. Oyunun tek eksiği başta sizi biraz zorlayacak olması. Çünkü oyun ne yapmanız gerektiğini açık olarak söylemiyor. Ancak yine de bir süre kendinizi tutarsanız, sonrasında karşınıza çıkacak olan bu kocaman dünyayı çok seveceksiniz.

Super Meat Boy

Oyunun yapımcısı Team Meat, kız arkadaşımızın Dr. Fetus tarafından kaçırılması yeterli bir hikaye olarak görülmüş olacak ki oyunun kurgusu olarak başka bir şeye yer vermemiş. Zaten oyunu oynarken bir süre sonra bu ‘koşturmaca’nın nedenini unutmuş olacaksınız. Platform ögelerini yüzünüze vuran yapımda en öne çıkan unsuru ise zorluk seviyesi. Zorluk seviyesi saç baş yolduracak cinsten. Eğer sabrınızı test etmek istiyorsanız bu oyun biçilmiş bir kaftan.

Minecraft

Piksel piksel bir dünyada etrafınızdaki her şeyi kazıp biçip ilerlemiş olduğumuz bir yapım. Diğerlerinin aksine oyunda bizi sınırlayan herhangi bir görev vb. şeyler yok. Tek sınırımız hayal gücümüz. Günümüzün en popüler oyunu olan Fortnite bile anlık oyuncu olarak Minecraft’ın gerisinde kalıyor.

Stardew Valley

İş hayatından ve şehrin gürültüsünden bunalmış olan kahramanımız, dedesinin ölürken kendisine verdiği mektubu açar ve kendisine miras olarak bıraktığı çiftliği öğrenir. Hayatımız bu dakikadan sonra bahçemizi çapalayarak geçecek. Yalnız bu oyunu Facebook’taki dandik çiftçilik oyunlarıyla karıştırmamak gerekiyor. Çiftçiliğin yanı sıra, balıkçılık yapabilir, beğendiğimiz erkeğin-kızın gönlünü kazanmak için peşinden koşturabilir, köyümüzün müzesi için kazılar yapabilir ve daha birçok aksiyonun içinde kendimizi kaybedebiliriz.Buna canavar avlamak da dahil. Bu oyunu oynamaya karar verdiyseniz, uzun saatler boyunca başından kalkamayacağınız bir hayat simülasyonuna hazır olun!

Dead Cells

Dead Cells kendi tabiriyle bir “Roguevania”, yani roguelike ve metroidvania türlerinin harika bir karışımı. İşte bu noktada oyunun geliştiricisi Motion Twin elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak iki türün birbiriyle en rahat harmanlanabilecek özelliklerini bir araya getirmeye çalışmış. Metroidvania oyunların tatminkar oynanış yapısı, hack and slash dinamikleri ile roguelite oyunların kalıcı ölüm, her seferinde değişen dünya, envai çeşit eşya ve mutasyon barındırması gibi özelliklerinin tek kotada eritilmiş hali olmuş Dead Cells. Kısaca oyunda ilerlemek için ölmeniz gerekiyor, ölünce dünya değişiyor ve tekrar ölüyorsunuz. Böylelikle hem dünyanın özelliklerine alışıyorsunuz hem de gelişiyorsunuz. Tam bölümü geçtim diye sevinirken karşınıza yeni bir bölüm çıkıyor ve aynı şeyleri yapmaya devam ediyorsunuz…

Hotline Miami

Hotline Miami, 80’lerin sonunda geçen bir oyun. Eski GTA’lar gibi tepeye yerleştirilmiş kamerasıyla bizi nostaljik duygulara sürükleyen yapım, iki farklı ana karakteri oynamamıza olanak sağlıyor. Telefonumuza gelen mesajları takip ederek yeni görevler alıyor, hikayede ilerlemeye çalışıyoruz. Oyunu bitirseniz bile harika olan retro tarzı müziklerini hayatınızın bir parçası olacağını garanti ediyoruz!

Papers, Please

Arstotzka isimli komünist bir ülkede gümrük memuru olarak atanarak oyuna başlıyorsunuz. Sınırdan geçmeye çalışan herkesi kontrol etmek  sizin göreviniz. Hata yapma lüksünüz çok az. Ülkede patlayan canlı bombalar, sizi tehdit eden çeteler, tepenize çökmek için bir hata yapmanızı bekleyen amirler ve korumanız gereken bir aileniz var. Oyunda verdiğiniz kararlar geleceğinizi etkiliyor. Tekrar tekrar oynanıp, farklı sonları da görebileceğiniz harika bir deneyim. Unutmayın her şey Arstotzka için!

Hyper Light Drifter

Heart Machine tarafından geliştirilen stilistik bir bağımsız aksiyon RPG oyunudur. Oyun, Zelda oyunlarına benzer tarzda olup Dark Souls oyunları kadar zordur. Hikayesini açıklamagereği duymayan oyunda yapımcı adeta bizlere, biz size yolu gösterdik, gerisi oyunu oynamanıza ve kafanızda oluşturduklarınıza bağlı gibi bir mesaj veriyor sanki.

ne düşünüyorsun?

6 puan
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

Yazar: Ali Bağdatlı

Selamlar ben Ali. Aktif olarak oagtr.com'un teknoloji haberleri editörüyüm. Bunun dışında bazı oyun haberleri ve listeleri de yazıyorum. Oyunları çok seviyor ve sürekli olarak takip ediyorum. Sormak istediğiniz bir şey varsa ya da sohbet etmek isterseniz bana aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz.

SuperMassive Finalde!

VFŞL’de Kış Mevsimi Finalinin Adı Belli Oldu!