in

RPG Temasının En Başarılı 10 Oyunu!

Rol yapmak, bu oyunlardan sorulur.

Bloodborne

FPS oyunlarının kritiğini yaptık, bize göre bu alanda en çok başarılı olan 10 oyunu seçmeye çalıştık ve FPS Türünü Şekillendiren En İyi 10 Oyun! listemizde bu oyunlara yer verdik. Sonra düşündük ki, aynı konsepti bir de RPG oyunları üzerinde uygulamaya çalışalım. İçerisinin Şampiyonlar Ligi gibi olduğu bir liste daha hazırladık, gelin hep beraber inceleyelim:

10-) GRIM DAWN 

Grim Dawn

Grim Dawn’ın güzel bir esintisi var. Steam’de belirli bir süreliğine ücretsiz olduğu zaman deneyimleme fırsatı yakaladığım bir oyun olan Grim Dawn, aslında kullanıcıya çok güzel bir oyun deneyimi sunuyor. Dövüşe dayalı bir aksiyon oyunu olmasından dolayı da yetenek sistemi ilk aradığım şeylerden biriydi ve sistemi yeterli buldum. RPG mekanikleri iyi bir şekilde oyuna eklenmiş.

RPG oyunlarının temelinde yer alan diyalog aksiyonları bu oyunda da mevcut tabii ki. Kasabadaki popülerliğinize(!) göre oyun daha da zorlaşabiliyor ve ününüz kötüye kayarsa oyun ilerlerken daha da zorlanıyorsunuz. Biraz hack and slash esintisi de yok değil ki oyunda ilerleyince fark edeceksiniz. Ama hem aksiyonu hem de RPG oynanışı gayet iyi bir şekilde yönetmeyi başaran sayılı oyunlar vardır ve bu oyunlardan birisi de Grim Dawn demek yerinde bir karar olur sanırım.

9-) MOUNT AND BLADE: WARBAND

Mount And Blade Warband

Orta Çağ temasını başarıyla yansıtan az sayıda oyun var ve bunun sıkıntısını da çekmiyor değiliz oyuncular olarak. Ama gururla söyleyebiliriz ki Türk yapımı oyun serisi Mount And Blade, bunu iyi bir şekilde başardı. İlk oyun demo olarak kalmış bir oyun izlenimi verse de Warband, serinin zirve noktası oldu. İşin güzel tarafı, Warband’in aynı zamanda strateji tarafında da çok güzel işler başarmış olması. Savaştayken oyuncuda oluşan o hissiyat gayet başarılı işlenmiş. Yeteneklerinizle savaşın gidişatını olumlu yöne çevirme veya tam tersi bir çöküşe uğratma ihtimalleriniz de bulunmuyor değil. RPG tarafıyla birlikte strateji elementlerine de büyük önem veren ve Skyrim gibi oyunlarda eksik olarak kalan savaş aksiyonu büyük bir artı. Gururumuz desek yanılmayız Warband için. Aynı başarıyı Bannerlord ile görmek dileğiyle.

8) STARDEW VALLEY

Stardew Walley

Nostaljik havasıyla gönlümüzde bir artı kazanan Stardew Valley, RPG oynanışını yansıtmasındaki başarıyla da ikinci artısını kazandı. Çiftçiliği ciddi anlamda oyuncu kitlesine sevdirmeyi başaran Stardew Valley, aynı zamanda şirin atmosferiyle de bizlerin gönlünü fethetti. RPG oynanışını daha sade, nostaljik ve düşük sistem isteyen oyunlarda tecrübe etmek isteyen (Düşük sistemli arkadaşlar yorum kısmında sarılmakta özgürler birbirleriyle.) oyuncular için bu oyun güzel bir seçim. Türkçe dil desteği de var. Daha önce de belirtmiştik, yine bir üstünden geçelim dedik.

7-) FALLOUT: NEW VEGAS

Fallout New Vegas

Fallout’ın güzel olduğu zamanlara dönelim. Öyle ki, Fallout 3’ü biraz hatırlar gibiyiz heralde. Seriye aşinaysanız neden serinin en güzel oyunlarından biri olduğunun da farkındasınızdır. Ama Fallout: New Vegas oyunu, aslında mükemmel bir çıkış olarak seride yorumlanabilir. Obsidian’ın bu oyuna çok güzel bir ivme kazandırdığı gerçeği de mevcut. Oyundaki mizah ise gayet başarılı. İlk oyunlardaki mizahın esintileri, bu oyunda da devam ediyor. RPG elementlerinin başarıyla eklendiğinin de altına çizelim. Oyun direktörünün denge oynanışı üzerine eklettiği bir oyun modu da mevcut ki bu modun kendisi de oyuna güzel bir eklenti oldu. Dövüş sistemindeki eklemeler de bu oyundaki güzel detaylardan bazıları. İlk Fallout oyunlarındaki RPG başarısını andıran bir oyun olan Fallout: New Vegas, şimdilerde kendisini özletiyor elbette.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  En Sinir Edici 5 Oyun

6-) THE WITCHER 2: ASSASSINS OF KINGS

The Witcher 2: Assassins Of Kings

Şahsımca hayal kırıklığı olan bir The Witcher oyunundan sonra Witcher 2 ile gösterilen ilerleme, oldukça etkileyiciydi. Kendi oyun motorlarını kullanma kararı aldıklarında CD Projekt ekibi, kendi istediği oyun dizaynı ve eklentilerini özgürce ekleme fırsatı bulmuş oldu. 2011 yılında çıkış yaptığında da sahip olduğu grafikler, oyuncu kitlesinde büyük bir yankı uyandırmıştı. Oyunun başında bir anda kendinizi bir savaşın içinde bulmanız ve hunharca, bir ejderhanın sizi tost etmesinden çekinerek canınız pahasına koşmanız belki de bir oyuna başlamak için çok güzel bir yol değil ama Witcher 2’deki ambians ve oyun dizaynındaki başarı, aslında bizlerde endişe ve panik değil de heyecan yarattı daha çok bu gibi sahnelerde. Kuru bir dövüş sistemine sahip olmayan ve farklı stratejiler ile rakiplerinize karşı koymanız gerektiği gerçeğini sahip olduğu save sistemi ile size acılar içerisinde hatırlatan bu oyun, RPG oynanışında da çok güzel detaylara sahip. İlk oyunda az sayıda başarılı bulduğum etmenlerden birisi de RPG sistemiydi ve bu sisteme güzel eklemeler yaparak da devam etmeleri, CD Projekt Red’in oyuncu kitlesini dinlediğini ve görüşlerine saygı duyduğunu gösteriyor. Adı lazım değillere ders olsun bu.

5-) UNDERTALE

Undertale

Çok sevdik bu oyunu. Sevmemiz için de çok sebep var. Canavarlar dünyasında mahsur kalan bir insanın kaçışını bizlere aktaran Undertale, grafikleriyle değil de daha çok oynanışındaki seçenekler ile bizleri sevdirdi kendine. Tabii ki oyunun kendine has sanat tarzı da aslında bazılarına göre büyük bir artı. Bunun dışında da oyunda seçime dayalı ilerleyişin ve RPG mekaniklerinin üzerinde durulması, bunların üstüne bir de bu oyunun çok güzel bir hikaye aktarımına sahip olması da oyuna derin bir sevgi beslememizi sağlıyor. İçinde komedi de, absürtlük de, üzüntü de var. Oynanışınıza göre aslında bu oyun sizde derin hissiyatlar bile bırakabiliyor. Oyunda gözler sürekli sizin üzerinizde. Bunun tüyler ürperten bir durum mu yoksa güzel düşünülmüş bir detay mı olup olmadığına siz karar verin. Bir de, attığınız her adımda sizi aşağı düşürmese iyi oyun aslında.

4-) VAMPIRE: THE MASQUERADE BLOODLINES

Vampire: The Masquerade Bloodlines

2004’te çıkış yaptığına bakmayın, bu oyun aslında sayılı RPG oyunlarından birisi. Tabii onlarca bug ve glitch ile karşı karşıya gelmeyi göz ardı edebilirseniz. Ama bu oyunun teknik kısımdan ziyade düşünce tarafında bizlere güzel bir sebep sonuç ilişkisi kurdurması ve aksiyonlarınızın oyuna etki etmesi üzerine kurulu bir sistemi çok iyi bir şekilde oyuna adapte edebilmesi de bahsettiğimiz kusurları göz ardı etmenize yardımcı olacaktır. Hikaye anlatımı tarafında da önemli bir başarı söz konusu. Bu oyunu daha önce neden oynamadığım konusunda da kendime güzel bir sorgu çektim. Vampir havasını çoğu oyun başarılı bir şekilde ele alamaz. Vampyr gibi oyunlar da bunu yapamadı ve başarısız oldu. Fakat The Masquerade Bloodlines bunu çok güzel bir şekilde yapmayı başardı. Karanlık köşelerde kan emmekten çok daha fazlasını size sunan bu oyun, her RPG hayranının mutlaka oynaması gereken oyunlar arasında.

3-) BLOODBORNE

Bloodborne

Dark Souls kopyası diyenler çok bu oyuna, ama ne kopya öyle arkadaş. Bir oyundan ilham almak, birebir kopyalamadığınız sürece, suç değil hatta bir fırsattır. Bloodborne da bu imkanı fırsata çevirdi ve çok başarılı bir oyun olarak sektöre yerleşti. Eğer iyi bir ruh hali ile oynamazsanız belki oyunun atmosfer sizi cidden etkileyebilir. Ama oyun sizi şiddete öyle bir özendiriyor ki atmosferi falan unutup oyunun şiddet elementlerini adeta benimseyerek karanlık atmosferle bir versus atıyorsunuz ve başka bir şeyi de umursamıyorsunuz. Oynarken belki de bünyenize işleyebilecek az sayıda oyun vardır ve Bloodborne oyunu da bunu başaranlardan birisi. Oyunun zorluğu ve bu zorluğu bilmenize rağmen sizi sürekli risk almaya zorlaması ve üstelik bunu da başarması, bu oyunun zamanın en iyi RPG oyunlarından birisi olduğunu da kanıtlar bir nitelikte.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Göz Alıcı Ve Birbirinden Güzel 10 Oyun Dünyası!

2-) THE ELDER SCROLLS V: SKYRIM

The Elder Scrolls V Skyrim

Geldik mi Bethesda’nın son harikasına? Skyrim’in neresinden başlasak bilemiyorum. Harika bir açık dizaynına sahip olmasından mı, RPG oynanışının oldukça etkileyici ve sayılı RPG sistemlerinden biri olmasından mı, oyunun çok büyük genişlikte bir açık dünyaya ve yüzlerce yan göreve sahip olmasından mı yoksa oyundaki bazen komik bazen de derinden giren karakter etkileşimlerinden mi? Sebepleri saydık zaten, fazla bir söze gerek yok. Bu oyunda 70 küsür saatimin olmasından dolayı da pişmanım, daha da arttırmayı planlıyorum bu süreyi. Bir de Gordon Freeman emsali bir sessiz ana karakter olmasaydı(Diyaloglarla bizi kandıramazsın Bethesda.) daha da zevkli bir oyun olabilirdi. Yetenek ağacındaki çeşitlilik ve nerdeyse tamamen kendi görüşünüzdeki savaşçı resmini canlandırabileceğiniz bir çeşitlilikten bahsediyor olmamız da oyunun güzel taraflarından birisi. Envanter sistemi gibi detaylar da oyunun tarafında güzel artılardan bazıları. Taraf seçerken bile sizi iki kez düşündüren Skyrim, Bethesda’nın kendi topuğuna sıktığı şu günlerde biz oyuncuları yine de ekran başına kilitleyebiliyor. Altıncısının da Bethesda’nın bu durumunda çıkmaması dileğiyle, listenin birinci sırasına geçelim.

1-) THE WITCHER 3: WILD HUNT

The Witcher 3 Wild Hunt

Skyrim ile bu oyun arasında seçim yapmak cidden çok zor. Witcher 3 ile Skyrim, birbirlerine çoğu oyuncunun gözünde oldukça yakın oyunlar. İki oyunu da yapıcı eleştirilerle beğenmeyen çok az kişi var. Durum buyken Witcher 3’ü öne çıkaran neden ise aslında oyunun ilham kaynağının Skyrim olması. Oyunun direktörü Konrad Tomaszkiewicz de bu yönde 6 yıl önce açıklama yapmıştı. Skyrim’in başardığı çoğu şeyi örnek aldıklarını ama bazı eksik gördükleri yerlerin üzerinde çalışıp harika bir RPG oyunu yapacaklarını belirtmişti. Görünüşe göre istediklerini de başardılar.

Witcher 3’ü öne çıkaran detaylar ise oyunun çok iyi bir açık dünyaya sahip olması, oyunun cidden cüzdan dostu olarak daha fazla kitleye hitap etmesi, oyunda çok geniş bir görev yelpazesinin bulunması ve nerdeyse harika bir hikaye anlatımının bulunması. Oyunu öne çıkaran detaylar, gerçek anlamda bu oyunu Skyrim’in bir kaç adım ötesine taşıdı. Witcher 2’nin de başarıyla gerçekleştirdiği oyun mekaniklerini taşımaya devam eden Witcher 3, tüm zamanların belki de en iyi RPG’si olabilecek düzeyde bir oyun olarak sahneye çıktı. Takdiri de size kalmış.

Siz RPG Temasının En Başarılı 10 Oyunu listemizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu listede olmayı hak etmeyen ya da olmasını istediğiniz oyunları da yorum kısmında paylaşmayı unutmayın!

 

 

Ücretsiz Oyun: For Honor Ücretsiz Oldu!

Ücretsiz Oyun: Alan Wake Ücretsiz Oldu!