in

Yıllara Kafa Tutan En İyi 10 Oyun! #2

Oyun sektöründe maalesef bazı firmaların bu işi iyice para tuzağına çevirmesi ile bizler de yeri geldiğinde yeni dönem oyunlarından şikayet eder olduk. Etmemiz için de maalesef çok sebep var. Oyuncu kitlesinin alım potansiyeline güvenip oyunlarını baştan sağma çıkaran(*ÖHM* BETHESDA *ÖHM* ELECTRONIC ARTS *ÖHM*) şirketler biz oyuncuları çok üzüp kızdırırken sanki o eski günlere dönmenin bir özlemini yaşamıyor değiliz. Sektörün baş tacı olduğu dönemlere geri dönersek aslında çok güzel yapıtlar var ve şu an bile sıkılmadan oynuyoruz bazılarını. Bu yapıtlar ise bizleri sektöre bağlı tutmaya devam ediyor.

Önceki videomuza yoğun bir ilgi geldi ve koskocaman bir teşekkür edelim sizlere! Bizlere verdiğiniz bu destekle birlikte sizlere daha çok kaliteli içerik üretmeye devam ediyoruz. Bugün de Yıllara Kafa Tutan En İyi 10 Oyun! listemizin devamını sizlere sunacağız. Bu listede de yine 2011 barajı çekmeye çalıştık ve bu yıllardan sonra oynanan oyunları dahil etmemeye çalıştık. Tekrardan belirtmekte de fayda var, listelerimizde büyükten küçüğe numaralarla hazırlanan yazılarda kesin bir ayrım bulunmamakta. Tabii ki listenin 10. ve 1.sırası arasında bir fark vardır ama bir oyunun 3. olup diğerinin 2.olmasına çok takılmayın.

Öyleyse, gelin listemizi hep beraber inceleyelim:

10-) GRAND THEFT AUTO IV

Grand Theft Auto IV

Rockstar Games oyunu ile başladık listeye. 2008 yılında ilk çıktığında sektörde devrim yaratmayı başaran GTA IV, sadece grafikleriyle değil aynı zamanda derin hikayesiyle de büyük ses getirdi. Multiplayer modunun o kadar ilgi görmediğini düşünürsek, bu oyunu video oyunları tarihinin sayılı oyunlarından biri yapan detay ise hikaye anlatımındaki başarısı ve o dönemde sık rastlanmayan bir açık dünya dizaynıydı. Rockstar Games’in kendi oyun motorunu ilk test ettiği oyun GTA IV, çıktığı ilk dönemde saydığımız sebeplerden dolayı sektörün yapı taşı oyunlarından biri oldu. 11 sene geçti aradan ama Niko’nun travmalarla dolu hayatını geride bırakıp büyük umutlarla geldiği Amerika’da başına gelen dramaları çok güzel bir şekilde anlatan Rockstar, tekrardan bu seriyi neden sevdiğimizi de bizlere anımsattı. Özellikle kritik seçimler yaparak bedellerini ödediğiniz bir sona sahip olması ve Niko’nun oyun boyunca içinde kaldığı ikilemlerden kurtulmak için verdiği çaba harika bir şekilde bizlere aktarıldı. Bugün de multiplayer modu o kadar rağbet görmemesine rağmen oynanmaya devam eden GTA IV, tüm zamanların en efsane oyunlarından biri olmaya da devam edecek.

9-) CALL OF DUTY: MODERN WARFARE 3

Call Of Duty Modern Warfare 3

Modern Warfare üçlemesi, video oyunları tarihinin en güzel üçlemelerinden birisiydi. Sadece ateş et ve kaç olayından ziyade çok güzel bir hikaye örgüsünün yanı sıra multiplayer modundan da zevk almamız, bu seriyi sayılı oyunlardan bazıları yaptı. Serinin son oyununda da istisna yoktu. 2.oyunun hemen kaldığı yerden devam eden Modern Warfare 3’te bir anda kendimizi aksiyonun içinde bulduk. Seri boyunca gösterilen görevlerin dizaynındaki başarı ve hikaye anlatımınındaki yine ortalama üstü başarıyı bu oyunda da gördük. Silah seçimleri ve eklemeler de gayet başarılıydı. Koca Rus saldırılarına karşı yeri geldiğinde bir avuç askerle bölgenizi savunurken oyunun size yaşattığı o ani heyecan ise, bir oyunun neden bu kadar başarılı olduğu ve sevildiğini kanıtlıyor aslında. Özellikle son oyunun daha çok Price odaklı olması da önemli mi bilemem ama sanki önemli bir detay gibi geldi bana. Özellikle çok iyi bir final aksiyonunu da yaşamış olmamız, bu seriyi neden bu kadar sevdiğimizi de kanıtlar nitelikte. PS3’te ayrı, PC’de ayrı bitirdiğim MW3’ü yine oynasam soluksuz bitiririm gibi geliyor. İlk oyun kadar olmasa da yine başarılı bulduğum MW3 ile beraber Modern Warfare üçlemesi sona ermiş oldu. Fakat bizim gönlümüzde, bu seri kolay kolay unutulmayacak ve hep duygu seliyle hatırlanacak.

8) CALL OF DUTY: BLACK OPS

Call Of Duty Black Ops

Modern Warfare 3’ten bahsederken senaryonun harika anlatımının altını çizmiştik. Black Ops oyunu için de aslında bu başarı söylenebilir, hatta Call Of Duty oyunlarının arasındaki en iyi FPS oyunlarından birisi denebilir Call Of Duty Black Ops için. Tabii ki bu oyunda da en güçlü kısım senaryo.

Alex Mason ile başlayan maceramızda devam eden bir sorgu var ve bu sorgu da aslında soğuk savaşın bir özeti gibi denebilir. Mason’ın Reznov gibi karakterlerle tanışıp aksiyonu daha da ileriye taşıdığı bölümlerde de CoD serisinin en iyi başardığı şeylerden biri olan aksiyon dozuna şahit oluyoruz. Multiplayer modunda da dengeyi kurmayı başaran ve tek tarafa kaydırmadan her oyuncunun sürükleyici bir oynanış tecrübe etmesine ön ayak olan Black Ops, aynı zamanda mühendislerde bile ufaktan bir matematik fobisi yarattı. O sayılar yok mu o sayılar… İsterdik ki zombi modu da dolu dolu olsun, ama bu oyunda biraz eksik kalmış. Yine de, oyun en iyi başardığı şeyleri bize güzel bir şekilde sunarak bu yöndeki eksiklerini de kapattı. Vallahi bravo, ne diyelim?

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  2016 Yılında Çıkmış En Başarısız 10 Oyun

7-) WARCRAFT 3

Warcraft 3

Bu oyun baya baya 17 yaşına girecek önümüzdeki aylarda. İşte bu gerçeğe bakınca tekrar yaşlandığımı hatırlıyorum gençler, sormayın.

Warcraft 3 ilk çıktığının ertesinde tam 4.5 milyon kopya satarak tarihin en çok satan oyunlarından birisi olmayı başardı. Öyle ki, RTS temasının sayılı oyunlarından birisi olan Warcraft 3 şu an bile benim gibi nostaljikler tarafından oynanmakta. 6 ay oldu en son oynayalı ama bu aralar tekrar bi geri dönüş yapma hedefim var. Hunharca creep keserken xp kasmanın verdiği evveliyatı şu an yaşatan pek fazla oyun yok heralde. 4 farklı class ile başladığınız oyunda RTS’in ilk büyük seslerini de hissettik çocukluğumuzda. Öyle ki bu oyun, Icefrog’un Dota’yı geliştirmesine ve sonrasında yine Dota 2 gibi oldukça iyi bir oyunun geliştirilmesine de ön ayak olmuştur. Valve bünyesinde olumlu yönde ivme kazanan Dota serisi de yine Warcraft 3’ün bir esintisi denebilir. Blizzard iyidir hoştur. Sevin kendilerini.

6-) ULTIMA ONLINE

Ultima Online

Ne MMORPG’ler var şimdi piyasada, değil mi? Yaşıtım olan Ultima Online’da aslında zamanın en büyük oyunlarından biriydi. Oyun sektörünün ilk büyük ayak seslerinin duyulduğu 90’lı yılların sonunda, yeni milenyumun 3 yıl öncesinde ortaya çıkan Ultima Online oyunu ilk çıktığında büyük ses getiren oyunlardan birisiydi. Karakterinizi geliştirebilmeniz için size onlarca opsiyon sunan Ultima, önceden belirlenen kurallar ile oynayabildiğiniz bir oyun. Tıpkı Half Life gibi yıllar geçmesine rağmen sektörde diri kalmayı başaran Ultima için 9 tane de DLC paketi çıkarıldı ve sonuncusu 2009 yılında piyasaya sürüldü. Ne yalan söyleyeyim, bu oyunun çoğu çağımız MMORPG’sinden daha samimi bir oynanışı var.

5-) MOUNT AND BLADE: WARBAND

Mount And Blade Warband

Warband’i listelerimize kaçıncı kez ekledik, inanın unuttum. Ama şöyle de bir gerçek bulunuyor, Warband’e saygımız büyük. Taleworlds’ün büyük emekleri ile başlayan ve bir üniversite projesi olarak kalmayıp iyice genişleyen Mount And Blade serisinin en güzel oyunu olan Warband, gururumuz olmakla da kalmadı ve 9 yıl sonra bile kendini severek oynatmaya devam etti. Bannerlord yolda olsa bile Warband oyunu kadar sektörde büyük bir etki yaratacak mı bilemeyiz. Çünkü bu oyunun çıktığı ilk dönemle kıyasladığımızda sahip olduğu dinamikler çok etkileyiciydi ve bizleri soluksuz bir şekilde ekrana kitlemeye yetiyordu. Savaş meydanlarında yaşadığımız aksiyon da yine bulunduğu döneme göre oldukça etkileyiciydi. Bannerlord bu kadar bekletilmeseydi belki de bu listede Bannerlord’u konuşuyor olabilirdik fakat yine de Warband gönlümüzde uzun yıllar türünün en güzel oyunlarından biri olarak kalmaya devam edecek.

4-) TERRARIA

Terraria

Pixel art çok şirin değil mi? Ben şahsen Stardew Walley ve Undertale gibi oyunları oynarken içlerinde kayboldum, Undertale’deki o aptal kurukafanın bana bağırması bile tatlı gelmişti mesela. İşte bu sebeple, pixel art candır.

Terraria da istisna değil. 2011 senesinde çıkan Terraria, özellikle arkadaşlarla oynadığınızda harika bir deneyim yaşatıyor sizlere. Hatta öyle ki oyundaki pixel art zombilerin bile yanağından bir makas alma isteği uyanıyor sizde. 2D bir oyun olmasına rağmen açık dünyasının gayet zengin olduğunu belirtelim. Özellikle indie oyunların daha yeni sektörde arşa çıkmaya başladığı dönemlerde böylesine detayın düşünüldüğü bir oyun yapmak da oldukça etkileyici bir hakeret ve kesinlikle stonks olarak nitelendirebiliriz. Fiyat performans açısından harika bir deneyim sunan Terraria’yı da çıktığı ilk dönemde oynamamış olmanın verdiği bir pişmanlık var, onu da belirteyim. Arkadaşlarınız varsa hiç düşünmeyin, oyunda 300 küsür saat harcayanlar var.

3-) LEFT 4 DEAD 2

Left 4 Dead 2

Geldik mi Valve oyunlarına yeniden? Geçen videoda listenin yarısı Valve oyunuydu, güzel de para aldık vallahi işte Hawaii’den biletler bakıyoruz öbür ay tatildeyiz falan. Gabe Newell iyi para verdi gençler, yalan yok.

İlgini Çekebileceğini Düşündük:  Birbirinden Mutlu Sonlara Sahip 10 Oyun!

Left 4 Dead 2’ye dönmek gerekirse, oyunun düşük bütçeli zombi yapımı olduğunu söylemek doğru olur. Ama düşük bütçe olayına takılmayın, oyun çok başarılı. Üstelik Source oyun motorunun nimetleri sağolsun, oyunu gayet iyi bir kalitede tost makinesinde bile açarsınız. Oyunda belli seviyeleri arkadaşlarla beraber geçmeye çalışırken yaşadığınız aksiyon ve Boomer patladığında üzerinize hunharca gelen zombiler de zamanında yürek hoplatmadı değil, onu da belirteyim. Arabaya benzin yetiştirirken 100 küsürü gören nabızlar mı dersiniz, yoksa tankerin aniden oyuna dahil olduğu an birini yere oyuncak fırlatır gibi fırlatmasında artan nabızlar mı dersiniz? İkisi de birbirinden beterdi, seçimi size bırakayım. He unutmadan, kola için bizi zombi sürüsünün ortasında bekleten o manyak var ya ona sesleniyorum: #[email protected]&%*! #[email protected]&%*! #[email protected]&%*! #[email protected]&%*! #[email protected]&%*!. Şimdi oldu bak, içimi döktüm.

2-) SID MEIER’S CIVILIZATION V

Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin hayatta kalacağına karar verir. -Bertrand Russell

Başlatma lan kolana #[email protected]&%*#[email protected]&%*!, he pardon listenin 2.sırasına gelmişiz. Sid Meier’a gelmişiz hem de.

Sid Meier’ın oyun dizaynındaki başarısını sektörü yakından takip edenler bilir. Sektörde Sid Meier’ın oyunlarında kullandığı dizayn teknikleri hatta derslerde bile bahsedilir. Sıradan bir yazılımcı olarak görülüyordu belki kendisi ama oyunlarının başarısından sonra sektörün büyük isimlerinden birisi olmayı başardı. Civilization serisi ise belki de en sevilen Sid Meier oyunlarını oluşturdu.

Civilization serisi, çoğu oyun severin sevdiği ve aşina olduğu bir seri. VI.oyunun başarısı tartışılmaya devam ederken su götürmeyen bir gerçek var ki beşinci oyun belki de serinin en iyi oyunu olmasa da en iyi oyunlarından birisi. Bunun sebebi de oyunun aslında zafer kelimesinin savaş alanında değil de başka alanlarda da elde edilebileceği gerçeğini bünyesine eklemiş olması. Strateji oyunlarının arasında büyük bir yere sahip olan Civilization V, aynı zamanda oyundaki medeniyetlerin belirli çağlarda üstünlük elde edebilmesini sağlayarak bu yöndeki detaylarla tercihlerinize göre size zorluk ya da kolaylık sağlıyor. 9 yaşında olan bir oyun olmasına rağmen 6.oyunun eksik kalması sebebiyle bu oyun daha da kendini öne atıyor ve şu an bile 6.oyunla oyuncu sayısı konusunda kafa kafaya gitmeyi başarıyor. Oyunun sürekli devam edebilmesi gibi ince detayların da bulunması da açıkçası güzel detaylar. Severek yapılan oyunların kendini belli ettiğini söylemiştik, yine söyleyelim. Severek yapılan oyunlar, kendilerini belli ediyorlar.

1-) THE ELDER SCROLLS V: SKYRIM (2011 VERSİYONU)

The Elder Scrolls V Skyrim

Warband kadar listelere eklemeyi ihmal ettiğim bir oyun daha var, ki yazılarımızı okuyorsanız bu konudaki görüşlerimi çoktan biliyorsunuz, 2 bitirişimde de aşağı yukarı 300 saatlik bir oynanışla oynadığım Skyrim. Zamanın şartlarıyla kıyasladığınızda devasa bir açık dünyanın yanı sıra detaylı da bir RPG sistemi bünyesinde barındıran Skyrim, Bethesda’nın canım cicim olduğu dönemlerin yansıması olarak da görülebilir bir nevi.

Skyrim için söylenecek çok fazla olumlu şey var. Oynanış çok uzun, devasa bir haritanız var ve yetenek ağacı sayesinde onlarca varyasyonda karakter oluşturabiliyorsunuz. Açık dünyasının çok geniş olduğunu belirtmiştik ve 100 saatten fazla bir oyun süresi harcadığınızda yine ormanlarda rastgele bir yabancının sizi soymaya çalışmasına(kafasına oku yiyor tabi orası ayrı) ya da size sürekli saldıran ayıların amansız kovalamasına şahit olabiliyorsunuz. Yani ana görevlerle oyun aşağı yukarı 20-30 saatte bitiyor ama 100 saatten fazlasını sırf dünyayı keşfetmeye harcıyorsunuz. Oyunun aslında güzel tarafı da bu, çünkü sizi kendisini oynamaya itiyor ve o geniş dünyayı görünce illaki devam etmek istiyorsunuz oynamaya. Ejder soyundan geldiğiniz öğrendiğinizde sıradan bir köylü olmadığınızı öğreniyor ve kaderinizi ebediyen değiştirecek olaylar serisine başlıyorsunuz. Dipsiz bir serüvenin de içine dalıyorsunuz tabii. Dizine ok yiyip maceralarını sürdüremeyenlerden kız kardeşini köle olarak satan satıcılara kadar onlarca farklı manyak insanla karşılaşıyor ve 1 altın vererek gününü gün ettiğiniz derbeder amcanın size teşekkürünü duyunca ferahlıyorsunuz ve ejder muhabbetlerini bi kenara bırakıyorsunuz. Örnek bir optimizasyona da sahip olması, Skyrim’in açık dünyasının keyfini almak için harika bir sistem almaya zorlamıyor sizi.

Siz Yıllara Kafa Tutan 10 Oyun listemizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu listede olmayı hak etmeyen ya da olmasını istediğiniz oyunları da yorum kısmında paylaşmayı unutmayın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WRC 8 | Rally Yarış Oyunu Çıktı!

River City Girls Oyunu Çıkış Yaptı!